Gülay GÖKTÜRK
Bu yazıyı yazmaya başladığımda IŞİD’den yapılan açıklamalar Türk şoförlerin serbest bırakıldığı, konsoloslukta rehin alınanların da yakında Türkiye’ye dönmüş olacağı yönündeydi. Konunun en sıcak yanının herhangi bir operasyona gerek kalmadan ve kan dökülmeden hallolması yüreklerimizi bir nebze rahatlatabilir. Ama biliyoruz ki, IŞİD’in Musul’u işgaliyle ortaya çıkan yeni Ortadoğu tablosu daha pek çok kriz üretme potansiyeli taşıyor, yani işin başlangıcındayız.
Yaşanan olay iki gündür birçok yönüyle siyasi analiz konusu yapılıyor. IŞİD’in kimin ya da kimlerin taşeronu olduğu konusunda sayısız spekülasyon dolaşıyor ortalıkta. “Batılı güçler Erdoğan iktidarıyla olan sorunlarını içeriden çözemeyince bu defa Suriye’deki açık hesap üzerinden hükümete hiza vermeye çalışıyor” diyenler var; IŞİD’in bu hamlesinin Türkiye ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasında imzalanan enerji anlaşmalarından ayrı tutmanın doğru olmadığını söyleyen ve “Maliki Kuzey Irak’ın Türkiye üzerinden petrol satmasını istemiyor, bu yüzden IŞİD’e direnmiyor”diyenler var. Ortadoğu’nun başına bela olan bu yeni oluşumun kısa ve orta vadeli siyasi hedefleri ve yol açabileceği sonuçlar üzerinde daha uzun uzun tartışacağımız anlaşılıyor. Ama bütün bunların öncesinde ve ötesinde, daha temel bir meseleye; bu örgütün nasıl ve hangi koşullarda ortaya çıktığına bakmamız; sosyolojisini anlamaya çalışmamız gerekiyor.
Ülkelerin kimyası bozulunca
Büyük resme baktığımızda, Ortadoğu’da, Irak’ın ABD tarafından işgal edilişinden bu yana başlayan ve giderek şiddetlenen bir “mezhep savaşları dönemi” görüyoruz.
Ortadoğu coğrafyasının öteden beri mezhepsel ve etnik fay hatlarıyla dolu tehlikeli bir zemin olduğu malum... Ama yaşanan tecrübeler bize, bu fay hatlarının harekete geçmesini tetikleyen şeyin çoğunlukla dış faktörler olduğunu, depremlerin dışarıdan bir müdahaleyle başladığını gösteriyor.
Dış müdahalenin ülkenin üzerine oturduğu iç dengeleri sarstığı, toplumun kimyasını bozduğu hallerde, iç çelişkilerin biriktirdiği enerji de oluşan çatlaklardan yüzeye çıkıp ortalığı yangın yerine çeviriyor.
Bunun en bariz örneği Irak ve Suriye’de olup bitenler... Bilindiği gibi IŞİD, ABD işgalinin ürünü olarak ortaya çıkan bir oluşum. İşgale karşı en etkili direnen hareket olarak güç ve itibar kazanıyor; daha sonra yine aynı ülkede Maliki’nin Sünniler’i iktidar dışı bırakan mezhepçi politikaları yüzünden Irak’ın Sünni kesimlerinde kitle temeli kazanıyor, içten içe örgütleniyor, hakimiyet alanları yaratıyor.
Suriye’de ise, başlangıçta Arap Baharı’nın bir parçası olarak Esed’in despotik rejimine karşı demokratikleşme hareketi olarak başlayan muhalefet, kısa sürede mezhep savaşlarına dönüşüyor.
Bu tehlikeli dönüşümde, İran ve Rusya’nın Suriye sorununa Şiiler lehine müdahalesi kadar, muhalefet üzerinde etkili olan ABD ve Türkiye’nin de Şii hilaline karşı Sünni cephe oluşturma politikalarının payı var. Sonuç, mezhep çatışmalarının parçaladığı bir Suriye ve bu zeminde daha da güçlenen bir IŞİD...
Bu tabloya bir de Batı’nın Arap Baharı sırasında güçlenen ve birçok ülkede en güçlü iktidar alternatifi haline gelen Müslüman Kardeşler hareketinden duyduğu korkuyu ve onu iktidardan uzak tutmak için (Mısır’da darbeci Sisi’yi desteklemek dahil) giriştiği çeşitli “siyasi mühendislik” çabalarını da ekleyin.
Ilımlı bir siyasi hareket olan Müslüman Kardeşler’in önünün kesilmesinin Müslüman kitlelerde umutsuzluğu artıracağı ve bunun radikal hareketlerin güçlenmesiyle sonuçlanacağı besbelli değil miydi?
Ve işte sonuç: On yıllardır Ortadoğu’da filizlenmesini beklediğimiz demokrasiyi daha beşikteyken boğan, kanını içen, ciğerini söken yeni bir canavarın yükselişi...
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015