Hasan Bülent KAHRAMAN
Madem ki dünya karamsar ve kötümser, tarihi geriye bakışla yorumluyor ve elitler şikâyet ediyor o zaman bugünün dünyasındaki siyasal muhalefet nereye oturuyor?
Bize bu soruyu özellikle Fransa'da Macron'un başkan seçilmesi sorduruyor.
Nasıl sordurmaz?
Banker, milyoner, siyasal hiçbir geçmişi yok, sadece bir yıl önce Maliye Bakanı olmuş, sosyalistlikle uzaktan yakından yolu kesişmemiş ama La Republique en Marche (Cumhuriyet Yürüyor / Yürüyen Cumhuriyet) diye bir hareket kurmuş, geniş ölçüde de insan kıtlığında ve Le Pen korkusuyla başkan seçilmiş.
Bu tabloya bakınca insanların bugün muhalefeti somut bir siyaset olarak gördüğünü söylemek çok zor. Hatta insanlar seçim kazanan/kazanacak bir adayı siyasetçi olarak da görmüyor. Çünkü bugünkü siyaset insanların neyi istediği üstünden değil neyi istemediği üstünden yapılıyor. Siyasal muhalefetin artık anlamı bu.
***
Ben bu muhalefeti nesnesiz (objesiz) siyasal muhalefet/siyaset olarak adlandırıyorum.
Bu 'siyasetsiz siyaset', ideolojileri daha baştan kapının önüne koyuyor. Neyi istemediğinde birleşsin insanlar denince olabilecek en büyük payda yaratılabiliyor.
Halbuki ben ve karşımdaki neyi istediğimiz üstünde tartışacak ve siyaset yapacaksak bu ikimizin de ayrı ayrı birer siyaset/çi çıkarması anlamına gelir ki, işte o ideolojik ayrımdır.
İdeoloji bir defa boşlandıktan sonra artık parti siyaseti de parti tabanı da ortadan kalkacak demektir. Bu durum bir demokrasi sorunu olarak çıkıyor karşımıza. Ve demokrasi bakımından çok 'korkunç' bir nedene dayanıyor.
Uzak bir noktadan gelerek açıklayayım.
Bugünkü sisteme muhalefeti kitleler yapmıyor.
Öyle olsaydı sol siyaset, işçi hareketi, yoksullar hareketi gibi merkezi siyaseti 1970'lerdeki ölçüde etkileyen hareketler en güçlü şekilde ortada olurdu. Hayır, onlar değil, bugün elitler siyasal muhalefeti sürdürüyor.
Ve elitler, o kitlelerden nefret ediyor.
Dolayısıyla elitlerin muhalefeti demokrasiyi içermiyor. Kitle siyasetine karşı. Halka yabancı, hatta düşman. Korkunç bir çelişki bu.
Geriye bir tek husus kalıyor: demokrasinin tepeden tırnağa yanlış kabul edilen ve nefret edilen bir rejim olduğu bir dönemde bu nesnesiz siyasal muhalefet, sadece soyut bir hak ve özgürlükler arayışı içine giriyor. Ne yanlış ne eksik ne sorunlu.
Ama bir özelliği var: bu yaklaşımla demokrasi halkın, kitlelerin rejimi ve tercihi haline geliyor. Elitler demokraside yok.
***
Böyle bir siyasal sistem sadece iki koşulda geçerlidir. Birincisi apolitik politika hâkimse...
İkincisi eğer demokratik yönetim gene demokratik yönetime içkin olan liyakat sisteminden de uzaklaştırılıp sadece teknokratların iş başında olduğu bir yönetime dönüşmüşse.
Sokrates'ten, Platon'dan beri böyle bir sistem arayışının farkındayız. Ama ne Sokrates böyle bir sistem tanımlamıştır ne de Platon. Onlar kitlelerin eğitilmesinden bahsediyordu, sadece bir avuç eğitimlinin yönetimde bulunacağı bir sistemden değil. (Her ne kadar Platon görüşlerini gerçekleştireceği inancıyla Siraküza'da bir askeri darbeye katıldı ve tutuklandıysa da söyledikleri o kadar sığ değildir.) Gene de gelinen nokta bu. Neo-con düşünürlerle başlayan (ve Platon'u merkeze oturtan) bir süreç, şimdi kendisi de muhafazakâr bir siyasetçi olan Trump sonrası ABD'de adeta sağın daha da sağa karşı olması şeklinde devam ediyor. Sol bu tartışmaların içinde hiç mi hiç yer almıyor. Aynı şey İngiltere'de cereyan ediyor. Soldan değil sağdan, muhafazakâr çevrelerden gelen eleştiriler Theresa May'i zorluyor, soldan gelenler değil. Benzeri bir hadise Türkiye'de yaşanıyor.
Erdoğan'ı kitlesel düzeyde eleştirenler sol değil, sol eleştiriyor o başka, asıl merkez sağ yani elitler bu eleştiriyi geliştiriyor, bir de muhafazakâr Kemalistler, yani gene sağ siyaset.
Dünya bir demokrasi laboratuvarı bugün...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025