Mehmet Ocaktan
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüne yasal güvence sağlamak amacıyla başlattığı girişim karşısında çaresizlik yaşayan AK Parti iktidarı “Madem öyle gelin başörtüsü konusunda anayasa değişikliği yaparak referanduma götürelim” diyerek meydan okuması, kelimenin tam anlamıyla özgürlüklere kurulan bir tuzaktır.
Malum benzer bir girişim 12 Eylül ve 28 Şubat cuntacılarının da aklına gelmiş ve sonunda vazgeçilmişti. Şimdi AK Parti, sırf seçimlerde üç-beş oy daha fazla alabilmek için aynı ‘vesayetçi’ anlayışı hayata geçirmek üzere bir din ve inanç özgürlüğü olan başörtüsünü referanduma götürmeye hazırlanıyor.
Oysa din ve inanç özgürlüğü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. Maddesiyle garanti altına alınmıştır. Din ve inanç özgürlüğü gibi temel insani haklar asla referanduma sunulamaz. Nitekim KARAR tv’de bu konuda değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi lideri Ali Babacan “Başörtüsü bir temel insan hakkıdır ve temel haklar oylamaya sunulamaz. Başörtüsü ne kadar özgürlük alanıysa diğer kıyafet tarzları da özgürlük alanı olmalı” diyerek iktidara uyarılarda bulundu.
Vesayetçilere özenerek girişilen bu beyhude çabanın ne kadar tehlikeli bir adım olduğunun AK Parti ne kadar farkındadır bilemem ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçmişte bu konuda ciddi uyarıları var. Yıl 2009, o günlerde özgürlükler konusunda referandum dillendirildiğinde Erdoğan şiddetle karşı çıkıyor ve temel hakların referanduma götürülmesinin son derece yanlış olduğunu söylüyordu.
Erdoğan’ın sözleri aynen şöyle: “Çok ciddi bir yanlışlıktır, bu halka saygısızlık olur. Çünkü bu onun yaradılıştan gelen hakkıdır. Siz yaradılıştan gelen bir hakkı kalkıp da referanduma sunamazsınız ki... Yani bir insanın yaşam özgürlüğünü kalkıp da referanduma sunabilir misiniz, bir inanç özgürlüğünü referanduma sunabilir misiniz, bir düşünce özgürlüğünü sunabilir misiniz? Bunlar çok çok yanlış şeylerdir, bunların üzerinde referandumu konuşmak çok yanlış olur.''
Bugünlerde unutulmuş olabilir belki, tekrar hatırlatmakta yarar var. İsviçre 2009 yılında “minare yasağı” referandumu yapmaya kalktığında Türkiye’de iktidar dahil, pek çok sivil toplum kuruluşu bu girişimin insan haklarına ‘tuzak kurmak’ olduğunu söylemişti. O günlerde bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan şiddetle karşı çıkmış ve “Bu konular referanduma götürülemez” demişti.
Aynı şekilde İstanbul Barosu da benzer bir açıklama yaparak İsviçre’de minare yasağı getirilmesi konusunun halkoyuna sunulması ve alınan olumsuz sonuç kapsamında yeni minare yapılmasının yasaklanması temel hak ve özgürlükler açısından önemli aykırılıklar oluşturulacağının altını şu cümlelerle çizmişti: “İstanbul Barosu, yaşanan bu olayları ayni zamanda bir İNSAN HAKLARI sorunu olarak görmektedir. İsviçre’de din ve vicdan özgürlüğünün sınırlandırılmasını gerektirecek bir gelişme ve tehdit olmamasına ve yakın bir tehlike de mevcut bulunmamasına göre, İsviçre Hükümeti’nin aldığı halk oylaması kararı da, yasak kararı da AİHS’ne aykırıdır.”
Hal böyleyken AK Parti iktidarının, geçmişte kendisinin de karşı çıktığı “Din ve vicdan özgürlüğü”nü halk oylamasına götürme girişimini anlamak mümkün değildir. Evet toplumda “AK Parti seçim kazanmak için temel insan hakları dahil bütün kutsalları göz ardı etmekte bir beis görmez” gibi bir kanaat var, ama doğrusu bu kadarını da beklemiyorduk…
Umarız AK Parti nasıl bir ateşle oynadığının farkındadır. Teknik olarak pek mümkün gözükmüyor ama diyelim ki başörtüsü konusunu referanduma götürdünüz, ya insanlar meseleyi bir iktidar karşıtlığı gibi algılayarak “hayır” oyu kullanırlarsa… Hemen hatırlatalım, böyle bir durumda AK Parti başörtüsünü ebediyyen yasaklayan bir parti oyarak tarihe geçecektir.
AK Parti böyle bir sonuç çıkmasını varsayarak referanduma gitmek gibi bir niyet içinde olamayacağına göre, bilerek ya da bilmeyerek ‘başörtüsüne tuzak’ niteliği taşıyan bu girişimden derhal vazgeçmelidir.
Basında yer alan haberlere göre, bugünkü kabine toplantısında mesele enine-boyuna tartışılacakmış. Eğer AK Parti’de hala birazcık da olsa ’siyasi akıl’ sahibi yöneticiler, vekiller kalmışsa seslerini yükseltip bu yanlışa ‘dur’ demelidirler.
Ayrıca muhalefet partilerinden bir tek milletvekili bile bu vebale asla ortak olmamalıdırlar.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025