Hasan GÜRKAN
Kuğu öldü. Ne gök yarıldı, ne yer yerinden oynadı. Sadece adamın içinde yeşil bir dal kırıldı, bir Kuyucaklı Yusuf çığlığı yankılandı. Muzaffer hayat devam ediyor.
***
Kuğu öldü. Ak narin boynunu- dokunmaya kıyamazdınız – büktü. Kana bulanmış ellerimi durmadan yıkıyorum, çıkmıyor. Yuvalarından fırlamış gözleriyle, terk edildiği çıplak betonda cansız yatıyor. Boynunda parmak izleri. Ellerim bana ait değildi. Gırtlağına çullanan havasızlığa karşı çırpınmaları fayda etmedi. Suç ortağım yok, yalnızım. Muzaffer ölüm devam ediyor.
***
Bir gece yarısı koltuğa serilen sabun kokulu çarşaflarla başlayan milat, aylar sonra gene bir gece yarısı sabun kokulu çarşaflarla bitti. Adam birincisinde sabaha kadar gözünü kırpmamıştı. İçinde adını koyamadığı gergin bir ışık çırpınıyordu. İkincisinde gene geceyi uykusuz geçirdi. Bu defa içinde uyuşuk bir karanlık, ellerinde bir kuş cesedi vardı.
***
Durulmuş çizgilerime, kayıtsızlığıma bakıp aldanma! Kabullenmezliğin azgın sellerini kendi nehir yatağıma akıttığım için öldü kuğu. Cesedi derimin altında.
***
Rivayet odur ki, kimyası ayrı bedenlerde, ayrı mekânlarda uzun yıllar içinde birikmiş, ama bilinmeyen, ama beklenmeyen kemik beyazı bir dünyaya doğmuştu. Kilim, gümüş ve şiirden mürekkep aykırı bir soluktu. Önce kadın geri çekildi. Uzun sancılı bir kış başlamıştı. Renkleri, sevinçleri köklerinden söküp peşi sıra sürükleyen amansız bir kış. Bahçe tarumar oldu. Kuğu yakasını bir türlü kurtaramadığı bahar düşleriyle eriyerek tüketti hayatı. Sesler söndü. Atkuyruğu saçlı, kocaman beyaz kurdelalı kız ile adam seyrettiler. Katil iddiası hilaf-ı hakikattir.
***
“Bütün bunlar tarihi, sosyal, iktisadi şartların zaruri neticesidir” Her sevda serüveninin kaçınılmaz sonudur. Ona milyonlarca benzerinden farklıymış gibi izahlar getirmek, yanmak yakınmak nafile. Başlangıçta her herkes aynı paniği yaşar, terk edilmeyi dünyanın sonu sanır. Zamanla alışır, yüreği başka ve daha geniş sevdalara koşar.
***
Kuğu zaten tükenmeye mahkum aykırı bir dünyaya açmıştı gözlerini. Sevgi daha başlangıçta – onu er geç alt edecek – meşru ahlak, önceden formatlanmış davranış kalıpları, istikrar, para, sahiplik. borçluluk duygusu gibi düşmanlarla kuşatılmıştı.
Kadın bunlara meydan okuyarak sevmeyi göze alamadı. Bir olmazın yanında saf tutup daha büyük düş kırıklıklarını, daha büyük alt üst oluşları, daha büyük acıları göze almaktansa, yol yakınken aklın ve sağduyunun sesine boyun eğmeyi tercih etti. Terk ettiği adamda sevdanın adına yaraşır daha büyük sevinçler, daha büyük ihtiraslar, ol sebeple daha büyük arınmalar, daha büyük paylaşma ve çoğalmalar olduğunu görmedi. Akan sular durur! Çünkü o, öyle hissediyordu.
***
Ya belleğimiz ki, şehvetle tutuşan bedenlerimizin terini soluyor. Ya rüyalarımız ki ,gerçeğin tabyalarını kaç kere yerle bir etmişti. Ya aklımız, ki kötürüm bir Prut Zaferini kutsar!
Ne haksızlık. Kuğu alelade bir kuğu gibi daha önce katledilenlerle aynı mezara gömülecek. Tarih teferruatla uğraşmaz diyecekler. Ölüm adildir, diyecekler.
***
Adam kuğunun neden öldüğünü hiç anlamak istemedi. Anlamak yorumlamak ve yargılamaktır. Nasıl yaşanırsa yaşansın, sevginin hatırası lekesiz olmalı.
***
Onlara de ki;
” biz bu sevdayı akıldan ve mantıktan ve ahlaktan ve ayıptan ve her türlü izahtan ve mazeretten münezzeh kıldık ve insan ruhunun yedi kat derinliklerine gömdük ve sevda ol sebepten kapınızı zırt pırt çalmaz.”
***
Değmez özürlere sığındın, sevdayı ütopyanın safında yaşamayı beceremedin. Kuğunun boynunu vasatın önüne uzattın. Eşitlemeci açıklamalar belki senin yüreğindeki ağırlığı hafifletir, ama kuğuyu diriltmez. Hımbıl bir aşk cennetinin peşinde koşmadım ben, kalbimi intiharlara biledim.
***
Gökyüzünün fethi gibi haklı ve umutsuz bir serüvendi.
Paris Komünarlarının isyanını ve İspanyol Cumhuriyetçilerinin direnişini bütün benzerlerinden ayırt eden nitelikleri bağrında taşıyordu. Önemli olan bunları görmek ve teslim bayrağını çekmemekti. Varılacak sona, Komünarlar ve Cumhuriyetçiler gibi varmaktı.
***
Komünarlar ve Cumhuriyetçiler adamın baştan beri içine düştüğü sunturlu bir yanılsamadır. İhtiyatı ve vasatı bilmiyordu. Sevdayı o, hep bir düş âleminde yaşadı. Bu yüzden kadının aylar önce vardığı yere, o çok başka meşakkatli yollardan şimdi varıyor. Zavallı bumerang!
Dilsizlik, baştan beri varolan hakikatin kadının iç dünyasında önce bir ikileme, sonra tercihe dönüşmesiyle başladı. Mürekkep lekesi gibi yayıldı, iklimin her bucağına sirayet etti. Sevmek, hoşlanmak suç, cinsellik ayıp gibi algılanır oldu. Soru ilk defa hiddeti çağırdı.
***
Kadın bu sevdada ketum olan taraftır. Belki her şey anlattığı kadardı, belki bentlerinin yıkılacağından korkuyordu.
Susmak kabullenmektir.
1992 güzü
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.08.2022
9.08.2022
8.08.2022
11.07.2022
3.04.2022
19.03.2022
7.03.2022
31.01.2022
1.11.2021
4.10.2021