İlker DEMİR
Demokrasi İçin Birlik, Diyalog Grubu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Dernekleri Platformu ve Yurttaş Girişimi ortak bir açıklama yaptı.
Savaşa hayır demenin ideolojik ve psikolojik bir baskıyla suça dönüştüldüğü şu atmosferde değerli bir açıklamaydı, ama eksik ve yanlıştı.
Açıklama tıpkı CHP'nin ve varyantlarının hükümetin savaşına destek ve karşı çıktığı platformdan, zaviyeden yapıldı:
Ulusal/milli çıkar.
Milli çıkar ne?
Milli çıkar halkın çıkarı mı?
Milli ne?
Millet, aynı milliyetten olan tüm sınıf ve tabakaların genel adı.
Ama yöneten zengin sınıflar.
Sermayenin milliyet, din, dil, renk tanımadan herkesi çıkar zincirine bağladığı günümüz dünyasında uzun yıllardır milli zaten yok.
Olan zamanlar da bile geçerli olan egemen sınıfın çıkarıydı.
Dolayısıyla azıcık sosyoloji, ekonomi bilen, günümüzde bu sözün halkı motive etmek için söylendiğini biliyor.
Egemenler de biliyor, ama çıkarına çomak sokacak değil ya, açık etmiyor.
Peki bu ortak bildiri yazanlar bilmiyor mu?
Tabi ki onlar da biliyor.
Ama bu bildiriyi yazanlar, derin analizde yanlışlığını bilse de, halkın da onay verdiği, devletin de "bak hele şunlara, hainlere!" demeyeceği bir amabalajla sunuyorlar karşı çıkışlarını.
Şu anda halka anlatacak zaman yok, zaten halk da anlamaz diyen elitist, üstten bakış üslubu bu.
Ama doğru dil üslup da hemen yok gibi.
Kemalizmin belirttiği "sınıfsız kaynaşmış toplum" sanki hücerelere, tüm sola sinmiş.
"Miz, miz, biz" demeden konuşmuyor kimse.
Hdp, tkp, sykp, sol partiler de hep benzer dil ve üslupla açıklamalar yapıyor.
Bir dönüşüm mü, dönüştürme mi, zamana uyarlı politik tutum mu, ne var bu devlet üslubuna yanaşıklığın gerisinde?
Herkes doğruya karşı açık ve gizli Kemalist sanki.
Alah Allaah!
O zaman bildiricilerin "Cihatçıları korumak neden milli çıkar olsun?" sorusuna karşı doğru ve bu ülkede her doğru gibi aykırı bir soru:
"Cihatçıları korumak neden milli çıkar olmasın?"
Bırr, egemen kültüre buz ya da başa dökülen kaynar su gibi bir soru.
Eğri otursanız da bilimsel cevap verin, "Milli çıkar halkın çıkarı mı?"
Uluslararası sermaye çağında milli var mı?
Öyleyse kastı, kastı devleti yöneten zümrenin bekası ve çıkarı neden olmasın?
Ve bu bağlamda neden cihatçılar devlete hizmet ediyor olmasın?
Doğru tespit, "cihatçıları korumak halkın çıkarına hizmet etmez" olmalıydı.
Ey sol lütfen sol ol!
Devlet ve halk.
Devletle halk ilişkisinde ne teorik ne pratik "mız miz, biz" var.
Halk ve devlet çıkarları ayrı, çelişiyor.
Bu halkın devletinde de böyle.
Yetkilerini tüketmeyen, küçülmeyen, demokratikleşmeyen, doğrudan yönetime dönmeyen halkın devleti de benzer çelişkileri barındırdı, barındıracak.
Bu doğal dil ayrımı yapılmadan sol olunamıyor, e öyle olunca da ortak bildiriye imza atmadı diye devlet "kızdırılıyor".
Halkın dili tutturulamaz, icazetçi dil kullanılırsa, olunmazsa açık ve duru, olacağı bu.
Metinde aynı zaviyenin benzer yanlışları devam ediyor.
Mesela, yetişilen müfredatın "aa buna da karşı çıkılır mı?" dedirttiği bir cümle daha:
"Suriye’de verdiğimiz onlarca can için yas tutan, canı yanan, öfke duyan yurttaşlar.." diyor.
Farkına varın lütfen, bildiriciler yası gümrük içine hapsediyor.
Ölü sayısından kazanç çıkaran zihniyetin savaş sonuçlarına tek muhalif söz yok.
34 ile 2000 can kıyasıyla nasıl bir yürek soğuyor?
Bu güven duyulması gereken platformdan ulusal yas öğüdü ve vizyonu sanki ölümü, savaş tam tamlarını reforme ediyor.
İnsan üzülüyor.
İnsan geleceğe, gencecik memedlere üzülüyor, 'ateş düştüğü yeri yakıyor', hamasetin örttüğü ana yüreğini kavuran acıları dinmek bilmiyor, onlara içten başsağlığı, sabır diliyor ama başsağlığı ve sabır dileğini, yası ulusallaştırmadan, diğer yas ve acılara eşitlik ve adalet diye isyan ettirmeden yapmak gerekiyor.
Doğru, insani vicdan can ayrımı yapmıyor.
Orada Türk, Kürd, Arap, Türkmen, börtü böcek, Alevi, Nusayri, Sünni, Şii, Hristiyan değil sadece insanlık öldürülüyor.
Ortadoğu'daki halklar, doğa ve canlar, ABD, Rusya, İran ve Türkiye istemiyor.
Savaşı üreten politika, sermayenin egemenlik ve çıkar arayışları, asıl ona karşı çıkmak gerekiyor.
Çekilsin tüm ordular!
"Savaşa son, barış hemen şimdi!"
Yazarlar
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025