Kemal ÖZTÜRK
Antalya bilmediğim yer değil. Menderes Türel de yakından tanıdığım biri. Seçim gözlemi için gittiğim Antalya’da, başkanla röportaj yapmadan önce yine de etrafı kolaçan ettim. Esnafı dolaştım. Sokakları gezdim. CHP ve AK Parti seçim bürolarına gittim vatandaş gibi. Tanıtım filmlerini, broşürlerini inceledim. Yeni yapılan tesisleri, yolları, sahili şeridini dolaştım.

Ben Antalya’nın şehir merkezini pek sevmezdim, daha çok çevresini ve doğasını severdim. Bu kez öyle olmadı. Şehir şıkır şıkır, trafik makul düzeyde, her yer pırıl pırıl, düzen tertip gayet iyi gözüküyor.
BELEDİYEDEN NİYE ŞİKAYET YOK?
Geçen yıl turist bol gelmiş. Bu da şehrin ekonomisine doğrudan yansımış. Bu sene şimdiden doluluk oranında rekor bekliyorlar. Esnafın ve özel sektörün yüzü gülüyor.
Bir kafede oturdum. Yan masada üç kişi seçimleri konuşuyor, AK Parti’yi eleştiriyorlardı. Yanlarına gittim. Selam sabahtan sonra, “belediyeden ve belediye başkanından üç önemli şikayetinizi söyler misiniz?” dedim.
“Yeterince okul yok” dedi emekli öğretmen. “Geniş yollar yapacaklarına okul açsınlar” diye ekledi. “Okul genellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğunda, belediyeden şikayetiniz nedir?” dedim.
“Toplu taşımaya zam yapıldı” dedi biri.
Baktım başka bir şikayet bulmakta zorlanıyorlar. Gerçekten de gün boyu görüştüğüm herkesten belediye ve başkana dair bir şikayet duymadım. Ama yine de Menderes Türel’e oy vermeyeceğini söyleyen oldu.
Neden? Cevabı Antalya’yı bir siyasi laboratuvara dönüştürecek kadar ilginç.
10 YIL ÖNCEDEN HAZIRLANMIŞ SORU
Akşam üzeri Menderes Türel ile buluştuğumuzda ilk soracağım soruyu hazırlamıştım kafamda.
2009 yerel seçimlerinde AK Parti ciddi bir oy kaybı yaşamıştı. Erdoğan basın toplantısında bu kaybı yorumlarken, “Antalya’yı kaybetmek beni çok şaşırttı. Çünkü çok yatırım yapmıştık” dedi. Tam yanı başında duruyordum Erdoğan’ın ve o gün Antalya’daki durum zihnimde çok yer etmişti.
Menderes Türel’e 10 yıl önce kaybettiği seçimin nedenlerini sordum ilk:
“Siyaset bir tecrübe işi. 39 yaşında başkan oldum. Gençtim. Antalya sevdalısıyım. Hizmet etmek için tüm projelerde tam gaz ilerledim. Ama şunu anladım sonradan, hizmet gereklilik, lakin asıl olan gönül almakmış. İkisini dengede tutmak lazım. Kendimizi ifade etmeye çalışmadık sanırım. Tabi küresel ekonomik krizin etkisi de çok oldu.”
Şaşılacak bir şey ama Şenol Göka’nın güzel tespitiyle, “fazla yatırımdan seçim kaybeden bir başkan” olarak kayıtlara geçmişti Menderes Bey.
Aslında Menderes Türel 2009’da şehri yatırıma boğmuş, her yeri şantiyeye çevirmiş, günlük yaşam etkilenmiş, bir nevi milleti usandırmıştı. Bunu neden yaptığını da iyi anlatamamış, milletin arasına karışıp gönül de almamıştı. Bu nedenle de seçimi kaybetmişti. Hem de 6 puan farkla. 2014 seçimlerinde ise koltuğunu geri almayı başardı.
KUTUPLAŞMA BAZEN TERS TEPEBİLİR
Şimdi aynı hataları yapıp yapmadığını soruyorum. Dersini iyi almış gözüküyor. Halkla teması yoğun, gönül alma işini ilk sırada tutuyor, yatırımları da zaman ve insan ekseninde planlıyor.
Peki bu durumda Menderes Türel’in seçimi kolaylıkla kazanması gerekiyor değil mi?
Öyle değil işte. Antalya siyasi laboratuvar gibi demem bundan.
Menderes Türel ve Antalya, siyasetteki genel kamplaşmanın kurbanı olabilir. Zira belediyeden ve başkandan bir şikayet olmamasına rağmen, sırf siyasetteki kamplaşmalar nedeniyle başka partilere oy verme eğiliminde insanlar. CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet bir tarafta, AK Parti, MHP bir tarafta kümelenmiş.
24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan %44 oy aldı Antalya’da. Menderes Bey başkanlığı kazanmak için %51 almak zorunda. Tuhaf bir durum değil mi?
Matematiksel olarak hesap yapıldığında AK Parti kaybediyor. Ancak Menderes Bey CHP, İYİ Parti ve Saadetin oylarını da almak için büyük çaba içinde. Bunu da kısmen başarmış.
Karşı bloğu çatlatması ve oradan oy sökmesi yetmiyor, bir de MHP tabanının sandığa gelmeme ihtimaline karşı tedbir de almak zorunda.
“SİYASET DEĞİL PROJELER YARIŞSIN”
Şunu açıkça söyleyeyim, Antalya’da gördüklerimden çok üzüldüm. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Birol Ekici en düşük ve ucuz model bir makam arabasına biniyor. Tüm yöneticiler de öyle. Rüşvet, yolsuzluk konusunda eski bir Sayıştay denetçisi olarak Ekici kuş uçurtmuyor.
Diğer ekibi de yüksek niteliklere sahip. Yani Menderes Bey hem kendini çok geliştirmiş, hem de çok güzel bir ekip kurup şehre hak ettiği hizmeti vermiş.
Ama siyasetin genelindeki ittifaklar, üslup, kamplaşma ve ayrışma, onun Antalya’daki başarısını bir anda yok edebiliyor. Demek ki genel siyasi havayı oluştururken bunun tersinden zarar verebileceğini de düşünmek lazım.
Menderes Türel bu duruma güzel bir tespit yapıyor:
“Seçimde iktidar değişmeyecek, muhalefet değişmeyecek, liderler değişmeyecek. Mahalli yöneticiler seçilecek. Seçmenin, ‘bana en iyi hizmeti kim yapabilir, benim sorunlarımı kim çözebilir?’ diye bir muhasebe yapması, şehrin ve kendisinin kazancı olur.
Ama genel siyasetin altında bir değerlendirme, genel siyasetteki konuların yerele taşınması, o şehrin geleceğinde ciddi bir sıkıntı oluşturur. Bu nedenle siyaset yarışmasın, hizmetler yarışsın, projeler yarışsın diyorum hep.”
NOT:
Talep etmeme rağmen, Millet İttifakı ve CHP adayı Muhittin Böcek ile röportaj kendilerinden kaynaklanan nedenlerle yapılamamıştır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021