Fehmi KORU
Yine zor bir döneme girildi. Kurulan ve sürmesi beklenen dengeler önce sarsılmaya başlamıştı, şimdilerde iyice tuzla buz oldu o dengeler. Dış politika ile iç politika birbirini olumsuz etkileme ve yıpratma sürecinde.
Bu zor dönemi umarım çabuk atlatırız.
Her sabah yaptığım gibi gazetelerin internet sitelerinde önem verilen haberler arasında gezintiye çıktım ve okuduklarım bana yukarıdaki giriş paragrafını yazdırdı.
Tek bir gazetede karşıma çıkan önemli başlıklar şunlar:
“Milli Savunma Bakanlığı açıkladı! İdlib’den acı haber (10.2.2020, son güncelleme 19.29) – Milli Savunma Bakanlığı, İdlib’de rejim güçlerinin topçu ateşi sonucu 5 askerin şehit olduğunu, 5 askerin de yaralandığını açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada ‘Hedefler derhal ateş destek vasıtalarımızla ateş altına alınarak tahrip edilmiş ve şehitlerimizin kanı yerde bırakılmamıştır’ denildi.”
“Suriye’den gelen acı haberin ardından Türkiye’den çok sert tepki (10.2.2020, son güncelleme 21.08) – Suriye’den gelen acı haberin ardından İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan açıklama geldi. Altun açıklamasında ‘Bu hain saldırının talimatını veren savaş suçlusu, yalnızca Türkiye’yi değil, uluslararası toplumun tamamını hedef almıştır’ ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da yaptığı açıklamasında ‘Mehmetçiğimiz bölgede (İdlib) varlığını sürdürmeye ve uluslararası hukuku hiçe sayanlara gerekli cevabı vermeye devam edecektir’ dedi.”
“Milli Savunma Bakanlığı: 101 Rejim unsuru etkisiz hale getirildi (10.2.2020, son güncelleme 22.09) – Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İdlib’de rejim güçlerince düzenlenen saldırı üzerine angajman kuralları ile meşru müdafaa çerçevesinde anında misliyle mukabele edildiğini, 115 rejim hedefinin ateş altına alındığını ve ilk bilgilere göre 101 rejim unsurunun etkisiz hale getirildiğini bildirdi.”
“Başkentteki güvenlik zirvesi sona erdi! ‘Türkiye’yi kararlılığından hiçbir saldırı vazgeçiremeyecek’ (11.2.2020, son güncelleme 00.56) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, rejim unsurlarının İdlib bölgesine takviye olarak gönderilen Türk askerine düzenlediği saldırıya karşı atılacak adımların ele alındığı toplantı yapıldı. Edinilen bilgiye göre, toplantıda şehitlerin kanının yerde kalmaması ve saldırıya misliyle karşılık verilmesi kararlaştırıldı.”
Okurken insanın içi kararıyor…
Beş yeni şehit… Gelen şehit haberleri üzerine saldıranlara karşı yapılan silahlı mukabelede 101 rejim unsurunun etkisiz hale getirilmesi (öldürülmesi)… Şehitlerin kanının yerde kalmayacağına dair güvenlik zirvesi kararı…
Türkiye resmen savaşıyor.
Adına ‘savaş’ denilmeyen, ancak dost olmayan güçlere karşı silahlı çatışmalara girilen bir çatışma durumu söz konusu.
Güvenlik zirvesinden “Şehitlerin kanı yerde kalmayacak” açıklaması yapıldığına göre, önümüzdeki günlerde çatışmalar daha da yoğunlaşabilir…
‘Dost’ kim, ‘düşman’ kim?
Bildiğimiz savaşlarda kiminle çatışıldığı bilinir. Karşıdaki düşman bellidir. Bu defa en karışık olan konu bu.
Türkiye Suriye’ye müdahale kararını sınırın öte tarafından ülkeye yönelik terör saldırılarını engelleme gerekçesiyle aldı. YPG/PYD bize göre ‘terörist’ bir yapılanma ve ona karşı bir önlem olarak Türkiye Suriye’de.
Yukarıdaki haberleri veren gazetede başka bir haber daha var; onu da okuyalım:
“Pentagon’un bütçe talebinde skandal PKK-YPG detayı (10.2.2020, son güncelleme 22.44) – Pentagon, 2021 mali yılı için Kongreden 69 milyar doları savaş fonu olarak bilinen ‘Deniz Aşırı Muhtemel Operasyonlar’, 35,1 milyar doları ‘Enerji Bakanlığı ve diğer kurumların savunmaya ilişkin harcamaları’, 636,4 milyar doları ise ‘temel savunma bütçesi’ olmak üzere toplam 740,1 milyar dolar bütçe talebinde bulundu. YPG/PKK terör örgütü dahil Suriye’de ABD’nin desteklediği güçler için 200 milyon dolar fon talebinde bulunuldu.”
‘Düşman’ saydığımız yapılanma NATO müttefikimiz ABD için resmi bütçeden milyonlarca dolar akıtılarak desteklenmesi gereken bir ‘dost’…
“Ne yapalım, biz de Rusya ile yakınlaşır, güvenliğimizi sağlamlaştırmak için ihtiyacımız olan füze savunma sistemini ondan aldığımız gibi, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölgeler oluşturmak için onunla işbirliğine gideriz” diye düşünüldü ve gereği de yerine getirildi.
İyi de, ‘rejim güçleri’ diye adlandırılan ve şehitler verdiren askerler resmen ve alenen yeni müttefikimiz Rusya’nın himayesinde. Yalnızca lojistik ve silah desteğiyle de sınırlı değil Suriye ile Rusya arasındaki askeri ilişki; karadan saldıran ‘rejim güçleri’ havadan da Rusya tarafından destekleniyor.
Dışişleri bakanı “Biz Suriye’de Rusya ile savaşmıyoruz, rejim güçleriyle çatışıyoruz” anlamında açıklamalar yapıyor, ülkeye Rusya’dan etkili olacağı düşünülen yetkililer geliyor, muhtemelen Ankara’dan da Moskova’ya heyetler gidip gerekli uyarılarda bulunuyor.
Sonuç? Bir hafta önce 8, dün de 5 şehit… Sonuç bu.
Libya’da da yeni müttefik Rusya ile karşı saflardayız.
Rusya ile ilişkiler Suriye’deki gelişmeler yüzünden ekşi hal alınca, ABD’den “Türkiye’nin yanındayız” açıklaması geldi.
Adeta bir tahterevalli üzerinde gibiyiz; biz sabitiz, biriyle bir yukarıya çıkıyoruz, bir aşağıya iniyoruz; karşımızdaki değişiyor, bu defa yenisiyle aynı durum yaşanıyor.
Oyun oynanıyor sanki.
Böyle ortamlarda sağlıklı düşünmek de zorlaşır.
Eskiler “Teşbihte (benzetmede) hata olmaz” derlerdi. Bir benzetme yapılacaksa, bugünkü durum ile dört devlete karşı verilen Balkan Savaşı (1912-193) arasında bir benzerlik kurulabilir.
Yazarken bile bilgisayar tuşlarından inleme sesi geldiğini duyar gibi oluyorum.
Günlük konuşma sırasında şimdikini andıran durumları daha iyi anlatabilmek için bir deyim kullanılırdı; dilimin ucunda, hatta ikinci sözcüğün ‘sarması’ olduğunu hatırlıyorum da ilk sözcük bir türlü aklıma gelmiyor.
Ayıp kaçacağı için zihnim bana bu oyunu oynuyor olabilir.
Öyle bir durumdayız işte.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026