Gülay GÖKTÜRK
Şu anda tartışılmakta olan içki kısıtlamaları konusunda yazdığım iki yazıda (İçki ve anayasa-4 Mayıs, İçkiyi kamusal alandan sürmek-17 Mayıs) meramımı anlattığımı düşündüğüm için bu konuya tekrar girmek istemiyorum.
Ne var ki, gerek basında çıkan bazı yorumlar, gerekse Başbakan'ın grup konuşmasında kullandığı bazı ifadelerle, tartışma farklı bir boyut kazanmış durumda.
Mesela Başbakan'ın şu cümlesi:
"İki tane ayyaşın yaptığı yasa sizin için muteber oluyor da; inancın emrettiği gerçek, niçin reddedilmesi gereken bir olay haline geliyor?"
Oldukça sert bir üslupla söylenmiş olsa da özünde bir sitem cümlesi...
Başbakan'ın bu cümlesine sinen sitemini şöyle açabiliriz:
Erdoğan, içki kısıtlamalarına sırf din kaynaklı görüldüğü için karşı çıkıldığını; zaten bir kesimin din kaynaklı görülen her şeye karşı çıkmak gibi bir refleksi olduğunu söylüyor; kökeninde dini referanslar yatan her düzenlemeyi, her uygulamayı baştan kötü, yanlış ve kabul edilemez saymak şeklindeki ön yargıyı hedef alıyor.
Bütün eleştiriler aynı kefeye...
Bu sitem belli ölçülerde doğru. Zira Türkiye'de oldukça geniş bir kesim laiklikten dini toplumsal yaşamın dışına sürgün edilmesini anlıyor. Oysa dinler, kurallarıyla, ritüelleriyle, sembolleriyle, yarattıkları aidiyet duygusuyla, dayanışmayla, kültürle toplumsal hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla, din toplumun içindeyse, siyaset de toplum için yapılıyorsa, din elbette siyasetin içinde demektir.
Kaldı ki, bu meseleler üzerinde biraz düşünmüş olan herkes, bugün laik toplumlarda da geçerli olan yasaların, ahlak kurallarının, hakim kültürün, gelenek ve göreneklerin kökeninde dini referansların ağırlıklı biçimde var olduğunu; bu anlamda dini hukuktan, kültürden ya da siyasetten tümüyle dışlamanın mümkün olmadığını bilir.
Ne var ki Erdoğan, son kısıtlamalara karşı yapılan itirazların hepsini aynı kefeye koyarak (hepsini aynı kaba laikçi bakışın ürünü gibi sunarak) bir vuruşta hepsini savuşturmaya çalışıyor ki bu doğru değil.
Kendi payıma ben, herhangi bir yasayı bir ayyaşın mı, yoksa ağzı karanfil kokan birinin mi yaptığına hiç aldırmam. Sadece önümdeki yasanın ne getirdiğine, ne götürdüğüne bakarım.
Bir liberal için, getirilen herhangi bir düzenlemenin dini saikle mi yoksa başka saiklerle mi getirildiğinin önemi yoktur.
O, dini duyarlılıklara da tıpkı milli duyarlılıklar, kadın duyarlılıkları ya da çevre duyarlılıkları gibi bakar. Nasıl din dışı duyarlılıklar çeşitli taleplere dönüşüp siyasetin konusu oluyorsa, dini duyarlılıklardan kaynaklanan çeşitli taleplerin de siyasetin konusu olabileceğini bilir.
O yüzden de siyasetçi dindar kitleden gelen bir talebe cevap verdiği zaman şeriat geliyor diye hop oturup hop kalkmaz, konuyu tekil bir biçimde ele alıp, somut olarak o talebin anlamına, toplumun diğer kesimlerinin hak ve özgürlükleriyle çelişip çelişmediğine bakar.
"Nasıl bir nesil?"
Böyle baktığımda, ben son çıkan yasanın laikliğe aykırı olduğunu düşünmüyorum elbette. Getirilen kısıtlamaları içkinin yasaklanması olarak görmesem de, bazı noktalarda özgürlüklerin gereksiz kısıtlanması olarak değerlendiriyorum.
Ama bu yasa, AK Parti iktidarının bütün o "dindar bir nesil yetiştirmek" söylemiyle birleşince; mesele "kafası kıyak gençlik mi, yoksa Fatih'in gençliği mi" şeklinde ortaya konulunca, getirilen kısıtlamaların vahametini aşan vahimlikte bir tablo çıkıyor ortaya: Kendi "iyi"sini bütün topluma dayatan bir iktidar tablosuyla karşı karşıya geliyor ve irkiliyoruz.
Başımıza ne geldiyse, birilerinin kalkıp şöyle ya da böyle nesiller yetiştirmeye kalkışmasından geldiğini anlamak için daha ne kadar deney yaşamamız gerek, doğrusu bilmiyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015