Hüseyin SARIBAŞ
İster özerk yönetimlerle, yerel yönetimler veya kent konseyleri merkezi yönetimlerin tıkanması sonucu tartışılan, yaşama geçmesi için mücadele edilen, süreç içinde farklı yerellerde farklı uygulamaları olan yönetişimlere tanık oluyoruz. Seçim ve siyaset hegemonyasına teslim olmadan sorunların bilimsel analizini bilim üreten alanlara güvenerek (üniversiteler )okuya bilirsek çözüme katkıda bulunmuş oluruz. Öncelikle Düzce’de yaşadığımıza göre tartışma alanlarımıza (sorunlar ve çözümler) çevremizden bakarsak daha sağlıklı sorumluluk alabiliriz. Doğal olarak Düzce Türkiye’den, Türkiye Dünyadan bağımsız bir yapılanma içinde olmadığı gibi gelecekte var olan bu süreçlerle birlikte değişecek. Başta küresel kapitalizmin neoliberal politikalarının yerellere yansımasının, Pazar, rekabet ve sömürü ilişkileri ile görmek gerekiyor. Eğitimden, salığa, yaşanılabilir bir çevre ve doğayı sahiplenmeye, konut hakkından ulaşıma, arkeolojik ve doğal varlıkların korunması, dünya iklim değişikliği , yeniden kentsel yapılanma gibi ağır sorunlar çözüm bekliyor. Özgür, eşit yaşamı güvenceye alacak , katılımcı, çoğulcu, şeffaf anlayışlara (siyasetlere) ihtiyaç olduğu görülüyor ki yeni anayasa çalışmaların da uzlaşma sağlanamıyor. Yolsuzluk davalarında yasa ve hukuka güvensizlik yerel yönetimler sisteminin tıkanıklığını gösteriyor. Zengin, yoksul ayrışması, geleneksel partizanlık ve rant anlayışı (özelleştirme, taşeronlaştırma) sosyal yardım adı altında insan onurunu zedeleyen, üretmeyen bireyleri oy hesabıyla yöneten siyasetlerin sömürü sisteminin devamı olduğunu söyleye biliriz. Yöneten, yönetilen ilişkileri açısından bakınca kentlerde temsili demokrasinin işlemediği, kurumlarda egemen siyasetin yani sitatikonun devam ettiğini farkında olanlar görebiliyor. Kent konseylerinden işlevsel yaptırım çıkmıyor. Vitrin olmanın görsellikten başka özelliği yok. Belediyeler ticaret hane vatandaşın müşteri anlayışı yerine kamusal alan, en temel yaşam haklarının parasız güvenceye kavuşması, valinin, em. Müdürünün, savcının ve tüm yöneticilerin seçimle iş başına gelmesi ile doğrudan demokrasinin işlevliğini görürüz. Seçilenlerin geri çağırılması demokratik işleyişin ana yöntemi. Kısaca yerel yönetimlere demokratik hayatın temeli yapmak, yerinden güçlendirmek, merkezi vesayete son verilerek özerklik sağlanabilir. Esas olan normlar, haklar, özgürlükler, sorumluluklar ekseninde kurularak yurttaşların birlikte yaşama mekânı olarak tanımlana bilecek anlayışı egemen kılmaktır. Alternatif yaşam var olan yaşam biçimini değiştirmekle olur. Bizlerde değişime yönelik somut önerilerimizle Düzce’de, Akçakoca’da, Yığılca’da, Gümüşova’da, Konuralp’de vd örgütlenmemiz gerekiyor. 20 Aralık 2011 Salı gününki Radikal gazetesinde Ahmet İNSEL’den örnek bir alıntıyı okuyucularımızla paylaşmakta yarar var. “ Sakin kent hareketi Türkiye’de. İtalya’da uygulanmaya başlayan hareket bu gün yirmi dört ülkede yüzkır yedi kentin üye olduğu bir yerel yaşam ve kalkınma hareketini ifade ediyor. Türkiye’de de seferi hisar, BLD Başkanı Tunç Soyer’in girişimi ile üye olduğu ve başını çektiği Citta Slov hareketi giderek yayılıyor. Seferi hisar- İzmir, Gökçe ada – Çanakkale, Akyaka-Muğla, Yenipazar-Aydın, Taraklı-Sakarya; üye başvuruları inceleme aşamasında olan belediyeler Yalvaç-Isparta, Vize-Kırklareli, Perşembe-Ordu yer alıyor. Başlangıçta Yavaş Kent olarak hareket daha sonra Sakin Kent tabirini kullanıyorlar. Kısaca; sakin, huzurlu, keyifli, insanın ve insani ilişkilerin önde olduğu , çevreyle uyumlu kent örgütlenmesi ve yaşama amaçlanan hareketin Türkiye’de ilk bilimsel komite toplantısı 17 Aralıkta İzmir’de Yaşar üniversitesinde toplandı. Rektör ve yukarıda sayılan kentlerin bld. Başkanlarının yanında yirmiye yakın bilim insanı, birkaç uzman gazeteci, doğa derneği, Trakya kalkınma ajansı uzmanlarının katıldığı bu ilk toplantıda hareketin geleceği değerlendirildi.”
Varmısınız Düzceliler!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.10.2016
30.09.2016
29.08.2016
22.06.2016
1.02.2016
1.02.2016
28.10.2015
4.02.2015
5.04.2015