Hasan Bülent KAHRAMAN
Akparti-MHP arasında koalisyon gerçekleşmedi. Taktik nedenler, baştan beri sürdürülensiyaset oyunları bir yana bırakılırsa (ki, Davutoğlu bu dönemde samimiyetle koalisyondan yana olduğunu gösteren bir tutum sergiledi) MHP'nin neden değil bir koalisyona hiçbir şeye yanaşmadığı sorusu üstünde yeteri kadar durulmadı. Halbuki bu Türk siyasetinin yapısını anlamak bakımından önemli bir unsurdur.
Öncelikle şunu belirteyim. Baştan beri MHP'nin yürüttüğü siyasetin, doğrusu- yanlışı bir yana, en az Akparti kadar 'oyun kurucu' bir karakter taşıdığını belirttim. Birçok bakımdankarşı olduğum, Türk siyasetinde sorunlu bir konuma sahip olduğunu daima öne sürdüğüm MHP'nin, şu son dönemdeki tutumundan ötürü şiddetle eleştirilirken, direnmesi ve kararlılığıyla belli bir pozisyon aldığını söyledim. Davutoğlu'nun CHP'den sonra bir kere daha MHP'nin kapısını çalması bunun bir göstergesiydi. MHP ne yapıyor da, bu konumunu oluşturup muhafaza ediyor sorusuna şimdi cevap arayalım.
Bunun nedeni MHP'nin çift söylemli bir parti olmasıdır. Bu şu demektir. MHP bir yandandar anlamda bir muhafazakârlığı savunuyor. Bu MHP'nin Akparti'yle 'yakın' olduğu izlenimini yaratıyor. Neredeyse yapısal bir özelliği bu MHP'nin, dolayısıyla da çok doğal bir sonuç üretiyor ve onu muhafazakâr olduğunu belirten Akparti'yle aynı çizgiye yerleştiriyor. Elbette ki, muhafazakâr bir parti MHP ve o yanıyla da Akparti'yle uç noktalarda ilişki kurmakta zorlanmıyor. İdeolojik planda böyle yakın görünen uzak bir benzerlikten söz edilebilir Akparti ve MHP arasında.
O noktada siyaset pratiği devreye giriyor ve asıl sorun orada ortaya çıkıyor. O düzeyde de MHP aslında Akparti'ye hayli uzak, onu şiddetle eleştirmekten kaçınmayan bir özelliğe sahip. Bir örnek vereyim. MHP, şehit cenazelerinin kaldırılması sırasında 1990'lardan beri önde görünen bir parti. O meyanda PKK'ya ve Kürt hareketine karşı. Bu onu milliyetçilik düzeyinde Akparti'ye yaklaştırıyor. Ama öte yanda, aynı milliyetçilik vurgusunun farklı tonlamaları MHP'yi Akparti'den bir o kadar da uzaklaştırıyor.
İdeolojik planda iki parti arasında bana göre kapatılması hayli zor olan ideolojik açıklığa ve onun milliyetçi tonlamayla ilişkisine bir başka örnek göstereyim. MHP şiddetle devlet yanlısı, devlet öncelikli, devlet vurgulu bir partidir. Devleti kavramlaştırırken de romantik, idealist hatta zaman zaman da sembolik/ mitolojik bir anlayış içinde. Oysa Akparti siyasal pozisyonu itibariyle devlet söz konusu olduğunda gayet pragmatik bir tutum sergiliyor.
Bu iki yaklaşım arasındaki fark, mesela Cumhurbaşkanlığı konusundaki çok zıt fikirlere zemin hazırlıyor. Yani, MHP devlete bütün kurumlarıyla teslim olan bir tarz sergilerken Akparti günü, yeri geldiğinde devleti değiştirmekten,
dönüştürmekten kaçınmıyor. Gene bu da iki parti arasındaki uzlaşmazlıklarda önemli rol oynayan bir unsurdur.
Kısacası, MHP, Türkiye'de büyük bir taban olan, çok yaygın bir ideoloji olan muhafazakâr -milliyetçi sağı çok geniş bir yaklaşımla değerlendiriyor. O nedenle de popülist sağ bir nitelik kazanıyor. Hiçbir şey yapmadan siyaset oluşturabileceğini düşünüyor ve bunu başarıyor. Çünkü popülizm MHP'nin aslında apolitik bir siyaset yapmasına yol açıyor. Bupopülist sağın en önemli özelliğidir. Politik olmadığınız zaman müthiş bir eleştirel kapasite kazanırsınız. O da size oy ve taban sağlar. Bu küçük ama esneme kapasitesi olan bir tabandır. Oysa siyaset yaparsanız o eleştirel söyleminizi yitirirsiniz. İşte MHP milliyetçi -muhafazakâr sağın en geniş tabanını bu popülist apolitik çizgide kullanan bir partidir ve merkez siyasetin kazandığı eleştiri oranında güç elde eder veya kaybeder.
Koalisyon kurmamasının da hiçbir şey yapmam demesinin de sırrı MHP'nin budur...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025