Gürbüz ÖZALTINLI
Bir kere daha, “tacize uğradım” diyen bir kadın, ölçü tanımaz, kıran kırana bir kavgada araçsallaştırıldı; günün sonunda nefret ve aşağılama nesnesine dönüştürüldü. Yine kazanan o tanıdık lanet erkek dili oldu. Başta başbakan olmak üzere bu operasyonda emeği geçen herkese, kıyıcı, lümpen erkek dünyası şükran borçludur…
Evet, başta başbakan atladı olayın üzerine. İddiaları, ayrım yapmadan bütün göstericilere mal eden bir üslupla kürsülere taşıdı. Cinsel ayrımcılığı, taciz ve şiddeti gerçekten önemseyen bir akıl böyle davranmaz. Muhalif cephede ayrım yapar; karşısında yer alanları da tepki vermeye çağırır. Tacizci tutumları teşhir ederken, onları marjinalleştirmeye, muhalefet içinde de barınamayacak bir konuma itmeye çabalar.
Biliyorum; siyasetin acımasız pragmatizmi karşısında bu sözler çok naif kalıyor. Peki, başbakanın bu araçsallaştırıcı tutumu karşısında, Gezi eylemlerini eleştiren, iktidarın yanında yer alan aydınlara; özellikle kadınlara düşen bir itiraz sorumluluğu yok mu? Neden kuvvetli bir ses duymadık?
Öte yandan aynı araçsallaştırma, Gezi dünyasının da hâkim dili oldu. Sosyal medyaya yağmur gibi akan nefret mesajları, tacizi yalanlamaktan çok hak veren bir psikolojiyi ele veriyordu. Gezi’yi yeni kuşağın özgürlükçü protestosu olarak tanımlamayı sevenler, bu saldırgan tutumu “azgın azınlık” olarak önemsizleştiriyorlar. Bunun objektif bir değerlendirme olduğunu sanmıyorum. Elimizde, Gezi katılımcılarının sosyolojik ve politik özelliklerine göre dağılımını yansıtan araştırmalar yok. Kısmi gözlemler, eylemlerin yaygınlığı ve sürekliliği, özgürlükçü kızgın amatörlerin çoğunlukta olduğu tezini desteklemiyor kanısındayım. Tam tersine, “yeni kuşağın” sosyolojik ve düşünsel gücünün çok çok üstünde bir imaj katkısında bulunduğunu düşünüyorum. Eylemleri başlatanlarla, sürekliliği ve yaygınlığı sağlayanlar aynı çevreler değildi. Tam da bu nedenle Kabataş olayı, bir tacizin yaratması beklenen etkiyi yaratmadı Gezi dünyasında. Feministler ve cılız bir çevrenin itirazını boğan, galiz küfürler eşliğinde yükselen İslamofobik bir kampanyayı tetikledi. Taciz iddiasında bulunan kadın ışık hızıyla nefret nesnesine dönüştürüldü. Gezi, büyük gövdesiyle iddianın ahlaksız bir yalan olduğuna karar vermiş, Zehra da Erdoğan nefretinden payına düşeni almıştı.
Şimdi ortaya sürülen görüntülerden sonra yeniden başlayan tartışmalar da bu araçsallaştırmayı iyice görünür kıldı bence.
Başbakan tutturduğu yolda devam ediyor. Ona göre bütün Geziciler tacizcidir.
Asıl ilginç olan Gezi cephesindeki genel durum. Buradan yayılan aşağılayıcı, alay edici, hakaret sesi aynı tonda, hatta daha da güçlenerek sürüyor. Çünkü zaten inanılmayan iddiaları hemen inanılan bir görüntü kaydı “yalanlıyor”… mu acaba? Evet, görüntülerin hilesiz olduğunu kabul edersek- ki edelim- olayın Zehra’nın ifadesinde belirtildiği ayrıntılarla yaşanmadığı anlaşılıyor. Peki, aynı görüntüler ortada bir taciz olmadığını kanıtlıyor mu? Tersine, kısa süren bir taciz olduğu fikrini güçlendiriyor.
Bugün, siyasal angajmanlarına mesafe koyan, bir kadının “taciz edildim” iddiasını yeterince önemseyen, olayı dürüstçe anlamaya çalışan herhangi bir insan, o görüntülere baktıktan sonra şöyle düşünür zannediyorum: “Evet o topluluk kadını taciz etmiş, fakat olay ifadelere yansıtıldığı kadar vahşi değil.”
Eğer bu kanıya varıyorsak tepki göstermemiz gereken iki durumla karşı karşıyayız demektir. Birincisi taciz. İkincisi, kadının ifadelerinin aslında olmayan bir vahşet tablosu çiziyor olması. Peki, görüntülerden sonra kuvvetli bir ihtimal olarak belirmesine rağmen, muhalif çevrelerden gelen mesajlarda kadının anlattığı gibi olmasa da bir tacizin varlığına dair bir kabullenmenin, kınamanın en küçük izini biz neden görmüyoruz? Neden hiçbir taciz yokmuş, sanki görüntüler bunu kanıtlamış gibi sadece Zehra’nın “yalanına” ve Erdoğan’ın araçsallaştırmasına odaklanmış bir nefret ve hakaret dilinin yükselen dozuyla karşı karşıyayız?
Fehmi Koru’nun seslendirdiği olasılıktan gidelim. Maruz kaldığı taciz, kadının rahatsızlığıyla birleşerek olmadık algılar yaratmış olabilir. Ortaya çıkan “malzemeyi”Erdoğan’ın kürsülere taşımış olması bizim Zehra’nın uğradığı tacizi küçümsememizi, yok saymamızı, onu aşağılamamızı, hakaretler yağdırmamızı haklı çıkartır mı?
Daha da kötü senaryodan yol alalım. Ortada hastalık gibi masum bir faktör de olmasın. Zehra polis manipülasyonuyla ifadesini hayal ürünü olaylarla genişletsin. Biz orada bir taciz olduğunu kabul ettiğimiz sürece Zehra kurban olmaktan çıkar mı?
Başladığım gibi bitireyim. Siyasetin eril dili son sözü söyledi. El birliğiyle Zehra’nın ipi çekildi.
En acısı da kaslı kadınlarımızdan gelen ya da gelmeyen sesler.
Hâlâ feminizmi bastıracak kadar çoklar.

Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023