İlker DEMİR
Türkiye yüzünü istediği kadar Avrupa'ya dönsün, Ortadoğu kültürlü.
Devlet zoruyla Avrupalı olunmuyor.
Türkiye'de birey devletin şusu, busu oluyor, kendi olamıyor, devlet izin vermiyor.
Halklar da öyle.
Bu yasaklarla, haklarla ve halklarla ilgili mücadeleye sıra gelmiyor, Türkiye halkları, son 15 yıldır egemenler arası bilek güreşinin sonuçlarını yaşıyor.
Mesela devlet, bir süre önce Suriye'den resmi bir davet almadı, ama "Bir gece ansızın gelebilirim" kararı aldı, Efrin'i işgale yeltendi.
Şu anda devlet Türkiye'de işgalin faziletlerini anlatıyor.
İşgale karşı çıkan, bilim insanları, aydınlar, sanatçılar, kadınlar barışı savunanlar gözaltına alınıyor, barışı savunmak yasaklanıyor.
Yasak ve baskılara vicdanlar susmuyor.
Onlardan biri de Türkiye'nin yıllardır konuşan ve yazan barışçısı Profesör Murat Belge.
Belge, solun emektarı, bir zamanlar özellikle geniş kitlelere hitap eden bir harekete; bütün sola teorik besin veren ve halen yayınlanan Birikim dergisi yöneticisi ve sol üzerine katkıları olan bir aydın olarak anılıyor ve anılmayı hak ediyor.
Türkiye'nin geçmiş dönemeçlerinden sağlam çıkmış Belge, Efrin turnusol testinde de sağlam görünüyor, savaşa karşı çıkıyor, ama T24'deki son yazıları, özellikle 'Ses ve Öfke' (*) başlıklı yazısındaki ifadeler, tanımlar tanımladığı yere ve tanımlayana uymuyor.
Sol literatürü çok iyi bilen Belge, hayret, o makalesinde Efrin'e çıkışa, hareket, harekat ve müdahale diyor.
Hadi öyle dedi, tepkiyi azaltmak istedi, ama yazının devamında şöyle bir cümle kuruyor: "Suriye'nin Afrin bölgesine yapılan müdahalenin, silahlı harekâtın birçok anlaşılır nedeni, gerekçesi vardır."
"Anlaşılır gerekçe" nedir, ne demek istiyor, egemen ve bölge devletlerinin suskunluğuna karşın Efrin halkının ateş altında kalan çığılığı neden kulağına, emaptisine ulaşmıyor anlaşılmıyor.
Devam eden iki cümlede anlaşılır belki diye insan bekliyor:
"Temel neden, oradaki Kürt varlığının cisimleşmiş şekli olan PYD'nin birçok bakımdan PKK'nın uzantısı olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve hükümetinin sınırında şu kadar yıldır savaş hâlinde olduğu bir örgütün komutasında bir düzen kurulmasını istememesi de anlaşılır bir tavırdır."
Sayın Belge, ne diyor, kastı ne, yine anlaşılmıyor.
Çünkü Belge işgale karşı çıkıyor, 'temel neden'i devleti haklamasa da bir neden sayabilir, ama Belge bunu açıklamıyor.
Sayın Hoca, yıllardır savaştığı bir örgütün devlet kuracak olması, belki devlet için anlaşılır bir bahane veya gerekçe, ama barış isteyene ne bundan; barışçı bunun anlaşılır olmasıyla değil haklı/doğru/hukuki olup olmamasıyla ilgileniyor.
Hadi duygusu anlaşılır olsun, sınır ötesini tayin etmeyi makul görmesi hiç anlaşılır olmuyor.
Ayrıca Belge de yazdı, TC yıllardır sınır ötesi harekatlarla PKK'yi bombaladı, Kürde eziyet, işkence etti, sonuç daha beter.
Ama hak gaspına şiddeti olumsuz bir çözüm yolu olarak eleştirmek bile hakkı isyan ettiriyor.
Belge anlaşılır bulmanın üstüne devletin ve hükümetin Kürd halkına baştan beri ve yakın geçmişteki tutumunun birlikte yaşamı çok olumsuz etkilediğini söyleyince anlaşılır tespiti iyice anlaşılmaz kalıyor.
Anlaşılır yerine anlaşılmaz dese, eleştiri neredeyse ortadan kalkıyor, insan belki yanlış yazdı diye bir ipucu arıyor, ama torpil boşuna, devamı cümleler, anlaşılır dediğine gerekçe sunuyor.
Diyor ki, "..bir dönem yaşanan barış sürecinin kabul edilemez bozuluşunun yarı sorumluluğu PKK, 'özerklik' diyenler ve siper kazanlara ait, hükümet de kazanmasını engelleyen Kürdleri ve HDP'yi cezalandırdı ve buna devam ediyor".
İnsanın hafıza ve muhakeme adına imdaat diye bağırası geliyor, "Belge mi bunları diyen?".
Çünkü bahaneler ortaya çıkmadan barışı bitiren MGK kararları kamuoyunca, az çok muhalifçe biliniyor, biliniyor olması bir yana, haksız koşulları kuran ve yaşatan devletse, o suç olan koşulları ortadan kaldırmadan sorumluluk nasıl eşitlenebiliyor?
Sayın Belge, adaletin canı yanıyor..
Ve "Barış sürecinin ilerlemesi hâlinde PKK'ya karşı, ondan bağımsızlaşan bir hareket olma potansiyelini taşıyan HDP'nin haddini aşmasını istemediğini görmek gerekirdi." "Görülmedi" mi, "görülmek istenmedi" mi, bu da bir tartışma konusu." diyerek devlete neden "ıslah" hatası yaptın diyor.
Devlete ihlal etmeye hakkın yok, yasal parti, hak hukuk ihlali var, asimilasyonu devam ettirmek suçtur demiyor.
Eleştirinin takatı kesiliyor.
Yazı sanki Belge veya bir editör redakte etmeden yayına girmiş hissi veriyor.
Sayın Belge'nin solda çok emeği var, emeğinin muhatapları bir açıklama bekliyor.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025