Mehmet Ocaktan
Demokrasiye yapılan itirazların temelinde; “Demokrasi Batı düşünce sisteminin bir ürünüdür, dolayısıyla İslam düşüncesiyle uzlaşması mümkün değildir” tezi yatıyor. Bu itirazlardan çıkarak diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi ve “İslam dünyası, demokrasi masalı ile sömürüye açık hale getirildi.”
İyi güzel de bu demokrasi taşlama işi, İslam toplumlarının şu anda içine düştüğü zilletten kurtulması için çare olabilir mi? Eğer gerçekten böyle olsaydı, Müslüman dünya kendi kaynaklarına dönerek adaleti ve ahlakı esas alan yepyeni bir yönetim modeli oluşturabilir ve bütün dünyaya da örnek olarak sunabilirdi. Maalesef şu ana kadar Müslüman dünyada böyle bir model oluşturulabilmiş değil.
Kuşkusuz bu konuda somut örnekler üzerinden gitmekte yarar var; Türkiye dahil bütün İslam ülkelerinde demokratik dünyanın bir kötülük simgesi ve de demokrasinin matah bir sistem olmadığı yönünde sayısız eleştiri yapılıyor, nutuklar atılıyor. Ama ne hazindir ki, demokrasi reddiyeciliği yapanların hemen hepsi Batı demokrasilerinin ürettiği lüks arabalara ve uçaklara biniyor, onların ürettiği makineleri kullanıyor. Hatta öyle ki ‘yerli’ olarak tanımlanan araçların, makinelerin önemli parçalarını, inovasyonunu bile aynı ülkelerden tedarik ediyorlar. Madem demokrasi bir kötülük simgesidir, o zaman bu kötülüğe bulaşmayalım ve her şeyi kendimiz üretelim.
Kabul edelim ki, gerçek dünya bizim kafamızdaki masallarla pek uyuşmuyor. Ne yazık ki ‘şanlı tarih’ hikayelerine yaslanarak yeni teknolojiler üretemiyoruz, dünya ile yarışacak bilim insanları yetiştiremiyoruz.
***
Çünkü dünya çapında bilim, sanat ve fikir insanları yetiştirebilmek için öncelikle ‘hukukun üstünlüğü’ne dayalı, ifade özgürlüğünün teminat altına alındığı ve de eleştirel düşüncenin hakim olduğu bir yönetim modeline ihtiyaç bulunmaktadır. Bunun adının illa demokrasi olması gerekmiyor, yeter ki biz Kur’an’ın ve Hz. Peygamberin bize bıraktığı evrensel mesajı yaşadığımız dünyanın diline tercüme ederek hukuku-adaleti, hakkaniyeti ve ahlakı esas alan bir sistem kurabilelim. Unutmayalım, demokrasi dediğimiz sistem insanlığın uzun tecrübeler sonunda bulduğu en ehven sistemdir.
Ama ne hikmetse biz kendi meselelerimize eğilip çözüm üretmek yerine demokrasi goygoyculuğu yapmayı pek seviyoruz. Oysa bizim en temel problemimiz, kamil manada bir dindarlık bilinci oluşturamamış olmamızdır. Biliyoruz ki İslam’da insan haklarının korunması, kul hakkının gözetilmesi en temel vecibelerden birisidir.
Ancak üzülerek ifade etmek gerekiyor ki, bugün İslam dünyası insan hakları ihlalleriyle malul durumdadır, ehliyet ve liyakatin esamesi bile okunmamaktadır, hukuksuzluk dizboyudur. Böyle bir tabloda yeterli dindarlık bilincinin oluştuğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir.
Hal böyleyken her gün oturup sabahtan akşama demokrasi taşlamak marifet değildir. Marifet, Allah’ın tıpkı demokratik dünyadaki insanlar gibi bize de akıl, zeka ve irade verdiğini ama buna rağmen, neden hakka- hukuka riayet eden adil ve özgür bir sistem inşa edemediğimizi sorgulayabilmektir.
Zira Allah insanlara yeryüzünü musahhar kılmıştır, bu konuda Lokman Suresi’nin 20. Ayetini dikkatle okumak gerekiyor: “Allah göklerdeki ve yerdeki her şeyi hizmetinize sunduğunu, sizi görünen ve görünmeyen onca nimetin içinde yüzdürdüğünü görmez misiniz?”
***
Ayette de açıkça ifade edildiği gibi Allah nimetlerini hiçbir ayrım yapmadan bütün insanlara bahşediyor. Aklını, iradesini kullanarak rasyonel bir sistem inşa edebilenler Allah’ın nimetleriyle teknoloji üretiyorlar, modern anlamda mimari şehirler kuruyorlar ve herkesin gıpta ile bakacağı özgür bir refah toplumu oluşturuyorlar.
Çok yürek burkucu bir durum ama Müslüman dünyanın böyle bir derdi yok, onlar eleştirel bakışların fitne ve fesat üretmekle eşdeğer olduğunu düşünerek, özgürlüklerin nasıl sınırlandırılacağı ile meşgul durumdalar. Böyle bir zihniyet yapısıyla ancak buraya kadar..
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025