Hilâl KAPLAN
Önce kayda geçirelim. BM oylamasında İran lehine oy verildiği için 'Eksenimiz kaydı', Mısır'daki darbeye karşıduruldu diye 'Yalnız kaldık' şeklinde ağlaşan-ların, Türkiye'nin 2,5 yıldır değişmeyen Suriye politikasına uluslararası güçler bir şekilde destek olsaydı,bu sefer de hükümeti 'Amerikan taşeronu' diye yaftalayacaklarını daha geçen hafta yazmıştık. Nitekim aynı hafta içinde tam da bu oldu. Esed rejim güçlerinin üslerine yapılacak uluslararası müdahale kesinleşince, bir günde söylem değiştirildi ve Amerika'nın kuyruğuna takıldığımız yazılıp söylendi. Geçiniz.
Gelelim diğer karşı tezlere:
1. Irak işgaline karşıydık, ne oldu da Suriye'nin işgalini destekler olduk?
Irak'a, tamamen suni sebeplerle, Saddam'ın elinde kimyasal silah olduğu yalanıyla, tüm uluslararası hukuk mevzuatının rağmına ve de bölge halkları-nın itirazlarına rağmen girildi.
Suriye'de ise kimyasal silah kullanıldığı ve toplu katliamların yapıldığı kesinleşti.
ABD, Irak'ı işgal etmek için can atıyordu. Petrol büyük bir motivasyondu.
Suriye'ye ise Obama'nın ilan ettiği 'kırmızıçizgi'nin aşıldığı kesinleşince, bir nevi 'madara olmamak' için kerhen giriyor. Ve karadan hiçbir şekilde mü-dahale olmayacağı vurgulanıyor. Dolayısıyla ortada bir işgal varsa, bu 2,5 yıldır Esed'in şebbihaları eliyle halka karşı girişilmişolandır. ABD'nin işgalcile-rin üslerini bombalaması değil.
2. Suriye'ye müdahale iç savaşa çağrıdır. Savaşa hayır!
Ciddi misiniz? Duyan da Esed 2,5 yıldır halkının kafasına SCUD füzeleri değil de, gül yaprakları atıyor sanır. Gözlerimizin önünde bir halk kıyıma uğ-radı. 120.000'den fazla kişi öldürüldü. 1.000.000'u çocuk olmak üzere milyonlarca mülteci var. Silahla mevzi kazandıkça, siyasal çözümü imkânsızlaştı-ran şımarık ve azgın bir dikta yönetimi var. Esed'e ilk kez askerî bir müdahale olacak. Ve şimdi 'savaşa hayır', öyle mi? Ayran da var, içer misin?
3. Suriye'deki sorunu sadece Müslümanlar çözebilir.
Kulağa ne güzel geliyor. Türkiye de başından beri bunu yapmaya çalışıyor. Darbeyle devrilen Mursi, ilk ziyaretini bu sebeple Suudi Arabistan'a, sonraki bir ziyaretini de İran'a yapmıştı mesela. Ancak ne hikmetse, yumurta kapıya, müdahale Esed'e dayanınca İran'ın aklına Müslüman ülkelerin beraber sorunu çözebileceği fikri düştü. Müslüman ülkeler, en nihayetinde çözümün esas aktörleridir. Ancak şu anda Rusya-İran-Hizbullah desteğiyle, yani asıl 'dış müdahale'yle sahada bu yaz fazlasıyla güç kazanmışolan Esed'e ilk defa bir gözdağı verilmesi ihtimali mevcut. Biz İslâm Birliği'ni kurana kadar, Esed biraz daha rahat rahat öldürsün mü yani?
Eğer sorunun çözülmesinden kasıt, Esed'in devrilmesiyse, müdahale bu sorunu 'çözecek' çapta olmayacak zaten. Ayrıca esas sorun, Esed sonrası Su-riye'nin hali olduğundan, Müslüman devletler gerçekten samimiyse, bunun üzerinde ortaklaşa çalışmalılar. Çoğunluktaki Sünniler ile, Nusayrilerin, gayri-müslimlerin, Kürtlerin ve diğer grupların hakları üzerine bütün aktörleri de bu sürece dahil edecek bir çözüm üzerine kafa yorabilirler. Müdahale buna engel değil.
4. Suriye'nin müdahaleye değil, diyaloğa ihtiyacı var.
Son kertede siyasal yolla çözülecek bir meseleden bahsedildiği doğru. Bir geçiş sürecine ihtiyaç var. Yalnız yapılacak müdahale Suriye rejimini 'masa-ya' yani diplomatik çözüme zorlayacaktır. Ayrıca mevzi kaybetmiş olan muhaliflerin de masada elini güçlendirecektir.
'Muhalifler ABD yanlısı gözükecek, Esed imaj tazeleyecek' diyenlere de aldanmayınız. Esed zaten başından beri emperyalist geçmişin yüküyle malul olan Rusya'nın desteğine rağmen 'anti-emperyalist' kartınıöne sürmekte ve 'Suriye'nin Dostları' toplantısına katılan Batılı ülkeler vesilesiyle muhalifleri karalamaktadır. Türkiye'deki açık ve örtük Esed hayranlarının söylemine bakmak, bunu doğrulamak için kâfidir.
5. Batılılar, kendi çıkarları dışındaİslâm dünyasını umursamadığı için karşıyım.
ABD, İsrail ve Suudi Arabistan, Suriye krizini çözmek değil, belli bir dengede tutmak istiyorlar. Bu yüzden şimdiye kadar muhaliflerin talep ettiği insanî koridor açılmadı, uçuşa yasak bölge kurulmadı, ağır silahlar temin edilmedi. Böylelikle hem tarafları yormak, hem istikrarsız bir Suriye yaratmak hem de Arap Baharı sürecini tersine çevirmek esas amaçlarını oluşturuyor. Hatta müdahale tartışmasının bu kadar uzun zamana yayılmasının arkasında da Mı-sır'daki darbeyi ikinci plana atmak, darbeye sivil yollarla direnenleri etkisizleştirmek var. Yeterli mi? Yok, bir de 'Kahrolsun ABD' diyelim, tamam.
Bunların hepsini bilerek ve teslim ederek, şu anda eli zayıflatılanın rejim olduğu kesindir. Bir de Esed rejim güçleri için 'şuyuu vukuundan beter' etki-lere yol açmış olan müdahale planının geri çekildiğini düşünün. Bu, muhalifler lehine bir durum arz eder mi sizce? Yoksa, Esed hangi vahşete imza atarsa atsın'dokunulmazlığı'nı pekiştirerek, sırtını sıvazlama işlevi mi görür? Ayrıca kimyasal silah kullandığı uluslararası kamuoyu nezdinde kesinleşen Esed'in azalan meşruiyeti de sıfırlanmıştır. Çözümün Esed'siz gerçekleşmek zorunda olduğu kesinleşmiştir.
Yıllardır Halepçe'de, Bosna'da, Kosova'da uluslararası toplumun sessizliğinden şikâyet edenler, şimdi de uluslararası müdahaleye karşı olduklarını söylüyorlar. Şikâyet ettiğiniz, ülke liderlerinin daha sinirli cümleler kurmaması mıydı acaba?
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019