Gülay GÖKTÜRK
Sonunda bu noktaya varılacağını hepimiz biliyorduk. Bütün siyasi partiler "Anayasa bütün partilerin konsensüsüyle hazırlanmalı" genel yargısının baskısı altında, bu kadar süre uzlaşmaya çalışıyormuş gibi yaptılar.
Aslında hiçbirinin umudu yoktu bir anlaşma sağlanabileceğinden. AK Parti, "Mademki komisyondan bir şey çıkmıyor, ben de kendi tasarımı getiririm Meclis'e" demeden önce bütün iyi niyetini göstermek zorundaydı.
Ama artık sonuna gelindi bu umutsuz komisyon macerasının. AK Parti yakında kendi tasarısını Meclis'e getirecek, 330'u bulmak için ittifak arayacak; bulunca da referanduma götürecek.
Ve tabii malum koro yine "AK Parti kendi başına anayasa yapıyor" diye başlayacak.
Evet, Meclis'e gelen tasarı AK Parti tasarısı. Ama bu AK Parti'nin kendi başına anayasa yaptığı anlamını taşımıyor. Aslında, AK Parti'nin Meclis'e getireceği bu tasarıya "kendi" tasarısı demek bile doğru değil...
Bu tasarı yılların ürünü; bu tasarıda binlerce insanın, yüzlerce kurumun izi var; bu tasarıda yer alan her madde, ülkenin bütün siyasi tecrübesini ve bütün entelektüel birikimini seferber ederek yürüttüğü araştırmaların, tartışmaların, kapışma ve uzlaşmaların, zaman zaman büyük fedakârlıklar gerektiren zorlu bir mücadelenin ürünü olarak ortaya çıktı.
AK Parti'nin meziyeti, bunca yıldır biriken bu fikirleri sistemleştirip siyasi bir proje haline getirip topluma sunmaya cesaret etmesi; bu projenin arkasına siyasi iradesini koyması ve kendi tabanı başta olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini bu büyük projeye inandırmada oynadığı öncü rol olacak.
Zaten bütün büyük dönüşümlerde böyle olmaz mı...
BDP'yle ittifak
AK Parti'nin tasarısını referanduma götürebilmek için ittifak kurması en muhtemel gücün BDP olduğu besbelli. Zaten Erdoğan da bu ihtimali birkaç ay önce açıkça ifade etti.
Böyle bir tablo doğduğunda MHP-İP çizgisinin AK Parti'yi suçüstü yakalamış gibi davranacaklarını,"İşte, sonunda ihanet açığa çıktı; Erdoğan-Öcalan ittifakı deşifre oldu" tarzında bir kampanya yürüteceklerini zaten biliyoruz ve bekliyoruz.
Ama bu kadar değil...
BDP'yle anayasa ittifakı yapılması, muhafazakâr kesimin bazı kanaat önderleri tarafından da belli bir endişeyle karşılanıyor.
Onlar da sık sık AK Parti'nin anayasa meselesinde "BDP'yle yan yana görünmesinin"siyaseten taşınamayacak bir tablo oluşturduğunu düşünüyor ve Erdoğan'a başka ittifakları zorlamasını salık veriyorlar.
Ortalıkta ittifak yapacak başka kimse olmaması bir yana, BDP'yle yan yana görünmek neden taşınamaz bir yük olsun?
Eğer İmralı görüşmeleri başlamamış ve barışçı çözüm ihtimali belirmemiş olsaydı; BDP bugün hâlâ bütün siyasi enerjisini "çözümün ancak silahlı mücadele yoluyla" olacağını ispat etmek için harcadığı ve bu uğurda yapılan demokratik reformları bile çelmelemeye çalıştığı döneminde olsaydı, AK Parti'nin böyle bir partiyle ittifakı düşünemezdi bile.
Ama bugün AK Parti'nin "İttifak yapabilirim" dediği BDP, Kürt sorunun siyaset yoluyla ve daha çok demokrasiyle çözülebileceğini savunan bir BDP olacak. Bir başka deyişle AK Parti'nin de, bütün demokratların da BDP'yi yıllardır çağırdığı zemine nihayet gelmiş bir BDP... Böyle bir BDP ile bir arada görünmek neden problemli olsun?
Bugün BDP'yle demokrasi platformunda ittifakı tehlikeli bulanlar, önümüzdeki dönemde genişleyen siyasi alanda özgürce siyaset yapılırken; BDP'ye dokunana mikrop bulaştıran "vebalı parti" muamelesi yapmayı mı düşünüyorlar?
Kaldı ki, bugün parlamentoda bulunan dört partiden AK Parti ve BDP, yeni bir anayasa için ittifak yapması en doğal iki siyasi güçtür. Çünkü anayasanın getirdiği mevcut statükoyla problemi olan bu iki partidir.
Diğer ikisi ise, toplumda esen "yeni anayasa" rüzgârına karşı koyamadığı için bu çalışmalara açıktan karşı çıkmaya cesaret edemese de esasında temelde mevcut anayasa ile hiçbir problemleri yoktur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015