Mehmet Acet
Hani öğrenci sınava giderken dersini çalışmış olur, öğretmen ne sorarsa sorsun, fark etmez. Onun rahatlığı olur ya. Ben de şu an kendimi öyle hissediyorum” diyor Mehmet Özhaseki.
Geçen gün kendisiyle bir araya gelip uzun uzun konuştum.
Sınav kitapçığının en zor yerinden sorular sordum.
Öğretmen değil, gazeteci kimliğimizle tabi.
Dingin ama iddialı bir ses tonuyla Ankara’ya ve Ankaralılara neler vadettiğini anlattı.
“Ne tür şikayetler, ne tür beklentilerle karşılaşıyorsunuz” diye sordum, şöyle dedi:
“İnsanlar bulundukları yerlerdeki sorunları anlatıyorlar. Kimi yerlerde doğalgaz sorunu var, kimi yerlerde park sorunu var, kimi yerlerde kentsel dönüşüm sorunları. Şikayetler karşıma çıkınca, her biri kulağıma aşina geliyor ve insanlara bu konularda geçmişte ne tür çözümler ürettiğimi anlatıyorum.”
Mesela kentsel dönüşüm meselesi.
Özhaseki, Kayseri’de briketten yapılmış 100 bin evi yıkıp yenilerini yaptıktan sonra sahiplerine iade etmiş.
-Peki bu iş yapılırken o evlerin sahipleri memnun oldu mu?
-Bu işi yaparken bir kişi bile damına çıkıp üstümüze bir kiremit atmadı. Sonra da hepsinin evini yapıp dualarla yerleştirmiş birisiyim.
İSTİŞARE VE ŞEFFAFLIĞA DAYALI YÖNETİM ANLAYIŞI
Ak Parti 31 Mart seçimlerinin kampanyasını ‘Gönül belediyeciliği’ konseptiyle yürütüyor.
Gönüllere hitap etme, projeler üretme…
Bunlar elbette önemli.
Ama bu iki başlık kadar kıymetli bir üçüncüsü daha var:
Belediye yönetimlerinde şeffaflığa ve istişareye geniş bir alan açmak.
Özhaseki’nin hazırlanmasına ciddi katkı sağladığı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 11 maddelik seçim manifestosunda bu konulara geniş geniş yer verildiğini biliyoruz.
Özhaseki sık sık yaptığı gibi bu konularda da Kayseri’de yaptıklarını referans gösteriyor:
Mesela kendi ifadeleriyle ihaleler üzerinden bir örnek verelim:
“Son 15 yılda ihaleleri canlı yayınlamış birisiyim. İhale salonunda kaç kişi var, ihaleye kim girmiş belli, kim işi alıyor belli, yüzde kaç kırımla iş yapılıyor belli. Orada yapılan pazarlıklar… Millet bilsin. Saklanacak bir şey yok.”
Mesele, sadece ihalelerde şeffaflık meselesi de değil elbet.
Belediye imkanlarının nasıl kullanılacağı konusunda sergilenecek tutum da bir belediye başkanına not verirken büyük kıymet arz ediyor.
Özhaseki bu konuyu açtığımda, “Ankara’ya vaadimdir” deyip şöyle bir taahhütte bulunuyor:
“Bütçenin ne kadar olduğunu, yatırım bütçesinin ne kadar olduğunu, bunun nerelere harcandığını, tek tek anlatacağımı da vadediyorum. Belediye bütçesini nerelere harcadığımızı halkımız görecek.”
“MANSUR YAVAŞ’IN PROJESİ YOK”
Özhaseki, seçimlerdeki rakibi Mansur Yavaş’la ilgili konuşurken de özenli bir dil kullanıyor.
Eleştiriyor ama bu eleştirilerini ‘Seçim rekabeti’ bağlamının ötesine taşıyıp, kişiselleştirmiyor, seviyeyi düşürmüyor.
Yavaş’ı ‘Projesi olmamakla’ eleştiriyor mesela.
Kendisine bir kentte insanların belediye ile ilişkilerinde ulaşım ve su faturaları üzerinden sürekli bir etkileşim halinde olduğunu hatırlatıp “Mansur Yavaş su fiyatlarını indirme vaadinde bulunuyor, bu önemli bir şey değil mi” diye sordum.
“Su faturalarında indirim vaadi bir proje değildir. Bir tarife meselesidir.
Hesabını kitabını yaparsın, ona göre yapabileceklerini hayata geçirirsin. Nitekim Mustafa Tuna Bey bu indirimi zaten yapmış durumda” dedi.
Peki, Ankara yarışında son durum nasıl?
Adaylar belli olup yarış başladığında Mansur Yavaş’ın önde olduğunu gösteren bazı anketler ortaya çıkmıştı.
Başlangıç için bu bilgiyi Özhaseki de doğruluyor.
Ancak ilerleyen zamanlarda durumun kendisi lehine değiştiğini, kararsızların kendi adreslerine geri dönmeye başladığını ve şu an Yavaş’ın önüne geçtiğini dile getiriyor.
Anketin büyüğünü 31 Mart akşamı göreceğiz tabi.
Ama eğer belediyecilik kabiliyeti ve kalitesi üzerinden bir yarış yürüyecekse, Mansur Yavaş’ın Özhaseki karşısında elinin bir hayli zayıf olduğunu düşünmekteyim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
17.04.2021
20.07.2020
15.07.2020
24.06.2020
20.06.2020
13.06.2020
8.06.2020