Mehmet Ocaktan
Son dönemde dış politikada yaşadığımız savrulmaların en dramatik halinin Suriye özelinde yaşandığını söylemek artık bir kehanet değil. Maalesef dış politikadaki strateji eksikliğimiz, bizi Suriye’de öylesine talihsiz bir kavşak noktasına getirdi ki şu andan itibaren kalsak da, dönsek de kayıplarımızı telafi etmek hiç kolay olmayacak.
İşin başında hem uluslararası camiayı, hem de Suriye içindeki muhtemel müttefiklerimizi, mesela Kürtleri denklem dışında bıraktığımız için sonunda bütün yumurtalarımızı Putin’in sepetine koymak zorunda kaldık.
Rusya’nın planları ise ortada... Astana ve Soçi süreçleri ilk günden bu yana, Şam’dan başını uzatamayan Esad’ı Suriye’de hakim kılmak üzere düzenlenmiş bir tiyatroya dönüşmüş durumda.
Rusya destekli rejim güçlerinin askerlerimizi şehit etmesiyle bir kez daha gördük ki, Rusya Türkiye’yi Suriye denkleminden nihai olarak çıkarmak için İdlip’te son noktayı koymak üzere. AK Parti sözcüsü Ömer Çelik her ne kadar “Gözlem noktalarından çekilmeyeceğiz” dese de, durum pek parlak gözükmüyor. Zira Türkiye’nin kurduğu gözlem noktalarının önemli bir bölümü fiilen rejimin kontrolüne girmiş bulunuyor. Yani gözlem noktalarının artık gözlem yapması pek mümkün değil. Muhtemelen Şubat sonuna kadar rejim İdlip’te hakimiyeti tümden sağlamış olacak.
Ve doğal olarak rejimin hakimiyet sağladığı bütün bölgelerde biz olmayacağız. Zaten Astana’da altına imza attığımız “Suriye’nin toprak bütünlüğü” mutabakatı da Türkiye için bağlayıcı olacak.
Peki şu saatten sonra ne yapacağız?
Askerlerimizi şehit eden onur kırıcı saldırıya karşı nasıl bir strateji geliştireceğiz?
Açıkçası bu ülkede yaşayan herkes kırılan onurumuzu tamir edecek, acımızı bir nebze olsun dindirecek bir adım atılmasını beklemektedir. Doğrusu Bahçeli’nin, “Türk milleti gerekirse, başka da seçenek görülmezse, Şam’a girmeyi şimdiden planlamalıdır” şeklindeki açıklamalarına paralel bir çılgınlığı göze alabilir miyiz bilemem ama, diplomatik derinliği olan, daha rasyonel adımların atılması gerektiği de muhakkak.
Eğer yeniden Putin’le yola devam edeceksek, bilelim ki şu ana kadar olanlardan farklı bir durum olmayacaktır. Astana süreci yeniden canlandırılabilir, hatta Putin’le sayısız görüşmeler yapılabilir, nitekim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün Putin’le bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Zira bugüne kadar yapılan görüşmelerin sonuçlarını artık ezbere biliyoruz. Muhtemelen bundan sonra da sayısız görüşmeler yapılacak, mutabakatlar imzalanacak. Ama bütün bunlara rağmen, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Putin-Esad ikilisinin planları tıkır tıkır işlemeye devam edecektir. Bu arada Putin’in nihai hedefleri arasında, “Adana Anlaşması” temelinde Türkiye’yi Esad’la aynı masaya oturtma planının olduğunu da bir yere not edelim.
Artık bir gerçeği kabul edelim ki, bizim açımızdan Suriye bağlamında Rusya ile yapılan bütün anlaşmaların ve ikili ilişkilerin nihayetinde varacağı yer “değerli” bir yalnızlıktır...
Aslında Suriye’de 9 yılda yaşanan tecrübelerden ortaya çıkan kanaat odur ki, Türkiye kendini sadece Rusya alternatifine indirgeyen dış politika yaklaşımlarını gözden geçirmek ve de Batı ittifakı ile ilişkilerini zenginleştirmek durumundadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025