Münir AKTOLGA
BU İŞ GERÇEKTEN, “AÇ TAVUK RÜYASINDA DARI GÖRÜR”E DÖNDÜ”, AMA BU “TAVUK” ÖYLE MASUM BİR TAVUK DEĞİL!!...
Şu habere bakın: “O topraklar Türkiye'nin yeni vilayeti olacak! İncirlik mutabakatı sonrası ABD medyası ‘Ortadoğu'nun yeni haritasını Obama ve Erdoğan çizecek’ diye yazdı. İngiliz basını bu iddiayı somutlaştırdı: Fırat'ın batısından Akdeniz'e kadar uzanan topraklar,Türkiye'nin yeni vilayeti olacak...Türkiye ile ABD İncirlik konusunda mutabakata varırken, anlaşmanın gizliliğini koruması bölgede gerçekleşmesi muhtemel birçok senaryoyu da beraberinde getirdi. ABD medyası, İncirlik mutabakatı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Barack Obama'yı ziyaretiyle ilgili Ortadoğu'nun yeniden şekilleneceğini yazdı”[1].
Hem diyorlar ki, “bütün belaları başımıza saran "üst akıl" denilen-dedikleri- o "Batı"dır, yani o hin oğlu hin İngiltere-Almanya- ve ABD ‘den oluşan "küresel güçlerdir" (“küresel finans oligarşisidir”), ama hem de, yok efendim ABD-İngiliz basını "o topraklar Türkiye'nin olacak" demiş diye seviniyorlar!!.. Hem diyorlar ki, "1.Dünya savaşı bitmedi, o savaş Osmanlı'yı paylaşmak için Batı'lı güçlerin bir “provokasyonuydu”-bir kayıkçı dövüşüydü", ama hem de "üst akıl" dedikleri o “şer odaklarından” medet umarak, bütün kötülüklerin nedeni olan o “şeytan”ın da yardımıyla “yeni vilayetler kazanacağız” diye içten içe seviniyorlar!!.. Bu zihniyetten ne köy olur ne kasaba, bu iş bitmiştir! Bu zihniyet, 20.Yüzyıl kalıntısı "kendine aşırı güvenle" gizlenen bir aşağılık kompleksini ifade ediyor!...
Öyle bir "anti emperyalizm" anlayışı ki, işine yarıyorsa "iyi", yaramıyorsa "kötü, üst akıl"!!.. Yahu kardeşim “yeni bir vilayet daha kazanacaksın”da ne olacak?... 21.Yüzyıl paradigması kimin daha çok vilayeti var üzerine kurulmuyor ki!! Bakın, ortadan ikiye bölünmüş bir G. Kore aldı başını gidiyor!... Sen yeni bilgiler üretecek bir sistem yaratamadıktan sonra on tane daha yeni vilayetin olsa ne yazar!..
Osmanlı’nın o kadar “vilayeti” vardı da ne oldu!!.. Nasıl oldu da o “üst akıl” Osmanlı’yı parçalamayı başardı! Sen bunları görme, Osmanlı’nın kısır bir toplum olduğunu, kendini üretemediğini görme, sonra da bütün suçu “üst akıla” atarak eski antika yapıya özenip onu yeniden “restore” etmeye çalış!... 21.Yüzyılda 20.Yüzyıl kafa yapısıyla Türkiye’ye özgü bir burjuva devriminin “jakobenliği” bu olsa gerek!!.. Bazıları kendisini-kendilerini Napolyon sanıyor-sanıyorlar bu açık da, 21.Yüzyılda bu türden düşünceler artık normal olmuyor!.. Bir tür toplumsal patolojiye giriyor iş bu noktada!!..
Bütün bu saçmalıkların yanı sıra bir de acayip acayip ekonomi teorileriyle bu sapık duruşa zemin kazandırmaya çalışıyorlar ya, pes doğrusu!!.. Küresel sermaye düşmanlığı, garip bir Devletçi duruşla, eski tip bir "solcuk" sosu da kullanılarak “stratejik zihniyetimiz” etiketiyle yeni tipten bir hamasetle süslenerek piyasaya sürülüyor!!.. Hem tuttular “Batı’yı-ABD’yi üst akıl” falan diye yerin dibine soktular, hem de şimdi o “üst akıl” bize yeni vilayet hediye edecek diye seviniyorlar!!.. Allah kahretsin ne biçim bir jakobenlik bu!...
Kardeşim bu işin başka yolu yoktur!...
1-Ya demokratikleşeceksin, ya demokratikleşeceksin!... Bu ise ancak antika merkeziyetçi yapıya son vermeyle mümkündür... Türkiye gibi çok kültürlü bir ülkede bireyi temel alan, sivil toplum gücüne güvenen adem-i merkeziyetçi bir yeniden yapılanma olmadan, merkeziyetçi devlet yapısını muhafaza ederek demokratileşilemez!...
2-Küresel sermayenin önündeki bütün bürokratik engelleri kaldıracaksın... Yok efendim şöyleymişte böyleymiş!! Bunlar hikayedir, sermaye sermayedir!... Küresel sermayenin bir ülkeye girerken artık mecburen bilgiyi de beraberinde getirdiğini unutmayacaksın!...Kim taş üstüne taş koyuyorsa ona engel olmayacaksın (inşallah bu cümleyi şu hormonlu “inşaat burjuvazisine” destek olarak yorumlamazsınız!!...) Sermayenin "sıcağı" soğuğu olmaz!... Sermaye bir bütün olarak hareket eder... Sen tutupta "sıcağı gelmesin" diyemezsin!... "Sıcağı" niye geliyor, faiz için mi, o halde sermaye düşmanlığı yapmak yerine "sıcak paraya" olan ihtiyacı-"cari acığı"-ortadan kaldırarak faizlerin düşmesini sağlayacaksın. O zaman piyasa zaten kendi dengesini bulur... Bakın 250 milyar euro "cari fazlası" var Almanya'nın, adamların "sıcak para gelmesin" falan diye bir korkuları var mı?... Ülkenin en tepesinde oturan kişi tutuyor kendi merkez bankasıyla kavga ediyor yahu, bu işin bir rasyonalitesi var mı? Bütün mesele senin kendinde aslında. Senin o çağ dışı merkeziyetçi-Devletçi yapında... Bir takım “Danışmanların” sapık teorilerine dayanarak onu tartışma konusu yapmadan işi "çözmek" istiyorsun mesele burada!!..
Tabi bütün bunları rasyonel hale getirebilmek icin, yani, “bakın dün de böyle olmuş” diyerek bugünün sorunlarının nedenlerini geçmişe havale ederek, çözümü “tarihsel derinliğimizin” içinden çekip çıkarabilmek için de sapık-Devletci bir "tarih tezi"ne de ihtiyaç duyuluyor!... Bir tür toplumsal psikoterapi ihtiyacı bu aslında!... Tarihte yaşanılanları bir travma olarak düşündüğümüz zaman bu türden bir psikoterapiye neden ihtiyaç duyulduğu da kendiliğinden ortaya çıkıyor!... Ama bu noktada tedaviyi yapacak psikoloğun niteliği öne çıkıyor tabi!.. Devletçi bir psikoloğun yapacağı psikoterapi, ancak, ne yapar eder de yeni tipten “emperyal bir Türkiye’yi yaratabiliriz”e hizmet edecektir!...
Nasıl yapıyorsun bu işi? Bugünkü çıkarlarına uygun olarak Osmanlı'dan itibaren günümüze kadar gelen “mantıki” bir ideolojik çizgi oluşturarak işe başlıyorsun; “neymis efendim, bu iş 1830 larda başlamış da, "Batı" denilen o "üst akıl" ta o zamandan itibaren bizi teslim almış da, zaten o "Duyun-u Umumiyeler" falan da hep bu "üst akılın" kurduğu tuzaklarmış da!!.. Şimdi de zaten eskinin Duyun-u Umumiye’sinin yerini alan o İMF’ye, o "üst akıla" karşı "İkinci bir kurtuluş savaşı" veriyormusuz da"!!..
Yani, akıl alır gibi değil!... Bütün dertleri o "DEVLET’İ"- yere göğe sığdıramadıkları o Osmanlı Devleti’ni aklamak, ona söz gelmesine engel olmak!... Eğer kendi kendinize , nasıl olur da insan “Devlete karşı mücadele ederken” de Devletçi olabilir diye soruyorsanız, şu yaşanılanlara daha dikkatli bir bakın diyeceğim!... “Devleti değiştireceğiz” derken bazılarının dönüp dolaştıktan sonra bundan anladıklarının gene "Devleti kurtarmak" olduğunu, o antika merkeziyetçi yapıyı muhafaza edebilmek olduğunu göreceksiniz!...
Peki kardeşim o "Batı" kapitalizme geçerken sen niye geçemedin diye de sormuyorlar hiç?... Hadi o bir yana, kimse de “sen niye o fetihçi Devlet anlayışını aşarak bir sivil toplum zeminine ulaşamadın” demiyor?... Elin adamı üretici güçlerini geliştirerek kendini yeniden yapılandırırken sen bütün gücünü eskiden beri varolanı muhafazaya yönlendirmişsin. Sonra, fetihçilik dönemi bitince, gene o antika yapını muhafaza edebilmek için, bu sefer de tutmuşsun "Batılılaşarak" paçayı kurtarmaya çalışmışsın!... Tabi "Batılılaşmaktan" anladığın da, yukardan aşağıya doğru Devletin suratına batılı bir maske takarak onu "modernleştirmeye çalışmak" olduğundan o "üst akılı" senin kendin yaratmışsın aslında!..
Niye ilan etti Osmanlı o Tanzimat'ı dersiniz? Yeni bir ordu kurmaya çalışırken neydi o II.Mahmut'un derdi? Nasıl olacaktı bu işler, üretmiyordun ki, üretimden elde ettiğin gelirle "modernleşesin"? O zaman ne yapıyordun, ya vergileri arttırarak kendi Reaya’nı sömürüyordun (o Celali İsyanları ne için çıkıyordu dersiniz), ya da o lanet ettiğin Batı’dan kredi alabilmek için onların önünde el pence divan hizaya duruyordun!.. Sonra da tabi borcunu ödeyemeyince elin adamları Duyun-u Umumiyeler falan kurarak seni kıskıvrak bağlıyorlardı. Ne bekliyordun ki daha başka? “İMF’yi kovmuşlarmış”(!!)... Kimse de demiyor ki, kardeşim zorla giren birisi kovulabilir ancak, İMF zorla mı girmiş senin içine? Sen muhtaç olmuşsun ona! Aynen Osmanlı gibi, yemişsin içmişsin, Türkiye’yi dibe vurdurmuşsun ve İMF yi sen kendin çağırmışsın ülkeye!... Ha, tamam, sen ötekiler gibi yapmamışsın, borcunu ödemişsin ve artık İMF’ye ihtiyacın kamamış bu ayrı bir konu... Bırakın kovmayı insan oturur bir teşekkür eder yahu!!.. O “solcu” Syriza ile ne farkınız kalıyor ki bu durumda!!.. Sen al euro’ları, har vur harman savur, sonra da “emperyalist Merkel’e” küfret!!.. Ne imiş “Alman emperyalizmi Yunanistan’ı sömürüyormuş, Hitler’in yapamadığını bugünküler yapıyormuş” hadi canım sen de!..
Ben size birşey söyleyeyim mi, bütün o Leninist “Emperyalizm Teorisi” falan bunların hepsi başından sonuna kadar yanlıştır!... Sermaye ihraç ettin mi emperyalist oluyorsun öyle mi!! E, bugün kim sermaye ihraç etmiyor ki!! Şimdi Türkiye gidip Somali’de yatırım yapınca bu emperyalizm mi oluyor yani!.. Bu mantıkla siz öyle bir “düşman” yaratıyorsunuz ki, hiç kurtuluş yok!! Sonra tabi bir de buna “karşı”, buna reaksiyon olarak “sermaye düşmanı bir solculuk” yaratıyorsunuz. Ne güzel, hem milliyetçi, hem dinci, hem de “solcu”, ama illa ki Devletçi bir duruş!...
Ben size söyleyeyim, buradan bir yere varılamaz!... Bugün olan da budur zaten. 20.Yüzyıl kalıntısı bir Devletçilik kendisine karşıt bir “devrimcilik” anlayışı yaratmış, sonra da onunla “savaşarak” hem kendisini hem de onu yeniden üretiyor o kadar, kolay gelsin!...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023