Mümtazer TÜRKÖNE
Hikâye, eski zamanların bir talebe hikâyesi. Medresede birlikte eğitim gören ve aynı odada kalan dört arkadaş gündelik işleri nöbete bağlamışlar.
Yemek, temizlik ve tedarik. İçlerinden birinin nöbetinde alınan mum, her zaman olduğu gibi gece yarısına kadar değil sadece yatsıya kadar idare ediyor. Bir değil, iki değil, sonunda gerçek ortaya çıkıyor. Yatsıya kadar yanan mum, eski mumların dibinde kalanlardan yapılıyor ve “yalancı” mumlara tahsis edilen parayı cebe atıyormuş. Bu yüzden “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” deniyor.
En kolay yalan söyleyenler suç işleyenler, özellikle hırsızlardır. Namuslu biri bir iftiraya maruz kaldığı zaman darmadağın olur, yüzü kızarır, bocalamaya başlar; çünkü suçlama çok ağırına gider, kendini savunmayı zul addeder. Hırsız ise gözlerinizin içine bakarak pişkin pişkin yalan söyler. Hırsızlığı yaptıktan sonra yalan söylemek ne ki? Taklalar, kündeler, reveranslar, kıvırmalar hırsızlığa karşı ödenecek en hafif bedellerdir. Hırsız yalan söyler, durmadan yalan söyler.
17 Aralık’tan bu yana söylenen yalanların haddi hesabı yok. Söylüyorsunuz, televizyon ekranında veya gazete kâğıdında en fazla yatsıya kadar kalıyor. Çoğu zaman maksadın hâsıl olduğu sanılıyor. Ama hiç de öyle olmuyor. Çok konuşan yalancı kendi yalanları ile çelişmeye başlıyor. Yalanın da siyasette bir düzeneğinin ve hiyerarşisinin olması lâzım. Görünen o ki işlemiyor.
MGK toplantısında Kırmızı Kitap konusunda herhangi bir karar alınmadı; gündeme gelse bile diğer üyeler tarafından geçiştirildi. On buçuk saat boyunca Barış Süreci ve PKK sorunu konuşuldu. Cumhurbaşkanı’nın Hizmet Hareketi’ni Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’ne “tehdit” olarak dâhil etme teşebbüsü elinde patladı, pazarını bulamadı.
Biraz inandırıcı olmaya çalışan Havuz Medyası “Paralel Yapı 2015’te Kırmızı Kitap’ta” manşeti ile, umutlarını saklayarak boşa çıkan teşebbüsü itiraf etmiş oluyorlar. “Kırmızı Kitap’a girdi” diyenlere “Vallahi de!” karşılığı yerine, “yalanda da bir tutarlılık olur” demek gerekiyor. Cumhurbaşkanı bile “önermekle” sınırlı bir propaganda yapmış iken hani Bakanlar Kurulu kararı, hani askerlerin hazırladığı TÜMAS (Türkiye Millî Askerî Strateji). Bugün MGK’da kararlaştırılıp tavsiye kararına konu olsaydı, sadece bir prosedür başlayacaktı. Hani Kırmızı Kitap?
Yalancılar kendilerine göre durumdan vazife çıkartıp “yalan” üretiyorlar. Yukardan üretilen ve hiyerarşik ve disiplinli olarak “aşağıya” intikal eden bir “yalan üretme düzeneği” işlemiyor. Özetle yalan üretiminde ciddi bir “koordinasyon” eksikliği yaşanıyor. Havuz Medyası’nda MGK toplantısı konusunda üretilen “Kırmızı Kitap” haberlerinin kendi aralarındaki çelişkiler, bu koordinasyon ve ortak akıl eksikliği sorunundan kaynaklanıyor. Herkes kendi mutfağında “yalancı dolma” yapıp aynı tezgâha koyunca, ortaya çıkan yemeğin sunumundan tadına kadar bir sürü tatsızlık yaşanıyor. Yalan tezgâhının kusurlarını görmek için, “Kırmızı Kitap” haberlerini yan yana koymanız yeterli. Üstüne, bu yalan haberleri üretenlerin ürettikleri konu, yani Kırmızı Kitap konusundaki cehaletlerini ekleyince, ortaya şekilsiz, sevimsiz ve tuhaf kokular saçan bir “nesne” çıkıyor.
Başkası adına yalan üretmek ve ürettiğiniz yalanı ona beğendirmek zor iş. Havuz medyası tek bir okuyucuya hitap ediyor ve aralarında bu tek okuyucunun onayını almak için rekabet ediyorlar. Yalancının, emrinde yalancı istihdam etmesinin kendine göre zorlukları var. Mum belli ki sadece yatsıya kadar yanacak.
Cumhurbaşkanı birkaç kere “paralel yapı Kırmızı Kitap’a girecek” dediği zaman, “girmeyecek, MGK üzerinden propaganda yapıyor” demiştim. 17 Aralık soruşturmaları durduruldu ama Erdoğan’ın “yolsuz düzeni” de tamamen çöktü. “Paralel Yapı”nın Kırmızı Kitap’a girmesi, Erdoğan’ın yolsuzluk iddialarına karşı sarıldığı “paralel yapı can simidi”nin, devlet katında destek görmesi demek. Neticede Hizmet Hareketi’ne 2004’teki gibi bir şey olmayacak, sadece Erdoğan yatsıya kadar yanmayan mum için “kedi mumu yedi” demiş olacak.
Ne var ki yalan düzeneği bir türlü işlemiyor, mum yatsıya kadar bile yanık kalmıyor. Aksini iddia eden ispatlasın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025