Hasan CEMAL
17-25 Aralık, evet, bir darbedir.
Hukuka karşı bir darbe!
Tayyip Erdoğan, kendi iktidarına uzanan yolsuzluk ve rüşvetdosyalarını kapatmak için iki yıl önce bu tarihlerde hukukun üstünlüğüne karşı büyük bir saldırı başlattı.
Asıl darbe budur.
Erdoğan’ın darbesi...
Bu darbe sürecinde yargı bağımsızlığı hiçe sayıldı.
Güçler ayrılığı çiğnendi.
Demokrasiyi demokrasi yapan değerler ölümcül darbeler aldı.
Hâlâ da almaya devam ediyor.
Bu darbe sürecinde dört bakan ve çocuklarıyla, iş adamları ve kamu görevlileriyle ilgili çok ciddi yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları örtbas edildi.
Yatak odalarındaki ayakkabı kutularından, para sayma makinalarından etrafa saçılan milyonlarca dolara gözler kapatıldı.
Yolsuzluk ve rüşvetin ses kayıtlarına kulaklar tıkandı.
Dosyalar yargıdan kaçırıldı.
Meclis’ten kaçırıldı.
Şahin Alpay’ın dünkü yazısında belirttiği gibi, “17-25 Aralık, siyasi tarihimizde dönüm noktalarından biri oldu, hukuk devletinde sonun başlangıcı oldu.”
Sevgili Şahin’in şu satırlarının altını çiziyorum:
1999'da başlayan Avrupa Birliği’ne katılım süreciyle benimsenen, hukuk devletini yerleştirmeye yönelik reformlar tepetaklak edildi.
İktidar, soruşturmayı örtbas çabasını hukuk devletinin katli, basın özgürlüğünün kuşa çevrilmesi için bahane, fırsat olarak kullandı.
Bugün Türkiye'de hiç kimse adil yargılanmagüvencesine sahip değil. Ülkede yaşananlar hakkında sağlıklı bilgi edinme imkânı iyice daralmış durumda.
AB’ye katılım süreci ise tümüyle bir aldatmaca niteliğine büründü.
AKP iktidarı ve Avrupa Birliği reformlarına karşı tezgâhlanan Balyoz ve Ergenekon darbe girişimlerinin sanıkları, delillerin uydurma, açılan davaların Hizmet Hareketi’nin “milli orduya” karşı kurduğu bir kumpas olduğu iddiasını ortaya attılar.
AKP iktidarı da hemen 17/25 Aralık soruşturmasının Hizmet'in hükümete karşı kurduğu bir kumpas olduğu iddiasına sarıldı.
Darbe ve yolsuzluk zanlıları arasında giderek güçlenen bir ittifak kuruldu. Adil bir şekilde yargılamak için değil, mahkûm etmek için hâkimlikler kurulmasına; ülkede işlenmiş ne kadar suç, cinayet varsa hepsinin sorumluluğunuHizmet’in sırtına yükleme çabalarına tanık olduk.(Şahin Alpay’ın Zaman’daki yazısından)

Öte yandan, Hizmet hareketine ilişkin soru işaretleri yok mu?
Elbette var.
Bu soru işaretleri konusunda kamuoyuna tatmin edici açıklamalar kendilerinden bekleniyor mu?
Evet.
Yani bir tür özeleştiri mekanizması...
Aynen.
Ama böyle bir pencereden bakarak, Hizmet’i darbecilikle suçlamak inandırıcı mı?
Hayır değil.
1990’ların sonuyla 2000’lerin başındaki bazı ‘darbe tertipleri’ni Hizmet’e bağlamak inandırıcı oluyor mu?
Hayır.
Bunun gibi, faili meçhul cinayetler dâhil tüm kötülükleri paralel yaftası altında Hizmet’e bağlamak da, bir zamanların komünizmöcüsünden ya da her taşın altında komünist arayışından farklı olmayan bir safsatadır.
Bunun gibi, İlker Başbuğ’u terör örgütünden yargılamak ne kadar saçmalık idiyse, şimdi de Fethullah Gülen Hoca’yı da terörist başıdiye yargılamaya kalkışmak inandırıcılıktan o kadar uzaktır.
Tekrar etmekte yarar var:
Evet, 17-25 Aralık bir darbedir, ama Erdoğan’ın hukuka karşı darbesi...
Erdoğan iki yıl önceki bu darbeyle, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü hiçe sayarak kendi ‘tek adamlığı’na giden yolu açtı.
Bu tek adamlık yolunda yürümek -ve yolsuzluk dosyalarını da örtbas etmek- için, bir zamanlar kendisini devirme tezgâhları kurmuş darbecilerle kolkola girmekte de, siyasi ve ahlaki herhangi bir çekince hissetmedi.
Yazımı ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu sözleriye noktalıyorum:
“Birileri sanıyor ki biz yolsuzlukları unutacağız. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak bizim namus borcumuzdur. Onun hesabını sormadan bu işin peşini bırakmamız mümkün değildir.”
Evet, unutturmayalım, peşini bırakmayalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024