Hasan Bülent KAHRAMAN
Beş ay sonra seçim var. Ak Parti kazanacak. Tablo değişmeyecek. Ancak bazı ufak tefek denge değişiklikleri görülebilir. Örneğin HDP barajı geçerse Meclis aritmetiği enikonu değişecek. O da olmazsa Türkiye'deki siyasal yapı bugünkü özelliklerini koruyacak.
Beni asıl ilgilendiren, Ak Parti dışındaki siyasal oluşumların durumu. Yani CHP- MHP ve HDP'nin toplam oyunun üç aşağıbeş yukarı Ak Parti oyuna ancak erişebilmesi.
Soruyu cuma günü de irdelediğim Kadir Has Üniversitesi Sosyal-
Siyasal Eğilimler Araştırması'ndan sonra daha çok sorar oldum. Çünkü CHP % 20 bandında, MHP %15 civarında oy alıyor. Genel başkanların durumu daha da vahim. Gerçekten vahim. Matematik olarak değer ifade etmeyen düzeylerdeki toplumsal kabullere sahipler. Kılıçdaroğlu %13, Bahçeli % 10'luk destekle dolaşıyor ortada. Mevcut şartın sebepleri belli...
CHP ve MHP Türkiye'de toplumun sorundur demediği konuları, 'kaymış', alan dışına çıkmış bir siyasal pozisyondan beyan ediyor. Yani çok gerçek (real) bir politikaya karşılık gerçek dışı (unreal) bir politikayla uğraşıyor. Geleneksel bazı refleksler olmasa bu kadarcık oy da alamayacak. Daha önce yazmıştım. Gene belirteyim. Halk olguları (yolsuzluk, yargının siyasallaşması, paralel yapı) kabul ediyor. Ama bunları sorun olarak görmüyor. Bunlara sorundur diye girilen iki seçimi de (Yerel Yönetimler ve Cumhurbaşkanlığı) kaybetti CHP. Bir daha kaybedecek. Çünkü reel bir politika önerisi yok. Apolitik, hiç değilse işlevsiz siyasal kavramlarla iç içe.
İki, Prof. Murat Güvenç (Kadir Has Üniversitesi) bu veriler üstünde çalıştı. Çok önemli tespitleri var. Örneğin, 'kararsız' denen seçmen kitlesini partiler temelinde irdeledi. Kararsızlar Ak Parti tabanında % 5 civarında.
CHP tabanında % 80. Ak Parti'deki durum izah istemiyor. Konsolide bir kitle.
CHP tabanının açıklaması ise şu: tabanı bile bu partiden bezmiş. Kararsızım demek, oy vermeye elim varmıyor demektir. Ancak geleneksel refleksle son dakikada gidip gene o partiye oy verecek bu kitle. Demektir ki, CHP artık politika dışı bir partidir, seçmen davranışı bakımından. Bu hazin bir durum. Siyaset tek kanatlı kuşa dönmüş durumda. Bize acil siyaset gerek.
Büyük bir not: Türkiye'deki edebiyat ve gazete hayatının 'en' bile denmeyecek, tek küfürbaz, kendi tabiriyle 'ar ve haya duygusunu kaybetmiş' yazarı gene kalemini özür dileyerek belirteyim çirkefe daldırıp 'batırarak' hakkımda yazmış. (Bu konudaki yorumlarımı, merak edenler, 27 Ocak 2014 tarihli Sabah'taki yazımdan okuyabilir. Tamı tamına bir yıl. Yavuz'un hastalığının tekerrür sıklığı bir yıla düştü. Eskiden daha fazlaydı.) Hilmi Yavuz, ortaokul çocuklarının bile bildiği şeyleri tumturaklı bir üslupla gazete köşesinde yazıp gün yüzü görmemiş felsefi düşüncedir diye satmanın ustasıdır. (Bir de o yazıları şatafatlı adlarla bir araya getirip kitap yapar ve yazıda birer kelime olarak andığı yazarlardan birer kitabı dipnot olarak verir. Böylece kitabı 'bilimselleştirir'.) Herkesin kullandığı kavramları o da kullanmışsa, ondan sonra o konuda yazacak herkesin kendisine atıfta bulunmasını istermiş meğer. Bunun nasıl bir patolojik ruh durumu olduğunu kendisi söylesin.
Ona atıfta bulunmaksızın (?) yazdığımı söylediği şeyler de öyledir, orta malı düşüncelerdir.
Çocuklar bile biliyor, İslam'da kutsiyetin mekânla sınırlı olmayıp, Hıristiyanlıkta tersi olduğunu. İnsanların her yıl evlerinde leğene koyup yıkadıkları çocuk İsa ile Hz. Muhammed aynı kutsiyete mi sahiptirler? Birazcık İslam ve Hıristiyan ikonoklazmıyla (putkırıcılık) ilgilenen herkesin malumudur gerçek. Dünya kadar literatür var bu konuda. Ama işte, mesele ben değilim, kendisi!
Bana sadece söylediklerini, taş yerinde ağırdır ve bir şey sahibine daha iyi yakışır diyerek kendisine iade etmek düşüyor. Evet, sarf ettiği kelimeleri yazmıyorum, yazamam ama itiraf ediyorum bu tutumumun referansı odur.
Hilmi Beyin üstünü çizeli çok oluyor, şimdi üstüne basmamaya özen gösteriyorum.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025