Mümtazer TÜRKÖNE
Bu sorunun peşine düşüp, olumlu-olumsuz faktörleri sıraladığınız zaman siyaset oyununun nasıl kurulduğunu ve ne şekilde yol alacağını net bir şekilde görebilirsiniz.
Mesele CHP’nin iktidar olabilmesi değil, iktidarda kuvvetli bir nöbet değişimi ihtimalinin hem CHP’yi hem de hükümette olanları gece gördükleri rüyalara kadar etkilemesi. Elbette başlıktaki sorunun yüzde yüzlük kesin bir cevabı yok. Siyasette başarıya giden yolun yarısı talih, yarısı irade ile alınır. “Daş düşebülür, ayu çıkabülür”. Çöldeki bahtsız bedevi kutup ayısı ile karşılaşabilir. Anayasal düzenin işlemediği ülkemizde, orman kanunları yolunuzu kapatabilir. Bütün bu ihtiyat paylarına karşılık objektif şartlar talihin ibresinin CHP’yi işaret ettiğini gösteriyor.
Herkesin mutabık kalacağı cevapla başlayalım: CHP iktidar olabilir. Hiç olmazsa bir dönem Türkiye’nin kaderi CHP’li politikacıların elinde şekillenebilir. Bu ihtimalin sebebi çok açık. Ekonomik krizin eseri olan yoksulluğun bir-iki yıl içinde düzelme ihtimali yok. Siyaset hayal satar, ama ekonomi gerçeklerle yol alır. Siyasî sistem değişikliği, ekonominin gerçek hayatla bağını kopardı. Hukuk iptal edilince ekonomilerin en değerli hazinesi olan güven ortamı yok oldu. Dengeler alt-üst edildi. Üretilen ile tüketilenin yeniden dengeye girmesi, devletin hesabını kitabını yapabilmesi için halkın satın alma gücünün uzun süre yoksulluk sınırının altında tutulması ferman ediliyor. Kemerler sıkılacak, böylece talep düşecek son yıllarda iktidar eliyle har vurup harman savrulan kaynaklar kısılacak ve yeni bir denge hali oluşacak. Düzenli işleyen bir ekonominin hukuka olan hayati ihtiyacını da bu tabloya ilave edin. O alanı inandırıcı bir şekilde mevcut iktidarın düzeltmesi çok zor.
Her zaman olduğu gibi tencere-tava 22 yılın iktidarını da devirecektir. Ekonomi ile siyaset arasındaki sebep-sonuç ilişkisi bunun dışında başka bir ihtimal olmadığını söylüyor.
Kader ağlarını bu şekilde örüyor.
CHP, İKTİDARA NASIL GELECEK?
Manzara böyle olunca otomatik olarak dikkatler CHP’ye çevriliyor ve oradan yükselecek ışığa gözler dikiliyor. CHP ite-kaka iktidara doğru yürüyor. Peki ya CHP’den yükselecek iktidar olma iradesi? İradenin içine sebatı, metaneti, cesareti, zekâyı ve emeği yerleştirin.
“CHP adam olmaz!” diye, son zamanlarda CHP’nin klasik seçmen tabanından yükselen eleştiri-özeleştiri furyasına aldırmayın. CHP’yi iktidara getirecek olan CHP’li kemik seçmen kitlesi olmayacak. CHP’nin ön saftaki politikacılarından yükselen muhafazakâr mesajlara tepki gösteren sol-sosyal demokrat-laik-ulusalcı itirazların önemi yok. CHP yerine kime oy verecekler? Yoksullaşma merkeze yakın duran, ideolojik takıntısı olmayan % 5’lik bir seçmen kitlesini yelpazenin sağından soluna taşıyacak ve böylece CHP ülkeyi yönetme hakkına ve yetkisine kavuşacak. Atatürkçülük, laiklik, dindarlık, muhafazakarlık, modernlik, milliyetçilik gibi standart klişelerin bu sonuç üzerinde çok fazla etkide bulunmasını beklemeyin.
Kitle partileri aslında kendi içinde koalisyonlar şeklinde iş görürler. CHP ulusalcı-devletçi damar ile sol-sosyal demokrat eğilim arasında bir koalisyon halinde iş görüyor. Eskiden bu koalisyona Kürt seçmenler de dahildi. AK Parti bu seçmen kesiminin neredeyse üçte birini, Millî Görüş’ten tevarüs ettiği dindarlık üzerinden kendine entegre etti. İktidarın 2015’ten sonraki milliyetçi-devletçi bileşkesine karşı Kürtler kendilerini Kürt siyaseti ile bölgesel güç kazanan partilerinde temsil etti. Bu kesimin CHP ile organik bir bağ içinde olması artık çok zor. Ancak, sol-sosyalist politikaların birikimiyle CHP’nin sempati alanı Güneydoğu’da genişledi. Muhtemel CHP iktidarı DEM’in desteği ile hayat bulacak. En somut hedef: Cumhurbaşkanlığı seçimini DEM desteği ile kazanacak. Bugün, iktidar merkezinin CHP’ye karşı “geleceğin iktidarına muhalefet” kabilinden oluşturmaya çalıştığı gündemlerin, DEM üzerinden sürmesi bu yüzden boşuna değil. Zincirleme reaksiyonla, politik dengeleri kökünden etkileyecek olan Suriye ile yakınlaşma hamlesini de mülteci sorunundan önce Kürt sorununun içine yerleştirmek gerekecek; çünkü Suriye politikası Kürt siyaseti için Kuzey Doğu Suriye’den ibaret.
CHP’yi iktidara getirecek süreç, Kürt sorununun ana parametrelerden biri olarak başat konumda yer alacağı çok hassas dengeler üzerinde ilerleyecek.
Siyaset duygularla değil fikirlerle yapılır. Gerekçesi şudur. Sebebi bilinmeyen veya bir anlama bürünmeyen bir duygu bir fikre ve seçmen iradesine dönüşmez. Siyasetçiler ve parti propagandası duyguları fikirlere dönüştürmek için devreye girer. Soyut fikirleri bile somut varlıklarla algılayan geniş kitleler bu zor işin altından duyguları da fikirleri de kişilere yükleyip onları sembollere dönüştürerek çıkarlar. CHP için bu işlem tamamlandı, hatta parti içi rekabet unsuruna bile dönüştü. Seçime girdiği zaman kazanma iddiası çok kuvvetli görünen iki belediye başkanı ile genel başkanlık koltuğunda oturan dahil üç isim, CHP’nin potansiyel iktidarının somutluk kazanan sembolleri olarak siyasette ağırlıklı yere sahipler. Her üçünün de farklı özellikleri ve karşılıkları var. CHP tek ismin her şeyi belirlediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile seçime girmeye kararlı görünüyor. Siyasetin doğal ayıklama düzeni, seçimde en çok ihtiyaç duyulacak sembol ismi kendiliğinden ülke yönetiminin başına getirecek.
Özetleyelim:
“CHP iktidar olur mu?” sorusunun cevabı için takip edilecek üç bağımlı değişken var. Ekonomi, Kürt sorunu ve liderlik rekabeti. CHP’nin içinden yükselen eleştirileri, iktidar medyasının zorlama gündemlerini ve ülkedeki ağır-bunaltıcı havayı değil, bu üç değişkeni takip etmenizi öneririm.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025