Leyla İPEKCİ
Ah diyorum, şu memleketin kalp atışlarının bütün aritmisini yüreğimde hissederken yine bu sabah. Ah! Ne kadar az seviyorsun, oysa ne çok sevilmek istiyorsun sabah akşam! Elbet kendime diyorum öncelikle. Zira insan başkalarında hep kendi nefsinin suretlerini büyütüyor. Sen hitabıyla kendine seslenmek, insana tevhidi bir şuur kazandırabilir ansızın; o yüzden böyle devam edeyim.
Şu yıkılamayan duvarların en çok da kendi hudutlarının, uçsuz bucaksız sınırlarının mecazı. Kendini kafeslemeye yarayan her sınır bir çokluk daha katıyor iç dünyanın izbeliklerine. Bir tür yarılmaya hizmet ediyorsun insanlığın kozmik belleğinde, farkında mısın...
An'da olmanın sırrı, düşünüyorum da bugünkü gibi seküler, kesreti vahdetten ayrı gören, cüz'deki küll'ü fark edemeyen, yatay, ölçüsüz, mahremi özgürlüğün ruhundan koparmış bir gündelik hayatın katmanlarında dahi açılabiliyor. An; beyaz bir kuğunun kanatlarında belki; bizi gitgide genişleyen sonsuzluk algımıza doğru kanatlandıracak... Ne laik cumhuriyetlerde, ne monarşilerde, ne şeriatla yönetilen ülkelerde, ne 'ileri' dediğimiz demokrasilerde yok olmayan, silinemeyen... Daima mevcut olan ve ehli tarafından paylaşılan sır.
Hangi yönetim biçimiyle idare edildiğimiz veya hangi yaşam tarzını savunduğumuz bizi iç dünyamızda derinleşmekten, adanmaktan, odaklanmaktan, sevgili olmaktan alıkoymuyor. Toplumları anlamak istiyorsak önce insana yaklaşmak gerekiyor. Ve onu an'da sevmek...
İnsan zerreden küreye her şeyi ve tüm alemleri kendinde cem ediyor. Kamil insan olduğunda... Sen ise bu fıtri yolculukta nefsin ruha hicreti için böyle katmanlı yollardan gitmeyi gereksiz buluyorsun. Bir 'sevgili' gibi yaşamanın inceliklerini tebliğ ederken karşındakinin bilmesi gerekenleri bizzat bildiğinden eminsin.
Tebliğ ettikçe kamil insanın temsili de gerçekleşiyor sanıyorsun.
Temsil, yani tebliğ ettiğinin hakikatini hayata geçirmek, insanlığında onu diriltmek toplu halde mümkün olur sanıyorsun. Hayır, hakikat dediğin her kalbe kendi dilinde açılıyor. Hangi cemaate, hangi meşrebe dahil olursan ol! Cemaatlere toplu açılan bir hakikat yok.
Hakir gördüğün, küçümsediğin, sana haksızlık ettiğini söylediğin, biz hizmet ederken onlar İslamcılık yapıyor diye eleştirdiğin insanlara neyi tebliğ ediyorsun peki? Nefsinin hangi suretlerini? Biz asla böyle kaba saba yollara, ideolojik hezeyanlara kapılmayız diye birbirinizi ikna ederken tevhid şuurundan uzaklaştığını fark edemiyor musun? Böyle sen ben ayrımı güden bir sevgisizlikle 'ruh medeniyeti' kurabilir misin?
Tebliğ etme fikri gitgide gizli bir tahakküme dönüşmüş sende. Bizi neden sevmiyorlar diye sorguladığında, yine kusur hep sevemediklerinde. Sevmedikçe, sevilmenin anlamlarına varabilir misin?.. Sevmek; seni sevenden gelen bir çağrı. Ayetteki gibi ilk zikir. O'ndan (cc) gelen.
'Bir kulumu sevdiğimde onun görmesi, işitmesi, konuşması olurum' Kudsi Hadis'inden hareketle: Kamil insanın başının, ellerinin, dilinin, kulaklarının, velhasıl her uzvunun 'kalp' oluşundaki sırra dalsak biraz da. Kainata sığmayan neden kamil insanın kalbine sığabiliyor, düşünsek ya...
Biz hitabına geçmişim kaçınılmaz olarak. Böyle devam edeyim. O 'mürşid-i hakiki'yi sevdikçe, onun gönlünde doğabiliyoruz. Kendi kutlu doğumumuz! Nefsimizin suretlerini külli ruh'la bütünleştirdiğimiz ölçüde, onun veçhesinde 'En Sevgili'yi (sav) görür gibi yaşayabiliyoruz. Sevilen ile seven 'bir' oluyor an'da. Ve maşukun da aşık olduğunu duyumsuyoruz. Maşuklar da aşıktır evet. Böylelikle o aşk silsilesine dahil oluyoruz birlikte. An'ın sonsuzluğunda.
Bu silsilenin 'en güzel başlangıç'la 'en hayırlı son'u birleştiren 'En Sevgili'nin (sav) soyuna dahil olduğunu görüyoruz. Resullullah'tan bir veçhe taşıyan aşık ve maşukların temsil ettiği hakikate dahil olmak: 'O'nu görerek' ibadet etme zevkinde derinleşmeyi getirecektir her birimize kendi dilimizde.
Ama hayır, kamil insan olma yolunda o aşk silsilesine (Adem aleyhisselam'dan beri devam eden) bağlanmayı gereksiz buluyorsun, irşad edilmeye ehil olmak artık şart değil diyorsun. Acaba bu kadim eğitimden geçmediğin için mi O'nun konuştuğu dili olmakta zorlanıyorsun? Hakk'ın tecellileri sende tam olarak 'görünmüyorsa' eğer, bu iddiada olmak sana bir vebal yüklemiyor mu?
Bu durumda senin sözlerine itaat edenler aslında senin şahsına itaat etmiş olmuyorlar mı? Temsil ettiğin ve kendinde cem ettiğin hakikate arif olmadığın için, onlar senin nefsine itaat etmiş olmuyorlar mı? Böylesi bir tabiyet sana bağlanan dostları, kardeşleri şirke götürmez mi?..
Sevemediklerimizde kendi zaaflarımızı seyretmeyi denesek... 'En Sevgili'nin (sav) nefsini 'ümmeti' kılmasının bütüncül anlamlarını okumaya çalışsak... Sevemediği ve sevdiği her şeyin izdüşümü insanın vücudunda hakikat buluyor; belki yakinen anlayacağız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.09.2018
4.02.2018
1.02.2018
28.08.2018
25.08.2018
21.08.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.07.2018
28.07.2018