Gülay GÖKTÜRK
"Ya başarısız olursa"
12.01.2013
3011
Avrupa Birliği'ne uyum amacıyla art arda reformlar yapıldığı dönemlerde AB karşıtları boyuna "Boşuna uğraşıyorsunuz, bizi nasılsa almayacaklar" deyip dururlardı.
O günlerde bir yazımda "Yani boşuna demokrasi mi demek istiyorsunuz" diye yazdığımı hatırlıyorum. Nitekim bizi AB'ye hâlâ almadılar. Ama o dönemde bir telaş gerçekleştirdiğimiz bütün demokratik hamleler yanımıza kâr kaldı.
Bugün de, İmralı görüşmelerinin başlamasıyla birlikte benzer bir söylemle karşılaşıyoruz. "Nasılsa bir sonuç alınamayacak, neden taviz üstüne taviz verip duruyorsunuz!"
Peki hangi tavizlerden söz ediyor bu itirazı ileri sürenler?
Şu ana kadar ortaya çıkan bilgiler bize Öcalan'ın kendi durumunu gündeme getirmediğini, ayrıca ayrı devlet ya da demokratik özerklik gibi "statü"ye ilişkin meselelerin masada olmadığını gösteriyor.
Geriye kalıyor, PKK'nın lider kadrosunun yurtdışına çıkarılması ve dağdaki militanların adı af olmayan bir afla dağdan indirilip topluma kazanılması...
Evet, bir de Anayasa'daki Türk etnisitesine atıf yapan maddelerin temizlenmesi, anadilde eğitim hakkı, yerel yönetim reformu, valilerin seçimle gelmesi, 4. Yargı paketinin çıkarılarak Terörle Mücadele Yasası'ndaki eylemle fikir arasında ayrım yapmayan maddelerin ayıklanması gibi reformlardan söz ediliyor.
Reformlar zaten hazır
Ama unutmayın ki, bu reformların bir kısmı zaten hazır, bir kısmı için de start çoktan verilmiş durumda. Şu anda en temel konulardan biri olan vatandaşlık tanımı konusunda AK Parti ve CHP anlaşmış; 4. Yargı Paketi ha çıktı ha çıkacak; Büyükşehir Yasası ile il genel meclislerinin kaldırılıp seçilmişlerden oluşan tek meclisli yapıya geçiş kabul edildi, seçilmiş vali meselesini ise Erdoğan bu görüşmelerin başlamasından önce gündeme getirdi. Hükümet cenahında anadilde eğitim konusunda da bazı hazırlıkların yapıldığını; bu konunun bir süredir "mutfakta pişmekte" olduğunu zaten duymaktaydık.
Öcalan, gerçekleşen ve gerçekleşmekte olan bu reformları siyasi talepler olarak masaya getirmekle görünüşü kurtarmaya çalışıyorsa, yani sadece af karşılığında silah bırakmış duruma düşmekten kurtulmaya uğraşıyorsa varsın uğraşsın. Varsın kimileri bu reformların da masada olduğunu düşünsün.
Sonuç olarak, bütün bu reformlar zaten yapılmakta olan ve PKK istese de istemese de yapılması gereken reformlarsa... Görüşme sürecinde artan bir ivmeyle hazırlanıp çıkarsa... Ama yine de görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanıp kesilirse... Türkiye bundan zararlı mı çıkar? "Boşu boşuna" demokratikleşmiş mi oluruz?
Tek taviz af
Bu görüşmelerde "taviz" diye nitelenebilecek tek nokta aftır. Evet, bu bir tavizdir ve toplum bu konuda bir karar vermek, barışın karşılığı olarak birtakım insanların suçlarının cezasız kalmasına razı olup olmadığını vicdanında tartmak durumundadır.
Ama unutulmasın ki, af ancak görüşmeler başarı ile sonuçlanıp silahlar bırakılırsa uygulanacaktır; daha önce değil. Yani, "boşu boşuna af" durumu söz konusu olamaz ve dolayısıyla da "Nasılsa bir sonuç alınamayacak, neden taviz üstüne taviz verip duruyorsunuz" itirazının da bir geçerliliği olamaz.
Görüşmelere destek veren bizler, bu işin hiçbir garantisi olmadığını; işlerin her an tersine dönebileceğini çok iyi biliyoruz. Ama ya başarılırsa?
Biz sadece küçük de olsa, barış ihtimaline bir şans vermek istiyoruz. Şu anda karlı dağ tepelerinde ölümle burun buruna PKK'lı takibi yapan askerlere de, sığındıkları mağaralarda titreyerek ölümü bekleyen 13-14 yaşındaki Kürt gençlere de bir yaşama şansı vermek için..
.
Bugün de, İmralı görüşmelerinin başlamasıyla birlikte benzer bir söylemle karşılaşıyoruz. "Nasılsa bir sonuç alınamayacak, neden taviz üstüne taviz verip duruyorsunuz!"
Peki hangi tavizlerden söz ediyor bu itirazı ileri sürenler?
Şu ana kadar ortaya çıkan bilgiler bize Öcalan'ın kendi durumunu gündeme getirmediğini, ayrıca ayrı devlet ya da demokratik özerklik gibi "statü"ye ilişkin meselelerin masada olmadığını gösteriyor.
Geriye kalıyor, PKK'nın lider kadrosunun yurtdışına çıkarılması ve dağdaki militanların adı af olmayan bir afla dağdan indirilip topluma kazanılması...
Evet, bir de Anayasa'daki Türk etnisitesine atıf yapan maddelerin temizlenmesi, anadilde eğitim hakkı, yerel yönetim reformu, valilerin seçimle gelmesi, 4. Yargı paketinin çıkarılarak Terörle Mücadele Yasası'ndaki eylemle fikir arasında ayrım yapmayan maddelerin ayıklanması gibi reformlardan söz ediliyor.
Reformlar zaten hazır
Ama unutmayın ki, bu reformların bir kısmı zaten hazır, bir kısmı için de start çoktan verilmiş durumda. Şu anda en temel konulardan biri olan vatandaşlık tanımı konusunda AK Parti ve CHP anlaşmış; 4. Yargı Paketi ha çıktı ha çıkacak; Büyükşehir Yasası ile il genel meclislerinin kaldırılıp seçilmişlerden oluşan tek meclisli yapıya geçiş kabul edildi, seçilmiş vali meselesini ise Erdoğan bu görüşmelerin başlamasından önce gündeme getirdi. Hükümet cenahında anadilde eğitim konusunda da bazı hazırlıkların yapıldığını; bu konunun bir süredir "mutfakta pişmekte" olduğunu zaten duymaktaydık.
Öcalan, gerçekleşen ve gerçekleşmekte olan bu reformları siyasi talepler olarak masaya getirmekle görünüşü kurtarmaya çalışıyorsa, yani sadece af karşılığında silah bırakmış duruma düşmekten kurtulmaya uğraşıyorsa varsın uğraşsın. Varsın kimileri bu reformların da masada olduğunu düşünsün.
Sonuç olarak, bütün bu reformlar zaten yapılmakta olan ve PKK istese de istemese de yapılması gereken reformlarsa... Görüşme sürecinde artan bir ivmeyle hazırlanıp çıkarsa... Ama yine de görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanıp kesilirse... Türkiye bundan zararlı mı çıkar? "Boşu boşuna" demokratikleşmiş mi oluruz?
Tek taviz af
Bu görüşmelerde "taviz" diye nitelenebilecek tek nokta aftır. Evet, bu bir tavizdir ve toplum bu konuda bir karar vermek, barışın karşılığı olarak birtakım insanların suçlarının cezasız kalmasına razı olup olmadığını vicdanında tartmak durumundadır.
Ama unutulmasın ki, af ancak görüşmeler başarı ile sonuçlanıp silahlar bırakılırsa uygulanacaktır; daha önce değil. Yani, "boşu boşuna af" durumu söz konusu olamaz ve dolayısıyla da "Nasılsa bir sonuç alınamayacak, neden taviz üstüne taviz verip duruyorsunuz" itirazının da bir geçerliliği olamaz.
Görüşmelere destek veren bizler, bu işin hiçbir garantisi olmadığını; işlerin her an tersine dönebileceğini çok iyi biliyoruz. Ama ya başarılırsa?
Biz sadece küçük de olsa, barış ihtimaline bir şans vermek istiyoruz. Şu anda karlı dağ tepelerinde ölümle burun buruna PKK'lı takibi yapan askerlere de, sığındıkları mağaralarda titreyerek ölümü bekleyen 13-14 yaşındaki Kürt gençlere de bir yaşama şansı vermek için..
.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015