Hilâl KAPLAN
Geçtiğimiz günlerde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndaki FETÖ soruşturmalarından sorumlu olan bilirkişi ve müfettiş yardımcısı İ.S.E.'nin, 'kırmızı ByLock' listesinde yer aldığı ortaya çıktı.
"Kırmızı liste", aktif ByLock kullanıcı sınıfına devletin verdiği isim. Müfettiş yardımcısı olan İ.S.E., bir dönem de Küçük ve Ortak Ölçekli Sanayiyi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nda (KOSGEB) FETÖ soruşturmalarını yürüten kişiymiş. Yani en az iki önemli kurumdaki FETÖ tasfiyelerinden sorumlu müfettiş yardımcısının azılı bir FETÖ'cü olması ihtimali söz konusu.
Daha önce de, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında örgütün 'ByLock' programını kullandığı ileri sürülen 3 savcı ve 3 hâkim gözaltına alınmıştı. Ancak gözaltına alınan ByLock'çu Cumhuriyet Savcısı Fatih S.'nin, bir önceki gün, kendi yürüttüğü ByLock soruşturması çerçevesinde 24 kişiyi gözaltına aldırttığı belirlendi. Yani FETÖ soruşturması savcısının bizzat FETÖ'cü çıkması ihtimali de söz konusu.
Bu veriler, bize nasıl bir istihbarat örgütüyle mücadele ettiğimizi ve ByLock'un FETÖ'cüleri ayıklamakta neden azami önemde olduğunu, Hürriyet başta bazı medya organlarının neden bu önemli delil kaynağını itibarsızlaştırmak için uğraştığını gösteriyor.
Dün de Cumhuriyet Gazetesi Vakfı'na yönelik soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Murat İnam'ın, FETÖ'nün gerçekleştirdiği Selam Tevhid kumpası soruşturması kapsamında, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nde açılan davada sanık olduğu ortaya çıktı. Önce sosyal medyada gördüğüm habere inanamadım.
Ardından OdaTV'den Barış Pehlivan, İnam'ın 'ağırlaştırılmış müebbet hapis'le yargılandığını ve hakkında isnat olunan eylemlerden birisinin de FETÖ'nün Selam-Tevhid kumpasında, bir şüpheli hakkında usulsüz dinleme kararı vermiş olduğunu yazdı. Yani Cumhuriyet gazetesini FETÖ çerçevesinde soruşturan savcı, aynı zamanda bir FETÖ davasının sanığı...
Bu yetmezmiş gibi, bir de dün haberi ortaya çıkaran Barış Pehlivan'a, 'terörle mücadeledegörev almış kişileri hedef göstermek' iddiasıyla soruşturma açıldı. FETÖ soruşturmalarını yürüten tüm savcılarımız kıymetlidir.
Ancak kritik bir FETÖ soruşturmasını, gider FETÖ'den yargılanan bir savcıya verirseniz, bunun haber olması için başkasını suçlamanıza hiç gerek yok. Siz Başsavcılık olarak kendiniz 'köpeği ısırmış' bulunuyorsunuz zaten. Başsavcılık, Savcı İnam'ın FETÖ'cü olmadığına inanıyor olabilir. Hukuken yaptıkları uygun da olabilir. Ama FETÖ ile mücadele ülkenin en önemli gündemiyken, FETÖ kapsamındaki bir davanın sanığı olan savcıyı da bir zahmet başka bir FETÖ soruşturmasında görevlendirmeyiniz...
Bu itirazıma, defalarca OdaTV tarafından hedef gösterilmiş ve daha iki gün önce, Cumhuriyet Gazetesi Vakfı'na operasyonun neden desteklenmesi gerektiğini kâleme almış bir yazar olduğumu da ekleyeyim.
Son bir not: Cumhuriyet Gazetesi Vakfı'na dair hukukî işlemin bir an önce yapılması ve FETÖ ile işbirliği olmadığından emin olunan, vakıfta emeği bulunan birine devredilmesi gerektiği kanaatindeyim. Neticede dava, hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş'un dediği gibi gazeteye değil, vakfa açılmış ise ve üstelik organik bağlarının kanıtlanması kolay olan esas sorumlular Can Dündar ve Akın Atalay'ın yurtdışına kaçmasına göz yumulduğu intıbaı oluşmuş ise, Aydın Engin'den karikatürist Musa Kart'a kadar pek çok Cumhuriyet çalışanının şayet haklarında somut delil yoksa tutuklu yargılanması davayı sulandıracaktır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019