Mehmet TIRAŞ
Ölüm ne kadar pozitif bir kavram doğal olmayanı kabullenmediği gibi, ek ve ilave etmenizi de kabullenmiyor. Ve olumsuz, doğal olmayanları tüm çıplaklıyla ortaya koyuyor ölüm.
19 Ocak 2013 tarihinde ani bir kalp kriziyle aramızdan ayrılan duayen gazeteci ve televizyoncu yazar demokrat insan Mehmet Ali Birand aramızdan ayrıldı. Gazeteciliği ve haberleri sevdirdiği kadar ölümü de insanlara sevdirdi; çünkü cenazesine katılan bazı riyakârları da ortaya çıkardı.
Ben, Birand’ın ölümü üzerine övgü dolu sözlerle devam etmeyeceğim ne kadar övgü ve onura eden sözler söylense de Birand, bunları fazlasıyla hak eden bir kişilikti, her şeyden önce iyi bir insandı.
Birand’ın Şişli Teşvikiye camisinin avlusunda cenazeye katılanlara gözüm takılıyor evden televizyonun başında seyrederken, bir de ne göreyim, gözlerime inanamadım ama tekrar kameraya takılınca gözlerine far tutulmuş tavşan gibi oldum..Üzerinde krem renkli pardösülü,her zaman fötr şapkası ile böyle yerlerde bulunan eksik aksesuarlı, kravatlı kır saçlı şimdi milletvekili,28 şubatta Birand’ı ve bazı gazeteci meslektaşlarını ,kanat önderlerini ve siyasileri andıçlayan; “Bu Alçakları Tanıyalım” diye yazı yazan,işinden kovduran,andıçladıkları Akın Birdal’ı kurşunlatan ve ölümden döndüren, sakat bırakan, Birand’ı da terör örgütünün yandaşı tanıtan, medyanın amiral gemisinin baş yazarını görmeyeyim mi,kanım donuyor,ardından da,”Türkiye Türklerindir” değişmez sloganlı gazetenin o dönemdeki gemisinin kaptanı kameraların karşısına çıkmasın mı;gözünde güneş gözlüğü peşinden Birand için methiyeler düzünce,insanlığımdan utandım pes vallahi dedim,bu kadar da olmaz..
Yazmak istediklerimin önüne geçiyor öfkem.
İşte böyle arsızlar için halk arasında güzel bir söz vardır,”Bunların yüzüne tükürsen rahmet yağıyor” derler ya, tam bunları tarif ediyor.Ne yüzle siz o cenazeye geldiniz de saf tuttunuz,helalık verdiniz,hiç mi yüzünüz kızarmadı,yüreğiniz sızlamadı vicdansızlar.Buna derler öldürdüğü adamın cenazesinde saf tuttu,timsah göz yaşları döküyor,diye..
İnsan bu arsızları ve yüzsüzleri tanıdıktan sonra şöyle bir teselliye varıyorum kendimce; Tanrı bunları yaratmasaydı, iyi ve değerli dürüst insanların kıymeti bilinir miydi, diye de teselli olmuyor değilim ama kabullenmekte de çok zorlanıyorum.
Birandın cenazesinde “Alçakları da Tanımış olduk” hayat ne kadar tesadüf değil mi?
Aklıma köylünün öküzüne konuşması geldi:
“Köylü öküzüyle döven sürerken öküze demiş ki;sana malamanın(taneli saman) üzerine sıçma diyorum ama sen beni dinlemiyorsun, kışın bunu sana yediririm,der..Tabi adı üstünde öküz, hiç sahibini dinlemez zaman gelir kış olur, köylü samanın içinde öküzün kurumuş bokunu da öküzün musruna döker,öküz samanı yer bokunu burnu ile bir taraf iter,sahibi, öküze; ben sana demedim mi bu bokun önüne gelecek” diye..
Gazeteciliğin ne kadar önemli, gurur verici ve zor bir meslek olduğunun örneğidir M.Ali Birand.
Birand,50 yıllık gazeteciliğinin en önemli örneği olduğu gibi, bence siyasette ikbal aramayışı ve objektifliğini koruması ve mesleğini evrensel ölçülerde yapması olsa gerek.Yanlış yapmadı mı, elbette yapmıştır,yarım asırlık bir görsel ve yazılı iş yapacaksın yanlışında olmayacak,böyle bir şey olur mu ama ben açık söyleyeyim mesleğini utandıracak bir şey yapmadığını sanıyorum, eğer yapsaydı 28 Şubat sürecinde,andıçlandığı dönemde tefte korlardı.
Kürt sorunu gibi tabu olan bir sorunun üzerine gitmiş bu sorunun güvenlik politikalarıyla çözülemeyeceğinin altını çizmiş;PKK’nın kurucu başkanı Abdullah Öcalan ile Kandil de röportaj yaparak gündeme getiren,put kıran,demokrasiden yana tavır alan ve askeri darbelere karşı çıkan, bir entelektüel, ülkesinin AB üyesi olması için çaba sarf eden,evrensel düzeyde demokrat bir gazeteciydi aynı zamanda Birand.
Güle güle, güler yüzlü adam,mesleğinin aşığı,kaleminin hakkını veren yazar, toprağın bol olsun..Dileriz mezarının üstündeki otlarda, renkli kravatların,kalemlerin ve saatlerin gibi çıkar.
Ölüm,alçakları da ölmeden yaşayanlara tanıtıyor hem de alçakça!..
Not:Ha unutuyordum haberin olsun Mehmet Ali bey;seni andıçlayanlarda cenazende saf tuttular,sana helalık verdiler,göremedin ama duydun mu?Seslerin hepsini tanımak mümkün değil de hatırlatalım,dedim.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025