Hasan Bülent KAHRAMAN
CHP'nin ikinci adamı, Genel Sekreteri Adnan Keskin olacak, öyle görünüyor. Ben de bu yazımda Adnan Keskin hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. Hemen hemen hiç yapmadığım bir şeydir kişileri söz konusu etmek, bir yazıyı kişiselleştirmek; oldum bittim hazzetmem. Fakat Keskin önemli bir isim. Dişiyle tırnağıyla kazıdı, geldi yeniden CHP'nin genel sekreteri oluyor. Bu bitmek tükenmek bilmez bir biçimde yenileşmesi, dönüşmesi konuşulan ve bu nedenleCHP paradoksu dediğim durumu yaşayan CHP açısından, dolayısıyla Türk siyaseti açısından çok anlamlı bir olgudur.
Adnan Keskin'i tanıdım, tanırım. Benim SHP ile irtibatlı olduğum yıllarda o yüksek seviyede bu işlerin içindeydi. Sadece SHPCHP birleşmesinde en etkin rollerden birini oynamakla kalmadı, küçücük CHP'nin koskoca SHP'yi yutmasını da sağladı. Baykal'ın arkasındaydı. O olmasa Baykal diye bir fenomenin olması söz konusu bile değildi. Baykal'ın İnönü'ye karşı SHP'de mücadele ettiği dönemde sabahlara kadar nasıl çalıştığını çok yakından gördüm. Dur durak bilmiyordu. Yorgunluk diye bir şeyi tanımıyordu. Yıllar yılı da onunla birlikte mücadele etti. Örgütlerin Baykal kontrolüne geçmesine çalıştı. Sonra ne olduysa koptular. Bu inanılmaz bir şeydi ama oldu. Bir kurultay salonunda bunu kendisine belirttim, büyük bir tevazuyla, hiç yakınmadan, kimseyi kötülemeden, "bu defa böyle yapalım dedik", dedi, geçti, işinin başına gitti.
Adnan Keskin CHP'de etkili olduğu dönemde mücadeleci, yırtıcı, vazgeçmez kişiliği ve yenilgi tanımaz benliğiyle, çalışkanlığıyla mücadele ediyordu. Siyasetten uzak kaldığı dönemi ön seçim kazanıp yeniden parlamentoya girerek aştı. Şimdi CHP kurultayında en yüksek oyu alıyor delegeden. Böyle bir mücadele azmine, gücüne, iradesine hayranlık duymamak olanaksız.
Hayranlık duyulacak bu meziyetlere rağmen Adnan Keskin'in başarıları ne ifade eder? Hiçbiri küçümsenemeyecek bu meziyetler münferiden CHP'yi yükseltmeye, yeni bir düzeye taşımaya yeter mi?
Lenin'in biçimlendirdiği günden beri parti anlayışı merkezi yönetimin, tek adamın, liderin ve büyük bir örgütçünün hâkimiyetine bağlandı. İttihat ve Terakki içinde bu rolü Talat Paşa oynadı. CHP'de daima böyle insanlar oldu. Columbia Üniversitesi mezunu Kasım Gülek bir dönemde ABD'de öğrendiği anlayışla CHP'de aynı işlevi yerine getirdi. 1990 sonrasında birbirinden çok farklı yaklaşımlarla Önder Sav ve Adnan Keskin bu işlevi üstlendiler.
Keskin ve benzeri etkin politika yapanların maksatları da anlayışları da bellidir. Onlar partinin ideolojisine, siyasetlerine o derecede müdahale etmezler. Genel merkezde pişirilmiş politikaları örgütlere taşırlar. Örgütün, tabanın o merkez etrafında kenetlenmesine çalışırlar. Bu az buz bir şey değildir. Partiye bir canlılık getirir, katkı sağlar. Tabanı diri, hareketli olmayan bir parti ayakta duramaz.
Böyle olmasına böyle ama bunlar geniş ölçüde eski bir politika anlayışının uzantısı olan metotlar. Siyaset halk, taban, örgüt demektir. Doğru ama hangi halk, hangi taban, hangi örgüt? Kuvvetli bir ideoloji, doğru bir politika kitleleri bir partiye çeker. Ama istediği kadar kuvvetli bir örgütçü olsun kimse yanlış bir politika etrafında kitleleri kenetleyemez.
CHP'nin sorunu son 20 yılda bu oldu: yanlış ideolojiye (doğru) örgüt aşılamak. Sav da Keskin de yılmaz, yorulmaz politikacılardı ama politikaları anti-demokratik, merkeziyetçi, neredeyse kaba kuvvete dayanan, kesip biçmeci, kendisinden olmayanı yaşatmama anlayışı güden bir anlayışın uzantısı değil miydi?
O emeğe, o çabaya, o yıllara yazık değil mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025