Hasan Bülent KAHRAMAN
Taraf'a döndü Murat Belge. Çok iyi oldu. Böylece, daha ilk gününden başlayarak yaptığı gibi, sol hakkındaki görüşlerini, düşüncelerini okuyacağız. Belge'nin görüşlerinin kıymeti bir yana, doğrudan sol hakkında yazı yazılması bana başlı başına önemli bir konu olarak görünüyor. Çünkü, pazar günkü yazısında belirttiği gibi, galiba yakın tarihin hiçbir döneminde sosyalistlerle kitleler arasındaki bağ bu ölçüde kopuk olmamıştı. Belge, haklı olarak "aslında yok böyle bir bağ" diyor. Sosyalistlerle kitleler arasındaki "bağsızlık", kopukluk bir vakıa ama bence sosyalizm konusundaki düşünce üretimi faaliyeti de hayli zayıf. Zaten eğer o merkezde bir etkinlik, canlılık olsaydı, diğeri de bu derecede vahim noktada bulunmazdı. Asıl sorunun bu olduğu kanısındayım.
Nedenini, Belge, çok çarpıcı bir noktadan hareket ederek ele alıyor: İşçi sınıfı ve sol düşüncede ona atfedilen önem. Solun bizdeki temel kabullerinden biri işçi sınıfının olmaması: Sanayi devrimini yaşamadığımız için bir işçi sınıfı da oluşmadı! Bu yorum veya hareket noktası çok dramatik bir sonuç türetiyor ki, o da sosyalist camia veya düşüncenin ikinci temel kabulünden kaynaklanıyor: "işçi sınıfı tanımı gereği devrimcidir." Eh, "tanımı gereği" devrimci olan bu sınıf olmadığına göre sosyalizm de söz konusu olmaktan çıkıyor.
Belge'nin itirazı bu algılamaya dönük. Hiçbir şeyin hayatta "tanımı gereği" bir özellikle sonuna kadar yüklü olamayacağını vurguluyor. Öte yanda, asıl can alıcı nokta şu: 21. yüzyılda işçi sınıfı, işçi ne demektir, kimdir, ne yapar, potansiyeli nedir?
Belge, sosyalist bir tasavvuru diri tutmak maksadıyla farklı bir saptamada bulunarak, bir işçi sınıfının olup olmamasının değil, önem taşıyan konunun, niteliği ne olursa olsun, bir "sınıfın" mevcudiyeti olduğunu belirtiyor. Eğer öyleyse, ben, bir sosyalist olarak, o sınıf kavramıyla iç içe geçmiş tahakküm durumu üstünde düşünmek zorundayım. Maksadım da o tahakküme son verecek düzenin nasıl oluşacağı üstünde düşünmektir.
Gerçekten de asıl sorun bu. Çünkü 21. yüzyılda, 1848'in şartlarını taşıyan bir proletarya bundan sonraki teknoloji- egemen dünyada olmayacak. Komünist Manifesto'nun o sınıfa atfettiği işlev de, bundan sonra, o günkü dinamikler içinde söz konusu olmayacak. O zaman geriye çok önemli bir soru kalıyor, bundan sonra bir sosyalist düzen neye dayanarak inşa edilebilir? Ve onu kim inşa edecek, taşıyıcı elemanı, itici gücü ne olacak o yeni oluşumun?
Bu sorunun yanıtı elbette önemli. Çünkü, bizatihi sorunun kendisi dar anlamda bir sınıf temeline oturmuş, taşıyıcı unsuru (proletarya) ve onun, haydi diktatoryasını demeyelim, hâkimiyetini tesisle mükellef bir aracı (parti) devre dışı bırakıyor.
Bu, teknolojik bir sonuç olmaktan ziyade Bad Godesberg'den beri gelen bir entelektüel tercih olarak kabul edilebilir. Nitekim 1959 tarihli Alman Sosyal Demokrat Partisi Manifestosu bu maksatla sosyalizme farklı temellerden gelinebileceğini ifade ediyordu. Bunlar klasik felsefe, Hıristiyanlık düşüncesi ve hümanizma olabilirdi. Burada önemli olan nihai maksattı: Sömürünün olmadığı, tahakkümün bulunmadığı bir dünyanın kurulması.
Proletarya öncelikli bir modelden daha zordur böyle bir dünyanın kurulması. Neden zor olduğunu bir sonraki yazıda açıklayayım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025