Murat AKSOY
Salı yazısının bir paragrafı; "AK Parti'nin içine düştüğü ataletin muhalefetsizlik yanında başka bir sorumlusu daha var: Çoğunluğu AK Parti döneminde atanmış olan 'yeni bürokrasi eliti'. Onlar yeni devleti, kendi iktidarlarına göre tahkim etmeye çalışıyorlar. Yani iktidarı yozlaştıran, hükümet değil, bürokrasinin parti üzerinde tahakküm arayışıdır" tespiti yapıyordu.
Bu tespitin basit bir gerekçesi var. Bütün demokratik kurumlarına, demokratik işleyişlerine rağmen ulus-devletler özünde otoriter zihniyet içinde şekillenmişlerdir. Ulus-devleti otoriterlik ile demokratiklik sarkacında bir yerde tutan devlet-toplum ilişkisinin niteliğidir. Siyasetin alanı ne kadar geniş, sivil toplum kuruluşları ne kadar etkili ise ülkede demokratiklik, tersinde ise otoriterlik daha baskındır.
Ulus-devletlerin özündeki otoriter zihniyetin meşruiyetini sağlayan ise büyük ölçüde bürokrasidir. Sivillerden askerlere geniş bir yelpazeye yayılan bürokratik kurumlar, kuruldukları andan itibaren öncelikle kendilerini var eden yapıyı konsolide etmeye çalışırlar. Tek doğrusu olan, homojen bir toplum tasavvuruna dayanan, toplumu yukarıdan aşağıya şekillendiren ulus-devletlerin bütün bürokratik kurumları da bu zihniyete göre şekillenmiştir.
Toplumu oluşturan bireylerin, katılım mekanizmalarını azaltarak yetkilerini devralan kurumların toplamı olan bürokrasi, bu gücünü ulus-devletlerin rekabetçi sistematiği içinde kurumlaştırıp kendini vazgeçilmez kılar. Örtülü yapıların, gizli yapıların hikmeti buradan gelir. Türkiye bu açıdan tipik bir örnektir.
DEĞİŞEN KADROLAR DEĞİŞMEYEN ZİHNİYET
Kuruluşundan itibaren son yıllara kadar tek doğrusu olan, toplumu o doğrulara göre yöneten, toplumsal farklılıkları bastırarak yok sayan sivil ve askeri bürokratik kurumlar varlığını sürdürmekteydi.
AK Parti ile birlikte bu kurumların bazılarında yapısal değişiklikler yapılmakla birlikte bürokrasinin tamamına yeni kadrolar atanmaya başlanmıştır.
Görünen o ki, atanan yeni kadrolar hükümetle yeterince uyumlu çalışmıyor. Bunun iki nedeni olabilir. İlki bürokratik kurumların yapısal dirençleri. İkincisi ise yeni atanan kadrolarda ortaya çıkan "devlet ve kurumlar iyidir, ama bugüne kadar yönetenler kötüydü, biz daha iyi yönetiriz" duygusudur.
Bugün özellikle sivil bürokraside karşımıza çıkan durum tam da budur. Atanan yeni bürokratik kadrolar kendisini atayanlardan daha çok kendi zihinsel formasyonlarına göre davranıyorlar. Öncelikleri ise bizatihi iyi ve gerekli olduklarına inandıkları "kurumları" ele geçirmek. Memurluklarını unutup, demokrasi hedefi ile sahipliğe soyunuyorlar. Yeni bürokratik elit sınıfını üretiyorlar.
KCK soruşturması kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ve iki MİT mensubu "şüpheli" sıfatı ile ifade vermeye davet edildi ve ortalık karıştı.
Yargı bağımsız. Savcılık herhangi bir soruşturma kapsamında herkesin ifadesine başvurabilir.
Bu somut olayda soruşturma konusu ve ifadeye çağrılanlar çağrılanları düşündüğümüz zaman yargının "başka bir yol izlemesi mümkün olabilir mi?" sorusu aklımıza geliyor. Nitekim geçmişte Ergenekon Davası kapsamında eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün bir öğle yemeği sırasında ifadesinin alındığını biliyoruz.
Bu somut olayda temel sorun Hakan Fidan ve diğer isimlerin sorgulanması değil, savcının adeta hükümete meydan okuyan tavrıdır. Bu tavır, hükümete rağmen devleti ve iktidarı sahiplenme duygusunun tipik bir göstergesidir. Hükümeti atalete düşüren işte bu tür tavırlardır.
Aslında son olay birçok şeyi açığa çıkardı ve AK Parti'nin siyasi sorumluluğunun büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
- Kürt sorununda hızla demokratik adımların atılmasının gerekliliği,
- Kürt sorununda içinde olunan çözüm sürecinde kurumlar arası eşgüdüm sağlanması,
- Bürokrasi ve bürokratik kurumlar sadece yeni kadrolarla değişmeyeceği; yapısal değişimi destekleyecek zihinsel değişim de zorunludur.
Son olarak; Bütün yapılar dönüşüp şeffaflaşırken MİT'in bundan âzâde kalması mümkün değildir. MİT'in de yeniden yapılanması, denetim ve şeffaflığı zorunludur.
Türkiye'nin sadece muhalefet sorunu yok. Türkiye'nin eskiden olduğu gibi ciddi bir bürokrasi sorunu var. Üstelik kadrolarının yeni olmasına rağmen.
Son kriz bunun en açık kanıtı...
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018