Hasan Bülent KAHRAMAN
Türkiye Rusya ve Amerika ile çarpışıyor. Haydi, buna çatışıyor veya ters düştü diyelim. Bu bir tespit. Ne Türkiye'nin kendisine ait, kendisinin çözmesi gereken sorunlardan kaçması için bir bahanedir şu belirttiğim husus ne de bir çarpıtma. Sahada mücadele eden Kürt örgütleri konusunda, Esad konusunda, OD planlaması konusunda bu gerilim, bu uzlaşmazlık, bu zıtlaşma sürüyor, Türkiye ve ABD -Rusya arasında.
Karşımıza çıkan halin birçok nedeni var. Hayatta hiçbir şey tek nedene bağlı değildir. Olamaz. Ama hayatı karmaşıklıktan kurtarmak için de nedenleri azaltmakta yarar var. Bu gelişmeyi de Türkiye'nin OD'de söz hakkı araması meydana getirdi.
Şimdi Erdoğan'ın 'meşru müdafaa' açıklamalarını dinleyince onun satır aralarında bu gerçeği görmemek olanaksız. Dünyanın öteki ucundan gelenler OD'de yerleşecek, yer tutacak, bildiğini okuyacak fakat Türkiye kendisine dönük müdahalelere karşı çıkınca dünya tarafından tedip ve terbiye edilecek... Erdoğan'ın mantığını bu yaklaşım meydana getiriyor: OD'ye bin kilometre öteden gelenlerle sadece Suriye ile bin kilometre sınırı olan Türkiye!
Bugüne nereden geldik, başka türlü siyasetler uygulanamaz mıydı deniyor. Kuşkusuz uygulanabilirdi. Uygulanmalıydı. Rusya'nın OD'ye inişinden sonra başka bir plan ve yaklaşım devreye girmeliydi. Hepsi doğru. Ama iki yaklaşım arasında bir fark var: OD politikalarının özünü aynı tutup yönteminin değişmesini istemek başka, OD'de ne işimiz var demek başkadır! Elbette OD'de çok işi var Türkiye'nin. Hele bundan sonra daha da fazla işi var...
Bütün bu hengâmenin altında yatan bir gerçeği öncelikle kabul edelim: Batı, OD'de Türkiye istemiyor. Nedeni çok basit: bütün öteki mütalaalar bir tarafa, Çin, neticede Çinlilerin, Rusya nihayetinde Ruslarındır. OD ise sahipsizdir. Batı öyle düşünür. Batı, OD'yi kendisinin sayar. 'Ortadoğu' adı konduktan sonra bu böyle ve bütün maksat Osmanlı'yı/ Türkiye'yi o bölgeden uzak tutmak olmuştur. Verilen 'Batı/ lılık- Batı /lılaşma' rüşvetinin bedeli budur. İş, bu defa da Türkiye'nin OD'den çıkarılması 'işinin' Rusya'ya ihale edilmesine kadar geldi.
Bir düğüm noktası var: Kürtler! Onlar da kendi taleplerini OD hengâmesiyle bütünleştiriyor. Türkiye'nin sıkıştığı nokta bu! Bu Gordion düğümü nasıl çözülecek sorusuna cevap arıyor Türkiye. İçeride PKK ile mücadele ediyor, tamam; dışarıda PYDYPGile mücadele ediyor tamam. Ama bir de Kürt halkının meşru, demokratik talepleri var. Dünya âlem biliyor ki, artık bu aşamada, Türkiye, güvenlik politikalarıyla devam edecek ve demokratik politikalar daha bir süre bekleyecek. İlk adım bu yaklaşımı değiştirmekolmalı!
Kuşatma altındayız. Bu bir gerçek. CB Gül'ün 'Cumhuriyet tarihinin en zor döneminden geçiyoruz' derken söylediği budur. Kuşatmayı, kuşatılmayı işaret ediyor Gül.
Kuşatmayı yarmanın ilk yolu gerçeği tarihsel bir perspektif içinde algılamaktır. İkinci yolu, Türkiye'nin 'soft power' olmanın önemini unutmamasıdır. Güvenlik politikalarınınyükseldiği bir dönemde demokratik politikaları, Kürt taleplerinden sivil anayasaya kadarhiç unutmadan hatırlamasıdır. Asıl, kusursuz, eksiksiz demokrasiye sahip Türkiye OD'de söz sahibi olacaktır...
Kuşatmayı yarmanın yolu...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025