Mahfi Egilmez
Fenerbahçe Yönetimine Son Açık Mektubum
28.06.2020
861
Sayın Başkan, Yönetim Kurulunun Saygıdeğer Üyeleri,
Bir yıl kadar önce tarafınıza bir açık mektup yazarak devşirme oyunculara dayalı takım kurma modelinin gerek tek tek alınan oyuncuların bir araya geldiklerinde takım ruhu oluşturamaması gerekse çok pahalı bir yöntem olması ve kulübün maddi imkânlarının elvermemesi nedeniyle terk edilmesi gerektiğini yazmıştım. Bu modelin yerine birkaç deneyimli oyuncunun alınması ve yanlarına genç oyuncuların monte edilmesiyle kurulacak bir takım modeline geçilmesini önermiş, mevcut modelin sürdürülemez olduğunu vurgulamıştım. Ne yazık ki tam tersi yapıldı ve yine birçok üçüncü sınıf futbolcu dünyanın parası ödenerek alındı ve takıma monte edilmeye çalışıldı. Sonuç tıpkı önceki yılda olduğu gibi tam anlamıyla bir facia oldu. Bir örnek olarak Adil Rami’ye değinmeme izin verin. Büyük umutlarla ve paralar ödenerek alınan bu oyuncu birkaç maç oynadı ve negatif katkı yaparak (bir maçta takımın gol yemesine neden olmuştu) ayrıldı gitti. Fenerbahçe takımında an itibariyle benim hayalimdeki Fenerbahçe’de oynayabilecek tek bir oyuncu yok. Hayalimi de öyle Avrupa düzeyi filan gibi yüksek tutmuyorum. Ona karşın bu takımdaki tek bir oyuncu böyle bir hayalde yer alamıyor ne yazık ki.
İkinci bir mesele Obradoviç’in ayrılması meselesi. Her ne kadar Obradoviç bunu kendi arzusu gibi sunmuş olsa da ben bunun kendisine yapılan teklifin ve verilmesi planlanan bütçenin yetersiz olmasıyla ilgili olduğu kanısındayım. Sanırım birçok kişi de benimle aynı kanıda. Fenerbahçe Spor Kulübünün tarihindeki en büyük başarısına imza atmış olan bir koçu yollamak ancak ve ancak maddi imkânsızlık gerekçesiyle haklı gösterilebilir. Buna karşılık basketbol takımının maliyetini yarı yarıya düşürerek sağlanacak 10 – 15 milyon Euro tasarruf yine geçen sezondaki gibi üçüncü sınıf futbolculara harcanacaksa basketbolda yapılanın çok büyük bir yanlışlık olarak değerlendirileceği açıktır.
Ne yazık ki spor kulüplerimizde başarı ve toplumsal ilgi büyük ölçüde futbola endeksli bulunuyor. Oysa son yıllarda Avrupa’da ve dünyada takım oyunlarında alınan sonuçlar açık biçimde gösteriyor ki Türklerin basketbola, voleybola olan yeteneği futbolun çok üzerinde. Ne var ki futbola olan ilgi nedeniyle bu konuda ne desek boş olacak.
Sayın Başkan, Yönetim Kurulunun Saygıdeğer Üyeleri,
Bu benim sizlere yazdığım son mektuptur. Son olmasının iki nedeni var: İlki aynı şeyleri sürekli tekrarlamanın anlamsız hale gelmesi. Yönetiminize bunları yazmamla Türkiye için yapısal reformları yazmam arasında pek bir fark yok. İkisi de havada kalıyor ne yazık ki. İkincisi ise bu mektubumu da dinlemeyip aynı hataları yaparsanız artık hata yapacak kadar maddi imkân kalmayacak olması. Herkes Max Kruse’nin aylık ücretlerini alamadığı için takımı terk edip ülkesine dönmesine kızdı. Ben tam tersini düşünüyorum ve bunu Fenerbahçe’ye yapılmış bir iyilik olarak görüyorum. Fenerbahçe, Kruse’nin bu davranışından ders çıkarıp yukarıda yazdığım gençlere dayalı modeli yaşama geçirebilirse Kruse’den ettiği zararı bir süre sonra çıkarabilir.
Fenerbahçe, futbol takımının maliyetini bugünkünün dörtte birine düşürmeden sürdürülebilir bir finansal yapıya kavuşamaz. Yönetim kurulunuzda bunu benden çok daha iyi bilecek üyeler var. Geçen yıl kurduğunuza benzer bir takım kurarsanız ne finansman sorunlarını çözmeniz ne de başarıyı sağlamanız mümkün olabilir.
Son olarak birkaç yıldan beri yaşama geçirdiğiniz ağabeylik müessesinin yanlışlığına değinmek istiyorum. Bu tür düzenlemeler oyuncuların kafasını karıştırır. Teknik direktörle oyuncu arasında hangi sıfatla olursa olsun birileri varsa oyuncu kime bakacağını, kimden talimat alacağını şaşırır. Bir teknik direktörün danışacağı kişiler elbette olmalıdır ama bu kişiler oyuncularla aynı yerlerde olmamalı. Sizler hepiniz şirket yönettiniz ya da yönetimlere danışmanlık yaptınız. CEO olduğunuz bir şirkete patron iki tane ağabey yollasa ve o ağabeyler şirketteki çalışanlara talimat verse, tavsiyede bulunsa CEO olarak sizin otoriteniz zedelenmez mi? Şirkette çalışanların kafası karışmaz mı? Bu her yerde böyledir. Bunları da sizler benden daha iyi bilirsiniz. O nedenle bu ağabeylik müessesini zaman geçirmeden kaldırın ve oyunculara onların tek muhatabının teknik direktör olduğunu söyleyin.
Saygılar sunarım.
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
6.02.2026
26.01.2026
21.01.2026
5.01.2026
2.01.2026
12.12.2025
9.12.2025
8.12.2025
2.12.2025