Mehmet TEZKAN
Son yirmi yıldır dediklerine bakın diyeceğim, abartılı olur. İktidarının ilk yıllarında böyle değildi, son on yılda oldu.
Yaptığı başka söylediği başka siyasetçi haline geldi. Hâlâ sanki bu ülkeyi 20 yıldır kendisi yönetmiyor gibi davranıyor. Sanki düne kadar en büyük belediyelere hükmetmiyor gibi konuşuyor.
Hani derler ya “İmamın dediğini yap yaptığını yapma.” Erdoğan da imam hatipli. Herhalde o okullarda bunu öğretiyorlar. Halka olması gerekeni, yapılması gerekeni söyle, sen bildiğini oku!
Sorun çıkarsa!
Teflon tava politikası izle.
Başkalarını sorumlu göster!
Son örnek Rize. Rize’de sel felaketi yaşandı. İnsan eliyle hazırlanmış bir felaketti. Geliyorum diyen felaketti. Doğanın isyanıydı.
Cumhurbaşkanı Rize’ye gitti, miting yaparak halka hitap etti. Ve onlara dedi ki; “Ne olursunuz yamaçlara beş katlı on katlı binalar yapmayın.”
Haklı mı?
Yüzde yüz. Ama muhalefet partilerinden birinin genel başkanı olsa “Ne olursunuz” diye yalvaran çağrısını anlarım, alkışlarım. Ama söyleyen kişi 20 yıldır bu ülkeyi yönetiyor.
Rize 1994 yılından beri Milli Görüş zihniyetinin yönetiminde. Üstüne üstlük Cumhurbaşkanı Rizeli.
Şikâyet ettiği o beş katlı on katlı binalara izni kim verdi?
O eşsiz doğayı gelişi güzel yerleşimlere kim açtı? Plansız yapılaşmaya kim göz yumdu?
Dere yataklarına binalar dikilirken belediye neredeydi? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uyuyor muydu?
Uzmanlara göre, sel felaketinin sebebi sadece düzensiz yapılaşma değil. Dere yataklarına ev kondurulması değil.
Taş ocakları nedeniyle ağaç kesimi, HES’lerle suyun akışının değiştirilmesi. Dağının dengesinin bozulması. Çay ekim alanları için yine ağaç kesilerek yer açılması.
Son örnek İkizdere Taşocağı. Hep söylüyorum, eskiden köylüler ağaç kesim kendilerine arazi açmak isterdi, jandarma müdahale ederdi. Devran değişti. Devlet müteahhitlerine imkân sağlamak için ağaç kesilmesine izin veriyor, karşı koyan köylülerin karşısına jandarma dikiliyor.
Gelelim o dere yataklarına, yamaçlara yapılan binalara.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şikâyet ettiği, "Ne olur yapmayın" dediği ama yapılan binalar imar affına girdi mi?
Dere yatağındaki binalara, yamaçlardaki on katlı bloklar imar affından yararlandı mı?
Tabii ki…
Bakın bu ülkeye son yıllarda yapılan en büyük kötülük imar barışı altında imar affı çıkarılmasıdır. Sadece Karadeniz değil, bütün Eğe, Akdeniz sahilleri beton yığınına döndü. Af geliyor söylentisiyle uyduruk temel atıp beton döken aftan yararlandı. Dağ taş konut oldu, dağ taş otel oldu.
Erdoğan için bu seçim yatırımıydı. 2018 seçimlerini alma garantisiydi. Aynı zamanda gelir kaynağıydı.
Ama doğa tahrip oldu.
Erdoğan bir yandan “En büyük çevreci biziz” diye böbürlendi, çevreyi tahrip etmeyin, bedelini hepimiz öderiz diye insanları uyardı, öte yandan kaçak yapılaşmanın önünü açtı.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler ya durum aynen böyle!
İmar affıyla Hazine, 25 buçuk milyar lira gelir sağlamış. 10 milyon vatandaş yararlanmış. 7 milyon 238 bin bağımsız birime af çıkarılmış.
Şöyle bir liseye baktım. Nüfusa oranla en fazla af başvurusu Karadeniz’den.
Trabzon, birinci sırada; 150 bin başvuruyla, Samsun 146 bin, Giresun 118 bin ile üçüncü olmuş. Dördüncü Ordu, 99 bin başvuruyla. Beşinci sırada Rize var; 69 bin 500 başvuru. (Not; bu rakamlar eksik olabilir çünkü imar affının süresi uzatıldığı için yeni başvurular listede yok. En azından ben ulaşamadım. Yani listenin eksiği var fazlası yok)
İnanılmaz değil mi?
Cumhurbaşkanı konuşmasında “Dikey mimari yerine yatay mimariyi teşvik ederek şehirlerimize nefes aldırdık” demiş.
Övünmüş!
Hangi şehirler onlar, gidip görelim.
İstanbul’u biliyorum; 1994 yılında Erdoğan’ın belediye başkanı olmasıyla başlayan süreçte AKP’li belediyeler sayesinde dikey mimarının başkenti oldu.
Her yer gökdelen oldu, her yer AVM oldu.
Mecidiyeköy’de stat yıkıldı, yerine park yapılacak, bölge nefes alacak diye beklerken devasa bloklar dikildi. Zincirlikuyu’da Karayolları'nın arazisi satıldı, AVM yapıldı, tam karşısına 80 katlı gökdelen dikildi. Zincirlikuyu mezarlığının yanından ilerleyin dördüncü Levent’e kadar gökdelen.
TEM otoyolunun iki yanı aynı.
Maslak, Ataşehir, Kozyatağı, Kartal ve Maltepe aynı.
Daha sayayım mı?
“Dikey yerine yatay mimariyi teşvik ettiğini” söyleyen iktidarın yegâne temsilcisine sormak isterim.
Ataköy sahilinde denize sıfır yapılan 40 katlı konutlara, otele kim izin verdi?
Cumhurbaşkanı o konutların önünde geçti mi bilmiyorum ama onlar dikey mimarinin daniskası değil mi?
Ne diyorum; dediği başka yaptığı başka!
Cumhurbaşkanı Rize konuşmasında önemli bir uyarıda daha bulundu.
Dedi ki; “Tabiatla uyum içinde bir hayatı inşa etmek yerine ona tahakküm edilmeye çalışıldığında bunun bedelini insanın yanı sıra tüm canlılar ödüyor.”
Haklı. Bu uyarısı nedeniyle alkışlıyorum.
Ama sormadan edemeyeceğim.
Kanal İstanbul doğaya tahakküm değil mi? Doğa kendine su yollarını açmış, denizlerini birleştirmiş, dünya harikası iki boğaz oluşturmuş, suni kanal açarsak bunun bedelini zene bezene bizlerle birlikte orada yaşayan canlılar da ödemeyecek mi?
Allah’ın özene bezene yarattığı bu güzel doğayı tahrip etmiş, değiştirmiş, bozmuş olmayacak mıyız?
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026