Mehmet TEZKAN
Türkiye bunu da gördü, buna da tanık oldu...
Atanmış kişi, bir bürokrat; Meclis kürsüsünden milletin vekillerine hakaret edebildi, yalancı diye bağırabildi, kafa tutabildi.
Türk demokrasisinin geldiği son nokta bu.
Atanmışların vesayet rejimi mi diyelim...
Saray'ın vesayet yönetimimi diyelim; bilemedim.
Ama durum vahim.
Bürokrat kimlikli dört bakan Meclis'te milletvekillerini adeta fırçaladı. Cumhur İttifakı'nın vekilleri de bu durumu alkışladı.
İçlerinden biri, bir akil adam, bir yürekli adam çıkıp da:
"Arkadaşlar biz yasama organıyız, Gazi Meclisiz. Bu insanların bize bu şekilde hitap etmeleri doğru değil, bakan diye isimlendirilen kişiler gerçekte bakan değil. Yürütme organı bile değiller. Onlar Cumhurbaşkanı'nın sekretaryası görevinde. Yürütme tek kişi, yürütmenin yegane temsilcisi var, dolaysıyla yasamanın da tek muhatabı o. Bu kürsüden atanmış bakanlar seçilmiş vekillere bağıramaz. Bağırsa bunun adına demokrasi denemez. Ayrıca onların Meclis'e karşı sorumlulukları yok. Muhatabımız değiller, böyle konuşamazlar, bizlerle polemiğe giremezler. Bilgi veriler, giderler." demedi.
Diyemedi...
AKP içinden bir tek akil adam çıkıp da yarım/yamalak demokrasimizi bile savunamadı.
Soru şu: Bakanlar bu hamleyi neden yaptı?
Neden bakanlar en küçük fırsatı bile değerlendirme yolunu seçerek muhalefet milletvekillerini azarlama yolunu seçti?
Herhalde iktidarın yeni stratejisi bu. Paradigma değişikliği de diyebiliriz.
Dört Bakan'ın kavga çıkarma, vekilleri azarlama üslubuyla bütçelerini savunması tesadüf olamaz.
Belli ki talimat bu yönde.
Aksi düşünülebilir mi?
Bakanların kendi kararlarıyla bu şekilde davrandıkları inandırıcı mı?
Bakan yangına gidiyor; Cumhurbaşkanımızın talimatıyla geldim diyor.
Bakan sel baskınına gidiyor; Cumhurbaşkanımızı talimatıyla buradayım diyor.
Bakan dış politikada muhatabıyla görüşüyor, söze; Cumhurbaşkanımızın talimatıyla şunu söylemek isterim diyor.
Sadece onlar değil, valiler, büyükelçiler, kaymakamlar ağzından iki cümle çıkan tüm bürokratların ilk cümlesi "Cumhurbaşkanımızın talimatıyla" oluyor.
Hâl böyle olunca tahmin etmek zor değil. Dört Bakan'ın Meclis'te sergilediği tutum, vekillere karşı takındıkları tavır da talimatladır.
Meclis'te ne olduğuna bakmadan önce birilerinin meseleyi başka mecraya çekmemesi adına notu da düşeyim. Bakanların sözlerinin doğru/yanlış, haklı/haksız olduğunun önemi yok. Mesele demokrasinin getirilmek istendiği yer. Muhataplık meselesi. Atanmış kişinin, seçilmiş kişiye fırça atma cesaretini göstermesi.
Ulaştırma Bakanı'ndan başlayalım.
Milletvekilini yalancı diye suçlama cesaretini gösterdi.
Gelelim Sağlık Bakanı'na.
Atanmış kişi olduğuna bakmadan, bulunduğu yerin TBMM olduğunu düşünmeden milletvekiline; "Doğru konuşun, yüzünüz biraz kızarsın, kaçmayın bekleyin" diye bağırabildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı milletvekilini; "Sen ne kadar ilgisizsin" diye aşağılayabildi.
İçleri Bakanı oturduğu yerden vekillere laf atmayı; "Kürt düşmanı sizsiniz" diye suçlamayı kendine hak saydı.
İşin daha da vahimi atanmış bakanların defalarca kürüye gelip, milletvekilleriyle söz yarıştırmasıydı. Mesela İçişleri Bakanı 20 defa kürsüye gelmiş!
İşin vahimin de vahimi Meclis'i yöneten başkanvekilinin buna izin vermesiydi.
Tuhaf olan ise; muhalefet dahil, yasama organında var olanların bunu doğal karşılamasıydı.
Soru şu:
Kendileriyle polemiğe giren, suçlayan, hakaret eden atanmış bakanlara karşı milletvekilleri ne yapabilir?
Hiçbir şey.
Çünkü;
Gensoru veremezler; o müessese kaldırıldı.
Yazılı soru sorabilirler ama atanmış bakanlar isterse cevap verir, isterse vermezler.
Yürütmenin yegane temsilcisinden (tek kişi) açıklama isterler, ondan hesap sormaya kalkarlar diyeceksiniz?
Kalkamazlar, yürütmenin yegane temsilcisinin yasama organına karşı en küçük bir sorumluluğu yok. Anayasamıza göre sorumsuz ve hesap sorulamaz!
Kısaca bütçe görüşmelerinde iktidar yeni bir atak yaptı, vekillerin karşısına atanmış bakanları çıkardı. Bir sonraki aşama Meclis'i bakan yardımcılarıyla muhatap etmeleri.
Daha sonraki aşama genel müdürleri göndermeleri alacak herhalde.
Olan bitene Meclis Başkanı'nın tepkisi yok mu?
Valla yok.
Aslında ne yazık ki muhalefet liderleri de (şimdilik) "Ne oluyor, yasama hiçbir dönem bu kadar güçsüz, bu kadar çaresiz olmamıştı" demedi.
Korkarım, milletvekilleri atanmış bakanlardan yedikleri fırçayla kalacak.
İleri demokrasi adına!
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026