Münir AKTOLGA
-Batı’da kapitalizme geçildi de bizde neden geçilemedi...
-Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği...
Yazının başlığı yayına hazırladığım 4. Kitaba ait!.. Bu yazı da kitaptan bir alıntı... (3. Kitap, “Herşeyin Teorisi” önümüzdeki günlerde çıkar sanıyorum...)
“İttihatçılar’ın ve daha sonra da Kemalistler’in “Devleti kurtarmak” için yaptıkları şeylerle burjuva devrimciliğinin farklı şeyler olduğunu bir türlü anlayamıyor bizdeki Batı kafalı aydınlar! (Onlar anlayamıyor da “ötekiler”, yani son zamanlarda bunlara reaksiyon olarak ortaya çıkan “yerli-milli” “Siyahtürk İttihatçılar” farklı mı düşünüyorlar sanki!.. Bunlar, birbirlerinin aynadaki yansımaları gibi zıt-düşman kardeşler bunlar!..)
Evet doğrudur, Duyun-u Umumiye’yi, kapitülasyonları kaldırmak “antiemperyalist” etkinliklerdir. “Milli bir burjuva sınıfı yaratarak yeni bir ulus yaratma” girişimi de öyle. Ama bütün bunları yaparken Devlet sınıfının -İttihatçılar’ın- bir tek amacı vardır: “Devleti -dolayısıyla da kendilerini- kurtarmak!”
Peki, Devlete bağlı “milli bir burjuva sınıfı yaratılınca” Devlet nasıl kurtulacaktır; ya da, “yeni bir ulus” yaratmayla Devleti kurtarmak arasında nasıl bir bağlantı bulunmaktadır?.. (Bakın, adı üstünde, “yeni bir ulustan”, “yeni bir ulus yaratmaktan” bahsediliyor, yani söz konusu olan toplumsal bir mühendislik faaliyetidir!.. Peki o “Mühendisi”mi soruyorsunuz? O tabii ki Devlettir!..)
Çok basit! İttihatçılar olsun, Kemalistler olsun (son yıllarda, “Anadolu burjuvaları” olarak verdikleri demokrasi mücadelesiyle Devleti ele geçiren, ama daha sonra Devlet tarafından Devletleştirilerek “Siyahtürkler” haline gelenler de!) onlar kapitalizme karşı falan değillerdi ki! Varsın gelişsindi kapitalizm! Hatta bu bir zorunluluktu da! Tek bir şartları vardı onların: Bu sürecin varolan Devleti güçlendirmesi, onun karşısına yeni iktidar alternatifleri çıkarmaması! İşte bu yüzdendir ki, Devlete bağlı bir kapitalizm ve burjuvazi -Devletçi burjuvazi diyorum ben buna- yaratma peşindeydi onlar. Öyle ki, Devlete bağlı bu “kapitalizmle” birlikte Devlet de özünü kaybetmeden yeni bir görünüm-kimlik kazanacaktı! “Burjuvaysa” burjuva, “işçiyse işçi” idi, bakın işte bunların hepsi vardı bizde de!.. Neden, Devletçi burjuvaların ve Devletçi işletmelerde çalışan işçilerin şekillendirdiği bir “ulusumuz”, Devletimizin ulusu olmasındı ki!?.. Ve de tabi bu ulus, bu “Devletin vatandaşlarından” oluşuyor olacaktı!..
Dikkat ederseniz, hep, “ilk önce varolan” ve “her şeyi yaratan” bir “Devlet” -Çoban- anlayışı vardır burada! Gerisi -yani “Sürü”- ondan sonra gelir! Yani, nasıl ki önceden varolan o Devlet kendi burjuvalarını ve işçilerini yaratacaksa, aynı Devlet kendi “vatandaşlarını”da yaratacaktır!..
Görüyorsunuz, her şey tersinedir, bir başkadır bizde! Denir ki, “Batı’da ne varsa bizde de var daha ne istiyorsunuz”!? Gerçekten de, görünüşte hiçbir eksiğimiz yoktur! Üstelik de fazlamız bile vardır!! Batı’da kimin böyle nev-i şahsına münhasır bir Devleti vardır ki!? İşte, bu “kendinde şey” Devletimizin “vatandaşları” olan “Beyaz ve Siyahtürk-Kürt...” Devletçi aydınlarımızın bir türlü kavrayamadıkları “bizi bize benzeten gerçeğimiz” budur!..
Nasıl kavrasınlar ki, beyinlerinde tarihsel süreç içinde oluşan nöronal programlarla ilgili bir sorundur bu! Bir kere koordinat sisteminin merkezini bilinç dışı olarak Devlet’in üzerine koyuyorsun ya, artık ondan sonra çevrendeki her şeyi “Beyaz ve Siyah” olarak bunun parametrelerine göre değerlendirmeye başlıyorsun! İşte, “biz bize benzeriz”, ya da “derya içredirler de deryayı bilmezler” sözü bunun için uygun düşüyor bize!..”
Peki, bu kısır döngüden kurtulmak için ne yapmak lazım?..
Önce, bildiğimiz, ya da bildiğimizi sandığımız her şeyden şüphelenmeye başlayacağız, her şeyi sorgulayacağız; ve de tabi, bunu yaparken o ana kadar üzerimize giydiğimiz bütün o “Beyaz ve Siyah” Devletçi üniformaları da çıkaracağız, anadan doğma olacağız!.. Bir kere bunu başarın bakın göreceksiniz gerisi kendiliğinden gelecektir!..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023