Mehmet Ocaktan
Cumhuriyet tarihinin değişik dönemlerinde siyasal iktidarların bazen perde gerisinden, bazen de açık bir şekilde yargı üzerinde etkileri olmuştur. Ancak bazı yargıçlar içinde bulundukları dönemin ağır şartlarına rağmen, kahramanca bir duruş sergilemeyi de başarabilmişlerdir.
Taha Akyol’un “Onlar da Kahramandı” kitabında yer alan 1960’lı yılların Yargıtay Başkanı Recai Seçkin örneği son derece önemlidir. Recai Seçkin, kendisine önerilen Yassıada Mahkemesi başkanlığını (ihtilal mahkemesi) reddetmiş saygın bir yargıçtır. 27 Mayıs darbesinden üç ay sonra 6 Eylül’de Yargıtay Adli Yıl açılışında yaptığı konuşmada ihtilal mahkemesinin yargıçlarına erken uyarıda bulunarak iktidar erkinin ve hiçbir odağın etkisinde kalmamaları gerektiğini söyleyen ve özellikle de “kuvvetler ayrılığı”nın altını çizen Seçkin’in şu cümleleri bugüne de ışık tutacak niteliktedir: “Hakim, hukuk esasları ve vicdanı yerine idare adamlarının ve davada ilgili olanlardan birisinin etkisi altında kalarak karar verirse verdiği karar, açıklamaya lüzum yoktur ki, özünde adaletle ilgisi bulunmayan bir belge, daha açıkçası bir zulüm belgesinden ibaret kalır.” (Onlar da Kahramandı, s.35)
Bugünden geriye doğru baktığımızda İstiklal Mahkemeleri dahil, 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat darbe dönemlerinde yargı üzerinde baskı girişimlerinin olduğunu görebiliriz. Bugün içinde bulunduğumuz süreci bu dönemlerle karşılaştırdığımızda, çok daha farklı bir tablo ile karşı karşıya olduğumuz muhakkak.
Maalesef bugün yargının, yürütmenin ve yasamanın tek elde toplandığı Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi’nde özgürlükleri ve hakları korumakla yükümlü olan ve bu yetkisini Türk milleti adına kullanan yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışılır hale gelmiş bulunmaktadır.
Bir yargı sistemi düşünün ki, iddianame hazırlayıp imzalayan savcı sonra HSK üyeliğine tayin oluyor. Ve bir başka savcı Osman Kavala iddianamesini hazırladıktan sonra Adalet Bakanlığı’na tayin oluyor.
Bir yargı sistemi düşünün ki, yerel mahkeme Anayasa’nın açık hükmüne rağmen, Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu ile ilgili “hak ihlali” kararını tanımıyor.
Bir yargı sistemi düşünün ki FETÖ liderinin, bir tecavüz davasına karışan yeğenlerini kurtaran hakim, daha sonra pek çok siyasi davada da önemli kararlar verebiliyor.
Bir yargı sistemi düşünün ki Osman Kavala Gezi davasından beraat ediyor ve tam bavulunu alıp çıkacakken, bu sefer TCK’nin 328. maddesinden ‘Siyasal veya askerî casusluk’tan tutuklanıyor.
Oysa Osman Kavala’nın tutukluluğunu 10 Aralık 2019’da görüşen AİHM, Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanması ve Anayasa Mahkemesi’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine karar vermişti. Fakat aradan geçen sürede Osman Kavala cezaevinden hiç çıkamadı.
Bir yargı sistemi düşünün ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay’ın kararlarına rağmen, Ahmet Altan ve Selahattin Demirtaş hukuki olmayan gerekçelerle cezaevinde tutulmaya devam ediliyorlar.
Maalesef Türkiye’de hakimlerin “coğrafi teminatı” olmadığı için hoşa gitmeyen kararlarda, hakimler HSK tarafından başka illere sürülebilmektedirler. Son dönemdeki uygulamalar da göstermektedir ki siyasetin hukuktan üstün hale gelmesi, ülkede yargıya olan güveni her geçen gün biraz daha azaltmaktadır.
Kuşkusuz esas vahim olan, bu hukuk tablosuyla Türkiye’nin gerek ekonomik anlamda, gerek dış politikada, gerekse özgürlükler anlamında her geçen gün daha da yalnızlaşmasıdır.
Unutmayalım ki toplumdaki adalet duygusunu zaafa uğratan bu hukuk yapısıyla Türkiye dünyada saygın ülkeler kategorisinde yer alamaz, demokrasi liginden düşen bir Türkiye ise yabancı yatırımcı için cazibe merkezi haline gelemez. Ve yeni yatırımlarla kalkınmasını sağlayamayan bir Türkiye, halkının ekmeğini büyütemez. Kısacası ekonomik ve demokratik standartlarını yükseltemeyen bir Türkiye, krizler ülkesi olmaktan kurtulamaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025