Hasan Bülent KAHRAMAN
AK Parti ve CHP arasında cereyan eden koalisyon görüşmelerinin olumlu sonuçlanmasıdemokrasinin bir kazancı elbette, her ne kadar olumluluk dediğimiz şey şu anda biraz, tabir mazur görülürse, züğürt tesellisi gibi duruyorsa da. Çünkü, ortada uzlaşma adınasomutlaşmış herhangi bir şey yok. Olumluluk iki partinin birbiriyle görüşebilmesi, iki liderin birbirine incelikli davranışı...
Bunu bile müspet kabul ediyoruz. Bu son derecede doğal, siyasetin de demokrasinin deolmazsa olmaz ilkesini biz bir kazanç olarak nitelendiriyoruz. O derecede gergin, ayrışmış, bölünmüş bir siyaset yapısına ve ortamına sahibiz çünkü. Halbuki olması gereken budur.
Şimdi bunu bir yana bırakıp bundan sonrasına bakalım. Sadece bir tek husus etrafında bir analiz yapalım.
Hükümet kurulmazsa alternatifi erken seçim. Veya tekrar seçim. Bu bana geçmişteki bir olayı anımsattı. Son zamanlarda koalisyon kavramının bu kadar tartışılmasına rağmen kimsenin aklına gelmeyen, demek artık o derecede eskilerde, geçmişte kalmış birçok önemli olayı, bir koalisyon bozma girişimini hatırlıyorum...
1973 seçimlerinden sonra Bülent Ecevit'in başında bulunduğu ve fırtınalar estiren CHP, bütün benzetmelerin içerdiği hata payını bilerek söyleyelim, bir ölçüde de bugününHDP'sine benzeyen Erbakan'ın MSP'siyle koalisyon kurdu. Bu beklenmeyen bir şeydi. Hatta belli çevrelerin tepki gösterdiği bir girişimdi. Aslında büyük parti AP idi. Ecevit, Demirel'le aynı hükümetin içinde olmak istemedi. Üçüncü ve küçük partiye yöneldi.
Hükümet tarihsel uzlaşı hükümeti olarak isimlendirildi. Bana kalırsa çok önemli bir girişimdi. Fakat gerçek olması gerekiyordu. Oysa CHP'nin koalisyona tam manasıyla inandığını söylemek zordu. Nihayet Kıbrıs Barış Harekâtı oldu. Ecevit atak bir biçimde Kıbrıs'a müdahale etti. Prestijinin doruğuna çıktı.
Sonradan rivayetlerden öğrendik ki, meğer o sırada danışmanı gibi olan Deniz Baykal'la (kabinede Maliye Bakanıydı ve maliyenin tek kelimesini bilmiyordu) kafa kafaya verip, hükümeti bozup seçime giderlerse büyük bir oy patlaması yaşayacaklarını kararlaştırmışlar. Bu bir. Bir de bozdukları koalisyon yerine başka bir hükümet kurulamayacağını düşünmüşler. Baykal bu konuda kesin güvence vermiş, sonradan bitmeyecek, tükenmeyecek vahim yanlışlarının ilkini yapmış...
Hükümeti bozdu Ecevit, sudan bir bahaneyle. Seçime gidemedi. Çünkü, evet, çok yanlış bir zihniyet ve anlayış üstüne bina edilmişti ama, Demirel, etti eyledi Cephe Hükümetinikurdu. Ecevit bir sonraki 1977 seçimlerinde oyunu artırdıysa da, kesinlikle bir sistem haksızlığıydı, tek başına iktidar olamadı.
Günlerdir bu tarihin, bu oluşumun üstünde düşünüyorum. Sayısız 'ders'le dolu. İki büyük partinin koalisyon yapmaması, ülkeyi 1980'e kadar kan denizinde boğdu. Bir 'model' olmazsa diğerinin oluşabileceğini, siyasetin zorlamalara da dayansa, imkanlarla dolu olduğunu gördük. 'Nafile koalisyonlara' halkın prim vermediğini öğrendik.
Bugün birçok bakımdan benzeri bir eşikte duruyoruz. CHP-AK Parti görüşmeleri bu tarihle iç içe, bugün. Zor görüyorum ama keşke bu girişimlerden gerçek, inandırıcı, işlevsel bir hükümet çıkabilse.
Siyaset düz değil ters akıntılarla ilgilidir...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bilge ve bilgin Mete Tunçay
19.08.2025 - Sol dönüşüm ve kültür
18.08.2025 - Taşıyıcı koalisyonlar ve ormanın içindeki CHP
17.07.2025 - Türkiye için bir fırsat: CHP’de yeni kuşak siyaseti
20.06.2025 - ‘Radikal şıklar’, Kürtler ve Sırrı Süreyya ‘gerçeği’
13.05.2025 - Şark kültürü ve Sırrı Süreyya Önder: Küçük bir değini
5.05.2025 - ‘Demokrasi sosyal’ ve ‘ilk insan’
6.03.2025 - Avrupa, Avrupa’ya düşman
26.02.2025 - Muhalefetsiz toplum üstüne düşünceler ya da muhalefetin boğduğu muhalefet*
13.02.2025 - CHP’de sosyal demokratik bir dönüşümün zorunlulukları ve olanakları
6.01.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































mehdi avis
Evet alkışlanacak bir durum, çok tertemiz ve adaletli olduğunu göstermek için yeterli değil(11 aylık bebeği(Duru Nadir torunmuydu) sigortalı gösterdiğini okumuştuk,sıralamak istemeyiz)Kardeşine gelince kendi malvarlığından yardım edebilirdi.
Fatma öztürk
Ülkede devlet daırelerine eleman alinirken iktidar partisinin tanidikları alınır .Maaşi yüksek ıdarı bölumlere akraba takımı alınır artı makamı işgal edenler kurumun sahıbıymış gibi kendini görur , bir işten anlamaz.Ben sayın Kılıçtaroğlunun ailesını tanıdığım için şaşirmadım onlar ailecek sosyal demakrasıyı özumsemişler hiç bir komleksleri yoktur onların evınde kendımı ablamın evindeymiş gibi hıssedıyorum .Bunun dığer sosyal demokratlara , diğer partilere örnek olmasını umut ediyorum.