Mehmet Ocaktan
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “İnsan Hakları Eylem Planı”nı açıklaması, nedense kimsede bir heyecan ve de coşku oluşturmadı. Derin insan hakları problemlerinin yaşandığı, özgürlüklerin baskılandığı, yaşanan hukuksuzlukların hayatları karartmaya devam ettiği bir ortamda bu eylem planının insanlarda heyecan yaratmaması doğrusu düşündürücü bir durum.
Öyle anlaşılıyor ki iktidar özellikle hukuk, demokrasi ve ekonomi konusunda toplum nezdindeki itibarını büyük ölçüde kaybetmiş. Zira sokaktaki insan dahil herkes biliyor ki iktidar Türkiye’nin mevcut yasalarına itibar etse, daha doğrusu yargıyı rahat bıraksa her sabah kalkıp insan hakları eylem planları açıklamasına, yeni anayasa vaadinde bulunmasına hiç gerek kalmayacak. Ayrıca hatırlamakta yarar var; bugün planda yer alan gerçekten de çok güzel şekilde ifade edilen o pırıltılı cümlelerin büyük bir bölümü mevcut anayasamızda ve altında Türkiye’nin de imzası bulunan uluslararası anlaşmalarda zaten yer alıyor.
Mesela 2010 referandumuyla bizzat AK Parti iktidarının hayata geçirdiği Anayasa Mahkemesi’ne ‘bireysel başvuru’ hakkı önemli bir başarı hikayesidir. Ama ne yazık ki bu hak, iktidarın yargıya müdahalesi yüzünden işlemez haldedir. Yine AK Parti iktidarı tarafından 2004 yılında Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasında yapılan değişiklikle “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır” hükmü getirilmiştir. Yani AİHM’nin kararları, anayasamız tarafından tanınır kılınmıştır. Ama bugün Anayasa’ya rağmen iktidar “AİHM kararlarını tanımıyoruz” diye övünebiliyor.
İyi güzel de insanlar, eylem planında yer alan o güzel ifadelere mi, yoksa kayyım rektör istemeyen öğrencileri ‘terörist’ ilan eden, tweet atan öğrenciyi hapse atan uygulamalar mı inanacak?
Keşke Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı, DEVA lideri Ali Babacan’ın ifadesiyle “Şu andan itibaren hükümet yargıya telefon açmaktan, talimat vermekten vazgeçiyor” cümlesiyle başlayabilseydi. Eminim böyle bir ifadenin inandırıcılığı daha güçlü olurdu.
Evet İnsan Hakları Eylem Planı’nda uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve evrensel hukuk normlarına atıf yapan çok kıymetli ifadeler var. Mesela deniyor ki “Hiç kimse, düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.” Ama biliyoruz ki özellikle son yıllarda yüzlerce insan düşüncelerinden dolayı içeri atıldı. Yine aynı şekilde eylem planında “Katalog suçlarında, somut delile dayanma şartı getirerek, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğuna ilişkin ilkeyi tahkim ediyoruz” diniliyor, ama “kayyım rektör istemiyoruz” diyen öğrenciler “terörist” ilan edildi, tweet atanlar tutuklandı. Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş AİHM kararlarına rağmen tutuklu kalmaya devam ediyorlar.
Doğal olarak insanlar böylesine büyük gösterilerle sunulan eylem planlarına, reform vaatlerine inanmakta zorluk çekiyorlar. Daha doğrusu uygulamalarla vaatlerin farklı olması insanları endişelendiriyor. Bu konuda İYİ Parti lideri Meral Akşener’in grup toplantısında yaptığı konuşmadaki “28 Şubat’ın hayaleti” tanımlamasının fevkalade zihin açıcı olduğu kanaatindeyim. Galiba iktidarın güvenilirliğini neden kaybettiğini anlamak için Akşener’in şu sözlerini dikkatle okumakta yarar var: “Bugün Türkiye’nin üzerinde 28 Şubat’ın hayaleti dolaşıyor. Bu, apolet yerine kravat takan, haki yerine lacivert giyen bir hayalet. Bu, irticacı yerine, beğenmediğine ‘terörist’ diyen bir hayalet. Bu, dünün mağdurlarını, bugün mağrur muktedirleri yapan bir hayalet. Bu, dün şiirden hapis yatanlara, bugün milleti tweetten hapse attıran bir hayalet.”
Kısacası insanlar, çok haklı olarak İnsan Hakları Eylem Planı’nın içine “28 Şubat’ın hayaleti”nin sızmasından endişe ediyorlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025