Ferhat KENTEL
Bugünlerde Cumhurbaşkanımızın oyalanalım diye bizim önümüze attığı fındık fıstıkla oyalanıyoruz.
Hadi biz de biraz oyalanalım; çünkü fındık fıstık atarak kendine eğlence yaratanlarla uğraşmak da eğlenceli bir taraf içeriyor…
Amerika’yı Cristoph Colomb’un değil, Müslümanların “keşfettiği” bilgisi ile tanışıyoruz örneğin. Çünkü bu bilgiye ilave olarak Küba’da bir camiye rastlandığı servis yapılıyor.
Ve memleket olarak, kimin keşfettiği üzerine sağlam polemiklere dalıyoruz… Ama bu “keşfetme” denen olayın ne biçim bir halt etme, ne biçim bir hakaret, aşağılama olduğunu bile farketmiyoruz. “Keşfetme” lafını böbürlene böbürlene söyleyenler ya da “hadi canım, sen övünüyorsun ama aslında sen keşfetmedin” diyerek böbürlenenlere çemkirenler de dahil olmak üzere, doğru dürüst hiç kimse böyle lafın kendisinin ne kadar utanç verici olduğunu fazla sorgulamıyor. Müslüman ya da Hristiyan kâşiften önce o kıtada “insanların” yaşadığını düşünemeyecek kadar yarıştırma hâlinde eski ya da yeni Kemalistler…
O kıtada insanlar keşfedilmeyi bekleyen yabani yaratıklar değildi…
Ve dolayısıyla o kâşif efendiler oraya gittiler diye o kıtanın insanları “var” konumuna geçmediler. Çünkü zaten orada vardılar!
Aslında söz konusu olan durum modernizm karşısında sürekli sırıtan aşağılık kompleksi… Ve buna eklenen bu topraklarda bol miktarda görülen devletçi, ataerkil yapıların bıraktığı izler…
Ama bu bizim Müslüman Kemalistlerin “ilk otantik” Kemalistlerden hiç farkı yok; “otantik” olanlar da yakın bir geçmişte Küba devriminin en sembol ismi Che Guevara’nın hep koltuğunun altında (ya da cebinde “cep formatında) “Nutuk” adlı buraların laik dinselliğinin kutsal kitabını taşıdığını söyleyip duruyorlardı! (Yani aslında bu Küba’da ilginç bir şeyler var; eğer Kübalıları etkilemişsek, oralarda iz bıraktıysak boyumuzun epey, bir kaç karış daha büyümüş olacağını varsayıyoruz herhalde!)
Bir yandan modern dünya karşısında kaydedilmiş olan yenilgilerin getirdiği travmayı aşmak için sürekli kendini şişiren bir yapı; sürekli “ne kadar büyük olduğunu” anlatan bir zihniyet. Bir zamanlar Amerikan – Rus (ya da Sovyet) karşılaşmalarına dair sahnelerin canlandırıldığı fıkralar gibi… Hani Amerikalı biri Moskova’ya gitmiş; onu gezdiren Rus’un sürekli “Şu gördüğün binayı Sovyet teknolojisiyle şu kadar günde, şu kuleyi azıcık günde yaptık” diye anlattığı ve de Amerikalının da “O da bir şey mi? Bizde olsa, aynı bina şu kadar daha az günde yapılırdı” tarzında sürdürdüğü bir yarış zihniyeti…
Yani sürekli bir güç yarıştırma, büyüklük çabası, büyük olma arzusu… Keşfettiğin dağlara, ovalara, okyanusların dibindeki çukurlara isim verme, ölümsüz olma çabası… En büyük gökdeleni yapma hırsı…
“En büyük gökdeleni yapacağım” diye tutturan “saygıdeğer” işadamı, emrinde 1000 liraya “köle” olarak çalıştırmayı becerdiği insanlardan 301 tanesini toprağa gömecek kadar “tasarruf” yapıp, uzun bina yarışına girebiliyor.
Bu kadar çok aşağılık-büyüklük kompleksine kapılınca doğal olarak “ne olursa olsun yenmek” bir mutlak arzuya dönüşüyor. “Yenilmek” ise en büyük travmaya… Yenilmeyi kabul edemiyor bizim kompleksliler…
Bir adamın ettiği lâfı (“Benim de benzer gözlemlerim ve tecrübelerim var”) yamultup, üstelik mevcut olmadığı bir toplantıda konuşulanlar hakkında ona “Ben şahidim” dedirtmek, savaş kazanmak için başvurulmuş dümdüz ahlaksızlıktır. Bunun en iyi ihtimalle futbol dünyasında bir karşılığı var. “Vur kır parçala, bu maçı kazan!” diyerek, ancak belden aşağılık yöntemlerle maç kazanmayı becerebilen, futbolcu, antrenör, kulüp başkanı, medya maymunu yorumcular için de “yenilmek” tahammül edilmez bir durum.
Yani işin özü şu: tribünden ya da Ak Saray’dan bakarken durum çok farketmiyor. Hepsi “başkan” olmak istiyor ve yenerek var olabileceklerine çok inanıyorlar.
Ferhat Kentel
(BasNews)
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020