Hasan Bülent KAHRAMAN
Muhafazakar çevreler Batı kültürünün temel yapı taşlarına karşı kayıtsız, soğuk ve mesafeli. Oysa ancak onunla da haşır neşir olduktan sonra ortaya güçlü, doygun, yerleşik bir sentez çıkabilir

Geçenlerde bir dostumun çalışma odasına gittim. Karma karışık bir yerdi. Dostum muhafazakar bir insan, kendisini öyle tanımlıyor. Odayı meydana getiren estetiğe baktığımda, ne bileyim bundan 30 sene önce aynı çevrelerde gördüklerimden farklı tek şey mobilyalardı. Eskiden bir tür plastik kaplı hantal koltuklar olurdu etrafta, teneke masalar falan. Bu defa dışarıdan hazır alınan eşyaların kalitesi gayet iyiydi; deri koltuklar, iyi cins ahşap masalar. Ama odada dostumun zevkini yansıtan estetik ise çok derme çatmaydı. Hep aynı şeyler: Ortada bir havuz, ötede ahşapla üstüne bir şeyler hakkedilmiş 'tablolar', amatör bile denemeyecek insanların elinden çıkma resimler. Yıllar yılıdır bırakın 'dışarıdan' yazılanları, bizzat o çevrelerde bazı kişiler bu estetiğin düzeyi, niteliği, içeriği hakkında eleştirel yazılar kaleme alır; ben de onlara hak veririm. "Bu iş biraz daha farklı olmalı, artık biraz daha değişmeli," derim.
Öyle bakınca ortaya çıkan ilk düğüm noktası genel olarak kültürle ilgili. İstisnalar elbette vardır ama ben muhafazakar çevrelerin o kadar özendikleri eski kültürel birikimi yeterince içselleştirdiği kanısında değilim. İkincisi, daha sonra da değineceğim, muhafazakar çevreler Batı kültürünün temel yapı taşlarına karşı kayıtsız, soğuk ve mesafeli. Oysa ancak onunla da haşır neşir olduktan sonra ortaya güçlü, doygun, yerleşik bir sentez çıkabilir. O dairelerde çok takdir görenNecip Fazıl'ın o derecede etkili bir şair olmasının nedeni Fransız şiirinden beslenmesiydi.
Devam edeyim. Bence muhafazakar çevrelerde hakim olan estetiğin üç ana sorunu var. Birincisi, bu estetik orijinal değil. Bugünkü çağın duyarlılığını yansıtmıyor. Oysa Itri de, Baki de, Sinan da önemlerini çağdaş olmaktan alır. Çağdaş olmayan, yeni olamaz. Oysa özgün estetik her defasında derin bir dönüştürme ve yenileme çabası içerir. Eskinin tekrarına dayalı bir estetik olamaz. O, 'kiç'in bir temel koşuludur. Bugün çok ustalıklı bir izlenimci resim yapılabilir ama bir mana ifade etmez. Bugünün estetiği, bugünü bile aşan bir özellik içermelidir. Ayrıca da kentli değil bu gördüğümüz estetik. Kırsal alan, kasaba kültürü, kentten dokunuşlar hep bir arada. Oysa güçlü bir estetik özgünlük ve kentlilik dışında bir şey gereksinmez. Elbettekırsal alanın da kendine özgü bir estetiği vardır ama sorun tam da odur: Yerel, folklorik estetiğin ve motiflerinin, bileşenlerinin 'yüksek estetik' olarak sunulması. Meftunu ve hayranı olduğumuz Osmanlı estetiği bir yüksek estetiktir, saraya aittir, dolayısıyla kentlidir. Yerel bazı renkler, ışıklar taşıyabilir ama onlar çok farklı bir kılıfa sarılmıştır. Bir kere bu kısıtlamalar var sözünü ettiğim 'sahne'de. Üçüncüsü, bizdeki muhafazakar çevreler devam etmemiş bir (eski) kültürünzanaat düzeyindeki biçimsel özelliklerini gene bugünün büyük estetiği olarak sunabileceklerini sanıyor. O da yanlış. Eski sanatın veya zanaatın bugün yeniden yapılması ortaya ne muhafazakar bir ürün koyar ne de yeni. Eski eskide kalmıştır. Bu bir. İkincisi, zanaatla estetik olmaz. Diyelim ki, bugün Hermes veya Berlutti zanaata çok önem veriyor, reklamlarını onun üstüne koyuyor. Ama bu markaların 'estetiği' zanaata dayanmıyor. O bir yöntem, bir tat, bir çeşni, bir revnak. Asıl güç 'çağdaş estetiğin' dilinde, üslubunda veya tersinden söyleyeyim, estetiğin çağdaş, bugüne ait duyarlılığında. Kaldı ki, gerçek estetik gerçek olandır. Saftır. İndirgenmiştir. Batı'nın en kalabalık estetiği olan ve bendenizin hiç hazzetmediği rokoko bile kendi içinde tamamdır ve minimaldir; kalabalık orada üslupla ilgilidir, özü itibariyle ona da bir şey daha eklemek kabil değildir.
Peki, "Sözünü ettiğimiz bu yapısal özellikleri yerli yerine oturtarak, sorunu çözmenin başka bir boyutu var mı" derseniz; evet, var. Bu darboğazdan ancak kentli, yüksek estetikle bütünleşmiş kesimin Batı estetiğinin büyük cümlelerini öğrenmekle çıkabilir Türkiye. Hiç izam etmeden söyleyeyim, bence Bach ve Beethoven'i, Pierro della Francesca vePicasso'yu, Rhotko'yu, Ginsberg ve Ahmatova'yı, Eisenmann ve Piano'yu bizim Osmanlı kültürünün büyük babalarıyla birlikte sindirdikten sonra, muhafazakar çevrelerimiz, beklediğimiz ürünü verecektir. Eğer Tanpınar ya daYahya Kemal ilginç birer örnekse bugün, o kesim için, nedeni buradadır. Yani modern olunca muhafazakarlarımız muhafazakar olacaklardır ve gerçekten güçlü bir estetik meydana getireceklerdir.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bilge ve bilgin Mete Tunçay
19.08.2025 - Sol dönüşüm ve kültür
18.08.2025 - Taşıyıcı koalisyonlar ve ormanın içindeki CHP
17.07.2025 - Türkiye için bir fırsat: CHP’de yeni kuşak siyaseti
20.06.2025 - ‘Radikal şıklar’, Kürtler ve Sırrı Süreyya ‘gerçeği’
13.05.2025 - Şark kültürü ve Sırrı Süreyya Önder: Küçük bir değini
5.05.2025 - ‘Demokrasi sosyal’ ve ‘ilk insan’
6.03.2025 - Avrupa, Avrupa’ya düşman
26.02.2025 - Muhalefetsiz toplum üstüne düşünceler ya da muhalefetin boğduğu muhalefet*
13.02.2025 - CHP’de sosyal demokratik bir dönüşümün zorunlulukları ve olanakları
6.01.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Ad Soyad Giriniz...
utanmazadam,kazığın ucu kendisine değmeye başlayınca nasılda bağırıyor.İkiyüzlü adam tayyip demokratik işlere de imza attı,bok işlere de.