İBRAHİM Ö. KABOĞLU
TÜBİTAK Yönetim Kurulu üyelerini, zamanın Başbakanı, yasa değişikliğiyle (2003) görevden alarak yerlerine yandaşlarını atadı.
ÖSYM Başkanlığı’na atanan (2011) Prof. A.D. bu göreve uzmanlık temelinde değil siyasal yandaşlık sonucu getirilmiş olmasını eleştirenlere, “Siyasal istikrarı bozarak darbe ortamını oluşturmak” suçlaması yapılıyordu.
Bunlar, 2000’li yıllardan sadece iki örnek. Yani, ‘AKP-Cemaat balayı’ döneminden…
“Balayı dönemi” tanığı olarak, 17-25 Aralık kapışması ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası, AKP-Cemaat arası safları değiştiren kişilerin durumu, bileşik kapları aratmıyordu.
Ya bugün? Mesela, ÖSYM ve TÜBİTAK operasyonunu canhıraş destekleyip, bu liyakat ve hukuk dışı uygulamaları eleştirenleri darbe ortamını oluşturmakla suçlayanlar, bugün de, Amiraller Bildirisi’ni ve muhalif söylemleri ifade özgürlüğü olarak görenleri darbe ortamını hazırlamakla suçluyor.
Özetle, iktidar ve yandaşlar aynı. TV ekranlarında, üniversitelerde ve kamu kurumlarında yerlerini koruyanların sayısı hayli kabarık. Gerçek yüzlerini, AKP-MHP ittifakı değil, çoğu zaman kendi faaliyetleri ortaya çıkarıyor.
DEMOKRATİK SİYASET ALANI DARALDIKÇA…
27 Nisan 2007 e-muhtırası mimarı Genel Kurmay Başkanı’nı ödüllendiren iktidar, 4 Nisan 2021 Amiraller Bildirisi rızacılarını değil sadece bunun, “İfade özgürlüğünün toplu kullanımı” olduğunu öne sürenleri, hatta bunları kınamayanları da darbecilikle suçlayarak yaptırım uyguladı.
128 milyar doların akıbetini soranlara karşı alınan polisiye tedbirlerin ötesinde, en üst amir konumundaki Cumhurbaşkanı, kendisine soru sormanın “milleti suçlamak” olduğunu söyleyebiliyor. Merkez Bankası Başkanı ise, 128 milyar sorgulamasının “Merkez Bankası’nı yıpratmak” anlamına geldiğini söylüyor.
Dahası, birkaç hafta önce, bir Saray görevlisi, çok maaşlı bir başka görevliyi savunmak için, şöyle dedi: “…Başkanını eleştirmek, Devlet’e hakarettir”.
Bürokrat, “Devlet benim” diyor. Cumhurbaşkanı, “millet benim” diyor. Merkez Bankası Başkanı ise, “kayıp paraların sorumlusu yöneticileri değil, Bankadır” demeye getiriyor.
DARBE ORTAMI VE DIŞ GÜÇLER
Bu söylemler doğrultusunda yürürlüğe konulan uygulamalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlar ve kişiler üstü kamu tüzel kişiliğini zedeliyor. Hesap verebilir yönetim kuralını 2017 değişikliği ile Anayasa’dan çıkaranlar, şimdi hesap vermek bir yana, soruya muhatap olmaktan bile rahatsızlık duyuyor. CHP ve HDP’li vekiller hakkında fezleke düzenlettiriyor, dokunulmazlıklarını kaldırmak ve vekilliklerini düşürmekle tehdit ediyor; onları dış güçler ile işbirliği yapmakla veya darbe ortamını hazırlamakla itham ediyor.
DÜNYEVİLİK VE BİLİMSELLİK
Demokratik siyasetle birlikte demokratik toplum alanı da daraltılıyor. Düşünce, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri, demokratik toplumun temel taşlarıdır. Ne var ki, emekçilerin, gençlerin, köylülerin, sağlıkçıların, çevre ve doğa savunucularının haklı eylemleri şiddet yoluyla bastırıldığı gibi açıklamaları bile engelleniyor.
Sosyal devletin en az gereklerini bile yerine getirmeyen yönetimin en üst amiri, Covid-19 mücadelesinde yaşamını yitiren sağlıkçıları, peygamberin yanına gitmekle ödüllendiriyor!; maiyetindeki kişiler (kolluk) ise, sesini duyurmak isteyen hekimlere şiddet uyguluyor.
Bir Bakan, 23 Nisan törenlerini, çocukları ve dini istismar aracı yapıyor. Bir başka Bakan, fiili sokağa çıkma yasaklarını bile istismar edilerek, alkollü içecek yasağı koyuyor.
Demokrasiye yabancılaştıkça, düşünce özgürlüğü kapsamındaki eleştirel görüşler, dahası söylenmeyenler, niyet okuma yoluyla, “darbe tehdidi” algısına dönüştürülüyor.
Özet olarak; hukuk devleti ve sosyal devleti askıya alan “Parti başkanlığı yoluyla Devlet yönetimi”, bilim dışı söylem ve uygulamalarla toplum mühendisliği için Covid-19 fırsatçılığı yaparak “Sürekli darbe” ortamını yaratıyor. Darbe siyasetine karşı, dünyevilik ve bilimsellik, hukuk ve liyakat, demokratik cumhuriyetçilerin mücadelesi için eksen değer ve kavramlar olmalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.06.2024
13.06.2024
30.05.2024
27.05.2024
2.05.2024
11.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024
29.02.2024