İbrahim Karagül
İdlib’e odaklandığımız günlerde Doğu Akdeniz’de tarihin en büyük krizi patlamak üzere. İdlib, bir Suriye meselesi olmaktan çıkıp Doğu Akdeniz meselesine dönüşüyor. Suriye savaşı Suriye meselesi olmaktan çıkıp bir Doğu Akdeniz hesaplaşmasına dönüşüyor. Suriye’nin Kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan “Terör Koridoru” ile İdlib’in kaderi birleşiyor ve tam anlamıyla Doğu Akdeniz oluyor.
Trilyon dolarlık doğalgaz yatakları üzerinde küresel ölçekte bir paylaşım mücadelesi adım adım yaklaşıyor. Dünyanın bütün ülkeleri, bu ülkelerin donanması Suriye’nin Batı’sında, Türkiye’nin güneyinde toplanıyor. Uçak gemileri, savaş gemileri, füze gemileri, sondaj gemileri, devletler, enerji şirketleri, iç içe geçmiş ortaklıklar ve düşmanlıklar bu devasa zenginliğe saldırırken, bölgesel hatta küresel ölçekte çok büyük bir çatışma adım adım yaklaşıyor.
Irak işgalinden, Suriye savaşından büyük olur
Bu kriz Irak işgalinden büyük olur. Suriye savaşından büyük olur. Bu kriz, Türkiye için hepsinin toplamı kadar endişe verici olur. Doğu Akdeniz bizim için bölgesel güvenliğin merkezidir. İran sınırından, Kandil’den başlayıp, Irak’ın kuzeyinden geçip, Suriye’nin kuzeyinin tamamına yayılarak Akdeniz’e ulaşan bu hat, Türkiye’nin 21. Yüzyıla dönük bütün hesaplarını bozacak, onu Anadolu’ya sıkıştıracak bir “cephe” olarak planlanmıştır.
Daha 1991 Körfez Savaşı’nın hemen sonrasında başlatılan Çekiç Güç operasyonları bugün karşılaştığımız tehdidin ilk adımlarıydı. 2003 Irak işgali ve sonrasında oluşturulan Kuzey Irak planı büyük projenin adımlarıydı. Irak’tan sonra başlayan Suriye savaşı bölgesel harita planlarının üçüncü aşamasıydı.
Afganistan’dan Akdeniz’e kadar ‘garnizonlar’ haritası
Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen “Terör Koridoru” Irak’ın kuzeyi ile Suriye’nin kuzeyini birleştirme projesidir. PKK/PYD’nin ABD ile bölgeye yerleşmesi de, Irak’ın kuzeyinde yapılan referandum da bu projenin parçasıdır. İşte şimdi bu projenin Doğu Akdeniz ayağı harekete geçiriliyor.
Daha geniş anlamda bakalım: 11 Eylül saldırılarından hemen sonra Afganistan işgal edildi. Taliban ve el Kaide gerekçe gösterildi. Tabi bu gerekçe tamamen yalandı. Afganistan, Orta Asya’nın en önemli kapısıdır. Doğu’da Afganistan, Batı’da Irak işgal edildi. Arada İran da dağıtılacaktı.
Afganistan’dan Akdeniz’e bir hat, bir kuşak, bir garnizonlar haritası oluşturulacaktı. Ardından Basra Körfezi çevresindeki bütün ülkeler, ardından Kızıldeniz çevresindeki bütün ülkeler istikrarsızlığa sürüklenecekti.
PKK’yı Karadeniz’e gönderen de onlar
Mısır’daki Sisi Darbesi bile bu büyük stratejinin parçasıdır. Bugün ABD ile İsrail’in, S. Arabistan, BAE gibi ülkelerle kurduğu yeni eksen bu projenin parçasıdır. 15 Temmuz’da Türkiye’yi imha etmeye dönük büyük saldırı yine o coğrafya planının parçasıdır.
Çünkü iki ülke, Türkiye ve Pakistan, tarihlerinde ilk kez Batı ekseninden uzaklaşıyordu. Çünkü tehlikeyi görmüşlerdi. Bu eksen kaymasını önlemek için, özellikle Türkiye’yi kontrol altında tutmak için içerideki bütün unsurlar harekete geçirildi. FETÖ ve PKK bunlardandı ama başkaları da vardı. Hâlâ da var.
Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz arasında kalan her bölge bu büyük planın içindedir. PKK’nın Karadeniz’e doğru yaklaşmaya çalışması aynı güçlerin planlamasıdır. Türkiye ve İran’dan paralel biçimde Kuzey’e, Hazar’a doğru demografik hareketlilik bu çerçevededir.
Türkiye projeye çok ağır darbeler indirdi
Projenin Türkiye ayağı başarısızlığa uğradı. FETÖ de PKK da başarısız oldu. Gezi, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz bu çerçevede saldırılardı. Terör Koridoru bu çerçevede bir harita planlamasıydı ve yüzlerde kilometrelik “Türkiye Cephesi” açılacaktı. Türkiye direndi, saldırıları püskürttü ve projeye çok ağır darbeler indirdi.
Fırat Kalkanı harekâtı ile Afrin operasyonu bunlardandı. Ovaköy sınır kapısı projesi ile Bağdat’a yeni bir bağlantı yolu açılması bundandı. Barzani referandumuna uyanması bu çerçevedeydi. Bütün bu girişimlere içeriden kimler karşı çıktıysa, o çevreler, Türkiye’ye yönelik saldırıların da bölgesel işgallerin de ortaklarıdır. Onlar bundan sonra da o “büyük plan”a göre hareket edecek, pozisyon alacaklardır.
İdlib duvarı yıkılırsa Afrin, ‘Hatay duvarı’ yıkılır, Anadolu masaya sürülür..
Proje devam ediyor. İdlib tam da bu yüzden büyük soruna dönüşü. Afrin’den, Hatay’dan Akdeniz’e ulaşamadıkları için Türkiye’nin İdlib duvarını kırmak istiyorlar. Bu duvar yıkılırsa Afrin de yıkılır, Hatay da yıkılır. Bu açıkça ortadadır. Bu yüzden, çok acil biçimde, ”intihar anlamına bile gelse”, Fırat’ın Doğu’suna yeni müdahaleler yapılmalıdır. Başka hiçbir çözüm yolu yoktur.
Bugün yapmayacağımız, erteleyeceğimiz her girişim Anadolu’nun masaya sürülmesini kolaylaştıracaktır. Yapamazsak, Çekiç Güç’ten bu yana devam eden büyük plan yoluna devam edecek, bir sonraki adımda “Türkiye Cephesi” açılacaktır.
Sanki kıyamet savaşı hazırlığı
Irak işgali ve Suriye savaşından sonra şimdi Doğu Akdeniz hesaplaşması başlıyor. Dünyanın en zengin doğalgaz yataklarından biri bu bölgede. ABD’den Avrupa’ya ve Asya ülkelerine kadar herkes bu bölgede. Sanki bir kıyamet savaşı hazırlıkları yapılıyor. İşte burada KKTC Türkiye’yi kurtaracak bir rol üslenecektir. 1974 Barış Harekâtı’nın jeopolitik kazancı şimdi ortaya çıkıyor.
Bütün bunlar hem enerji kavgası hem jeopolitik hesaplaşmadır. Geleceğe yönelik büyük hesaplardır. Türkiye, büyük oynayan bir ülkedir artık. İddiaları da, savunması da, öfkesi de büyüktür. Elindeki imkânları da, caydırıcı gücü de büyüktür.
Artık hiçbir sorun yerel değil. Kimse gözlerimizi kör etmesin!
En önemlisi de, siyasi aklı çok güçlü, coğrafyaya bakışı ilk kez bu kadar yerlidir. Coğrafyanın bütün güç haritası dağıldı. Bütün fay hatları hareketlendi. Artık hiçbir sorun yerel değil. Hiçbir sorun sadece İdlib değil.
İdlib’de olmamız Doğu Akdeniz hesaplaşmasında çok önemli bir mevzidir. Ama sadece İdlib dersek gözlerimizi kör etmiş oluruz. Çok geniş bir alana bakmak, çok kapsamlı önlemler almak, büyük hazırlıklar yapmak, uzun vadeli pozisyon almak zorundayız.
Her sorunu kendi özeline kilitlemek bizi zor sonuçlarla yüz yüze bırakacaktır. Türkiye içinde birileri ısrarla ülkeyi dar alanlara hapsetmeye çalışıyor. En büyük yanılgımız da, ihanet de buradadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021