Mehmet TIRAŞ
“Ey şeytan bu uzayıp giden sefaletime acı,
Hem bıçağım hem de yara,
Hem yanağım hem de tokat,
Hem kurbanım hem de cellat,
Ezen ve ezilen çarkta...”
Sanki 19’cu yüz yılda yaşamış “ihtişamın ve sefaletin” şairi olarak bilinen Fransız Charles Baudelaire bu şiiri, iki asır önce bu coğrafya da yaşayan bizlerin değişmeyen kaderini kağıda dökmüş...
Hukuk olmayınca bir ülkede hem cellat hem de kurban olabiliyorsunuz.
Kaderimiz hiç değişmiyor.
Yoksulluk, sefalet hep bizi buluyor.
Hukuk bu ülkede herkes için geçerli.
Hatta “Camiciler yani siyasal İslamcılar” ve “Kışlacıların” içinde
Kışlacılar ve Camicilerin çok ortak yanları var.
*Bu iki kesim de mevcut devlet yapısından hiç şikayetçi değildirler..
*Devlet yapısının düzgün olduğunu, devleti yönetenlerin yanlış yaptığı tezini savunurlar.
*Bu ülkede yaşayan herkesin “Türk, Müslüman ve Sünni” olduğunu iddia ederler. Alevileri ve Kürtleri yok sayarlar.
*Devletin hukuk devleti olmasını ve hukukun üstünlüğünü istemezler.
*Demokratik değil, Askeri laikliği savunurlar, zorunlu din dersine de karşı çıkmazlar.
* Türkiye’nin AB’nin tam üyesi olmasını içtenlikle istemezler.
*Cumhuriyetin “Demokrasiyle taçlandırması” gibi bir hedefleri yoktur...
“Milli irade mi?”
Camiciler ve kışlacıların lehine ise bir anlamı var. Yoksa yok.
Milyonlarca seçmenin oyunu almış HDP’li Belediye Başkanları hukuksuz görevden alınıp tutuklanıp, yerlerine kayyımlar atanırken...Aynı partinin milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılıp cezaevlerine konulurken.. Ne hukuk devreye giriyor ne de ülkede gündem oluyor.
“Düşünce ve basın özgürlüğü mü?”
O da bu iki kesimi kapsıyorsa bir anlamı var!..
104 emekli Amiral gece yarısı yayınladıkları bildiri “düşünce özgürlüğü ” kapsamında gündem olup, kıyamet koparken...
Eserleri 23 dile çevrilmiş üç yazısından dolayı Ahmet Altan 4 yıl 7 aydır Silivri cezaevinde dünyada tek tutuklu romancı olarak hapiste ama, düşünce suçlusu olarak neredeyse hiç konuşulmaz..
Hukuk bir toplumun çimentosu değilmiş gibi, hukuksuzluk vahşileştikçe, var olan Anayasa’da askıya alınıyor.
AYM’nin ve AİHM’in kararları da uygulanmıyor.
Halbuki bu bir Anayasa emri...
Yaptıklarımız ve ürettiklerimiz yeryüzü standartlarında olmayınca, dünyadan da hızla koptukça...
Siyaset de toplumu kamplaştırıyor, yasaklarla boğuyor.
Toplum olarak bir akıl tutulması yaşıyoruz.
Tartışmak şöyle dursun..
Normal selamlaşamıyoruz bile.
Yay gibi gerginiz.
Gün geçtikçe insanlığımızdan uzaklaşıyoruz.
Birbirimize hakaret ve tehdit etmeden,iftira atmadan,şiddet uygulmadan,yaftalamadan konuşamıyoruz.
Paranoyak bir toplum olduk.
İlkel ve bağnaz bir yolda dört nala koşuyoruz.
Gün geçmiyor ki siyasal iktidarın tuzağına düşüp birbirimizi darbecilikle suçlamayalım..
Toplum olarak hiç değişmeyen ve kısa sürede de değişecek gibi görünmeyen, tutucu ve ilkel bir kültürün esiri altında yaşıyor gibiyiz.
Plastiğe benziyoruz..?
Doğa plastiği yüz yılda yok ediyormuş...
Bize bu gidişle yüz yıl da yetmez gibi geliyor.
60 yıllık darbe geleneği toplumun her kesimini “devletin kulu kölesi” haline getirdi.
Artık askeri darbelerin boşluğunu “sivil darbeler” dolduruyor.
Ne sandığın ne de Meclisin iradesi artık geçerli değil.
Muhalefetin iktidar talebi bile darbecilikle suçlanıyor.
Muhalefeti yok sayan iktidar nasıl meşru olur?
İktidar toplumsal sorunları çözemediği gibi..
Merkez bankasının 128 Milyar dolarının nereye gittiğinin hesabını da veremiyor.
Mazereti de hazır, dış güçler ile içerideki hainler bize ekonomi üzerinden operasyon çekmeye çalışıyorlar, diye savunmaya geçiyor.
Bitmeyen terane ülkenin bekası tehlike altında.
Toplumun her kesiminin:
Bir “Darbecisi..”
Bir “Hırsızı..”
Bir de “Teröristi” var.
Toplum olarak “Demokrasi ve Hukuk”, ”ortak paydamız” olmadığı sürece; ülkede yaşadığımız olumsuz sorunlar ve bu gerginlik kısa sürede değişecek gibi görünmüyor.
Ortaya çıkan tablo da bunu göstermiyor mu?
“Mesele Hukuk Değil Yeğen.”
Yazımıza şiirle başladık Cahit Sıtkı Tarancı’nın bir şiiri ile bitirelim.
Memleket İsterim:
“Ne başta dert,ne gönülde hasret olsun,
Kardeş kavgası nihayet olsun,
Ne zengin farklı,ne sen ben farkı olsun,
Kış günü herkesin evi barkı olsun,
Yaşamak ve sevmek gibi gönülden,
Olursa şikayet ölümden olsun.”
Bu şiir de tesellimiz olsun.
Not: Ben yazıyı bitirdiğimde TV kanalları Yargıtay’ın Ahmet Altan için tahliye kararı verdiği haberlerini geçiyordu. M.T.
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025