Mücahit BİLİCİ
Bir zamanlar ne kadar çok toprağınız varsa o kadar çok zengin ve güçlü olurdunuz. Geniş araziler, tarlalar, çiftlikler gücün teşhir edildiği düzlemlerdi. Bir hükümdarın egemenliği genellikle onun hükmettiği coğrafi sınırlarla ifade edilmiş oluyordu. Bu nedenle de toprağın denetimi egemenliğin en önemli unsurlarından biriydi. Geniş araziler bu yüzden değerliydi.
TARLADAN FABRİKAYA
Ne var ki, Endüstri Devrimi güç üretimini daha dar alanlarda mümkün kılacak, insanlar tabiattan “bir bağ daha” kopmuş olacaklardı. Medeniyetlerin beşiği olan medineler, insanların daha dar üretim alanlarında temerküz etmesiyle daha bir büyüyecek, tarlalar güçlerini fabrikalara kaptıracak, iktidarın seyir defterinde ise artık yeni adresler yazacaktı. Küçük ama endüstrileşmiş coğrafyalar, muazzam genişlikteki tarımsal coğrafyalar üzerinde hâkimiyet kuracak, nevzuhur ulus-devletler sıkı sıkıya korudukları sınırlarının, ne kadar çok yer kapladığının tek başına önemli olmadığını farkedeceklerdi. Ama yine de ulusal sınırların, karşı tarafın güç kullanımı yahut nüfuzu karşısında muhkem birer kale olduğuna inanmaya devam edeceklerdi. Dahası, bu muhkem kalenin içinde kalmış yahut bırakılmış unsurların hiçbir zaman bu duvarları yıkamayacağına da inanmaya devam edeceklerdi.
GÜÇ KAYNAKLARI SOYUTLAŞIRKEN
Modernleşme ve sanayileşme tümünü olmasa bile “kale”lerin çoğunu eşit güce ulaştırırken, fabrika da hâkimiyetin geçer akçesi olmaktan çıkmış oldu. Mavi yakalar, beyaz yakalar karşısında gerilemeye, eller mevkilerini kafalara terketmeye başladı. Güç kaynakları daha bir letafet kazandı. Tarladan fabrikaya geçişle başlayan kopuş, güç kaynaklarını daha bir soyut ve dolayısıyla akışkan bir forma soktu. Dev bir sanayi şehri olan Detroit, saltanatını Silikon Vadisi’ne bırakırken, hardware, software’e mağlup oldu.
ENTELLEKTÜEL SERMAYE
İktidarın böyle bir yumuşama yahut letafet kazanma sürecine girmiş olması, sınırlarına duvar sertliğinde bir işlev yükleyen ve onlara sıkı bir taassupla sarılmış bulunan ulus-devletlerin kutsal egemenlikleri için bir tehdit anlamına geliyordu. İktidar araçlarının değişmiş olması,devlet-birey ilişkilerini de dönüştürecek, sözgelimi, ulus-devletin bireyi zapturapt altında tutan denetimi başka kaynaklarca ulus-devletten alınacaktı. Yeni bilişim teknolojileri ulus-devletlerin sınırlarının (internet örneğinde olduğu gibi) delik deşik ederek “vatandaş”ı bir anlamda mevcut denetimden kurtarıyordu. Ama öte tarafta farklı denetim biçimlerine götürüyordu.
Hükümranlık kutsallığını yitiriyor, yeni sermaye kaynağı da artık maddi olmaktan çıkıyordu. Artık fiziki sermaye yerine entelektüel sermaye daha çok değer yaratıyordu. Değer dolaşımını denetleme amacındaki gümrükler, Walter Wriston’ın ifadesiyle, “milyarlarca dolar gelir getirecek karmaşık bir bilgisayar programı yazabilecek yeteneğe sahip olup, ‘deklare’ edecek hiçbir şeyi olmadığını söyleyip, elini kolunu sallayarak geçen insanlar”a şahit olacaktı. Zihnin ürünü sentetik şeyler, doğal kaynaklardan daha çok para getiriyordu. Kısacası bilgi devrimi, toprak kontrolünü bazı açılardan güçleştirdiği gibi bazı açılardan da daha az önemli hâle getiriyordu.
ÖNCE “BİLGİ”NİN, SONRA DA “DOĞRU”NUN İKTİDARINA DOĞRU
Egemenliğin ve onu getiren araçların nitelik olarak değişmesi, bilginin iktidarını getirmekle birlikte esasen daha çok bilgi teknolojisini ellerinde bulunduranların iktidarını getiriyordu. Ne var ki, bu, nihai aşamayı oluşturmuyordu: Sözkonusu devrim, global köyün en kuytu ve uzak köşelerini bile yakınlaştırıp merkezin ta kendisine dönüştürürken mızrakları çuvallara sığdırmak --öyle ümit edilir ki-- daha da zorlaşacak. Belki de bundan sonra CNN, aktardığı haber üzerinde daha az tasarrufta bulunabilecektir. O zaman hâkimiyeti maddi sermayeden devralan entelektüel sermaye de payidar olmayacak; salt entelektüel etkinlik de daha bir seyrelerek gücü başkasına devredecektir.
Zihni olsa bile, “yalan olan” sonuçta “Doğru olan” karşısında gerileyecektir. Ve kimbilir, belki de geleceğin dünyasında kimin egemen olacağını “Doğru”dan başka elinde bir şeyi olmayanlar belirleyecektir.
(Bu yazı, internet daha çok yeni iken 8 Haziran 1996’da Ülke Dergisi’nde yayımlanmış bir yazımın, köşeye sığacak şekilde kısaltılmış hâlidir.)
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025