Gürbüz ÖZALTINLI
Batı’yla ilişkimizde, “hayranlık-aşk/yetersizlik-nefret” karmaşası içinde yoğrulan zihinsel dünyamızın toplumsal-kültürel maliyetleri üzerine çok tartışılmıştır.
Batılılaşma hareketini sürükleyen değişimci damar, milli mücadeleden sonra ideolojik hegemonyasını kurmuş; Batı ulaşılması gereken “muasır medeniyet” olarak tanımlanmıştır.
Mustafa Kemal’in “fikir babam” dediği Gökalp’tan tanıdığımız hars-medeniyet sentezi kuramının, kurucu siyasetin meşrulaştırılmasında verimli bulunması şaşırtıcı değildir. Ziya Gökalp’in düşüncesinde, Batıcılığın modern ulus inşasında ihtiyaç duyduğu iki unsur birbirini güçlendirecek şekilde tanımlanıyordu:(1) Türk kimliğinin kültürel olarak yüceltilmesi (2)Gelişmeye engel sayılan geleneğin aşılması ve Batı uygarlığının benimsenmesi.
Hayat, Gökalp’in tanımladığı yönde düz, temiz, istikrarlı bir evrim yaratmadı. Kültür ve medeniyeti buluşturacağını iddia edensiyasetler, sentez yerine gerilim; uyumdan çok çatışma üretti.
Burada “siyasetler” sözüne vurgu yapmamın bir nedeni var. Öteden beri Türkiye’de; bizi var eden tarihsel-kültürel kimliğin Batı uygarlığının değerleriyle buluşma yolculuğunu “öz” e ihanet sayanlarla; bu sentez arayışının bir fikir olarak geçersiz ve kötü olmadığını, fakat dışlayıcı-baskıcı-elitist siyasetlerin hasarlarını tedavi etmek gerektiğini düşünenler arasında ciddi bir farklılaşma söz konusu.
Doğrusu ben kendi kişisel maceram içinde, içine doğduğumuz kültürün Batıyla olan ilişkisini uygarlıkların ontolojik çatışması üzerinden tanımlayan; sentez arayışını imkansızı dayatan bir demagoji ve “öz” e ihanet olarak gören bir yerde hiç olmadım; bu yaştan sonra olacağımı da sanmıyorum. Bütün toplumların, kültürlerin ya da medeniyetlerin etkileşim, devinim ve değişim içinde olduğuna; hepsinin bugün baktığımız yerden ayrı ayrı benimsenebilir ve benimsenemez özellikleri bulunduğuna inanıyorum. Kötü veya iyi bir “öz” ün varlığını reddediyorum.
Batı da; uzun insanlık tarihinde 16-17.Yüz yıldan itibaren güç merkezinin kaymaya başladığı; son derece ağır deneyimlerden sonra, insanlık açısından evrensel önemi olan bilgilerin, fikirlerin, değerlerin biriktiği toplumlar dünyasını temsil eder. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı… Bunlar, insan haysiyeti ve adil, uyumlu bir toplumsal hayat için dünyanın her yerinde önemli değerlerdir. Hani deniyor ya; “terörün milliyeti, dini, ırkı olmaz. Terör terördür”… Bu değerlerin de “milliyeti, medeniyeti, ırkı, dini olmaz. Her yerde değerdir.”
Doğrudur; ”Türkiye Batıcılığı”, geleneği ezen, aşağılayan, dışlayan faşizan bir düşünsel ve siyasal pratiğin failidir. Ayrıca, bütün hedeflerinde başarısızdır. Kalkınma, adalet, toplumsal eşitlik, demokrasi; bütün bu başlıklarda berbat bir mirasın baş sorumlusudur. Bugünkü nefret dilinin, değişime düşmanca ve her türlü ahlakı ayaklar altına alarak direnen anlayışın da ebesidir…
Batı devletlerinin reel politikaları; kendi değerleriyle çelişen ikiyüzlülükleri; içinden geçtiğimiz Ortadoğu felaketinde milyonlarca yurtsuzun trajedisine karşı kayıtsızlıkları; yakın tarihin Batıyı güçlü, Doğuyu mağdur kılan gerçeği…
Evet, bunların hiç birisi, daha önceleri AKP’nin de tam adını koyarak savunduğu “İleri Demokrasi” başlığında toplanan Batı kaynaklı değerleri önemsizleştirmez.
İktidara geldiğinden bu yana AKP ve Erdoğan’ın bu topluma özgüven aşılayan kişilikli siyaset ve söylemleri ne kadar değerliyse; “Aşk/nefret” çelişkisinin bıktırıcı yorgunluğunu, Batıyı karşıt bir medeniyet olarak tarif ederek aşmaya çalışmak; evrensel değerleri önemsizleştirmek de o kadar tehlikeli.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023