Hasan Bülent KAHRAMAN
Evet, çarşamba günü yayınladığım yazıda son şiddet olaylarının, maalesef bir kere daha, Türkiye'deki siyasal alanı daralttığını belirttim. Şiddet başladığı andan itibaren güvenlikçi politikalara dönülür ve demokratik alan sıkışır.
Türkiye'de güvenlikçi politikalara yönelmeyi zorunlu kılan unsurlar sadece içerideyaşadığımız şiddet değil. Türkiye'nin çevresini sarmış olan ateş çemberi de yavaş yavaş bizi o gergin noktaya itiyor. Suriye'nin, Irak'ın, İran'ın çizdiği hat ne yazık ki, parlak bir duruma işaret etmiyor. Buna bir de o ülkelerde ve genel olarak OD'da mevcut hali 'kullanan' DAEŞ gibi, PKK gibi, hatta PYD gibi, unsurları ekleyince durumun vahameti iç karartıcı bir biçimde ortaya çıkıyor.
Fakat hepsinden kötüsü galiba içeride yaşadığımız müthiş zıtlaşma. Türkiye geleneksel olarak içinde, çekirdeğinde, tohumunda barındırdığı bütün çatlakları artık birer yarığa dönüştürmek üzere.
Laik- dindar, Batılı- gelenekçi, Alevi- Sünni, Kürt- Türk gibi hatlar şimdi, uzun bir aradan sonra, yeniden kımıldamaya başladı. İşin bu noktaya gelmesi ilginç görünüyor. Çünkü buna benzer bir ortamla 1990'larda karşı karşıyaydık. O yıllarda yaşananları anlamak (kabul etmemekle birlikte) daha kolaydı.
İki önemli neden vardı. Birincisi, Cumhuriyetin üzerine oturduğu ana modernleşme unsurları çağın dinamikleri karşısında yavaş yavaş zorlanıyordu. Siyasal modernleşmeninana kavramları ulus devlet, homojen toplum, devletçi kimlik artık daha fazla taşınmıyordu. İkincisi, bunu doğuran zorlamalardı. Küreselleşmenin siyasal açılımı yeni kavramlar ve pozisyonlar üretmişti: akışkanlıklar, heterojen yapılar, melezlikler, yersiz yurtsuzluk standart modernleşme kavramlarıyla daha fazla devam etmenin önünü tıkıyordu.
Kabul edelim ki, iyi kötü, az çok bu beklentilere cevap üretildi. Her şeye rağmen son on yılda yaşanan göreli dinginlik ortamı daha da fazlasına dönük beklentilerden, siyasette ve toplum hayatında çok önemli olan 'umut'tan kaynaklanıyordu. AB sürecine daha fazla dahil oluşumuz, hukuk yapısındaki değişiklikler, yeni anayasa beklentisi, anayasal yurttaşlık kavramına dönük atıflar bu umudun kökleriydi. Kısacası devlet- demokrasi ikileminin demokrasi lehine aşılacağı beklentisi ortamı yumuşatmış, kaynaşmayı veya yakınlaşmayı sağlamıştı.
Bir nesil bu anlayış çerçevesinde ve bu ortamda büyüdü. Bugün yaşadığımız gerilimin tam da bu beklentinin geciktirilmesinden, daha fazla karşılanmamasından kaynaklandığı kanısındayım. Benim entellektüel kapasitem ve bakış açım öncelikle bu olgular ve kavramlarla ilişkili. Dolayısıyla denklemi de bu elemanlarla kuruyorum. AB sürecindekiyavaşlama (elbette AB'nin saçmalıklarını unutmuyorum) yeni anayasanın geciktirilmesi, anayasal yurttaşlık kavramının geriye itilmesi bu krizi doğurdu.
Elbette tek odaklı açıklamalar yetersiz. Elbette dünya sisteminin bir parçası Türkiye. Yaşanan gelişmelerde iç ve dış, özel ve genel koşulları birlikte düşünmek gerek. Ama neticeten zor bir noktada duruyoruz. Toplum demokratik beklentilerinin daha fazla karşılandığını düşünse eminim bu tansiyon hızla düşecektir. Demokrasi geniş bir kavramdır. Demokratik beklenti de bütün toplumu farklı farklı açılardan kuşatır. Dolayısıyla demokrasi umudunu bütün topluma ait bir umut olarak görmek gerek.
Çözüm, azizim Watson diyordu Holmes, daima en basit ipucunda ve size en yakın olandadır.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025