Mustafa Karaalioğlu
Üçüncü gününü geride bırakan Afrin operasyonu Türkiye için onyıllardır bildiği, tanıdığı bir terör örgütüne karşı mücadelenin yeni safhaya taşınması anlamına geliyor. PKK ile mücadelenin yeni bir safhası… İçeride başımıza büyük sıkıntı açmış problemin sınır ötesine taşınmış haliyle mücadele ediyoruz. Bu haliyle de bir savaş içindeyiz…
***
Afrin gibi küçük bir kasabada büyük güçlerin çıkarları ve gelecek planları da sahaya yayılmış durumdadır. YPG’yle ortaklık halinde olan ABD “Afrin bizi ilgilendirmiyor” diyor. YPG ile gizli ortaklığı ABD’den aşağı kalmayan ve Afrin’de karşımızda bulunan güçleri silahlandırmış olan Rusya ise kargaşadan istifade parmağını ABD’ye sallıyor. YPG’nin ise tepkisi ABD’den çok Rusya’ya ve Moskova tarafından satıldıklarını düşünüyorlar. ABD ile Rusya’nın hem Afrin hem de genel olarak Suriye dosyasında Türkiye ile aralarındaki mesafe aynı uzaklıktadır. Türkiye ısrarla isyan ederken her ikisi de yıllardır YPG’ye silah desteği sağlamakta ve siyasi alan açıyordu. Birgün ABD’li, ertesi gün Rus komutanlar YPG’lilerle fotoğraf yarışındaydı…
Biri geleneksel, diğeri aktüel müttefikimiz olmakla birlikte her ikisi de neticede Türkiye’nin kaygılarının ortağı değildir. Zaman ilerledikçe ve sahada derinleşme başladıkça bu tablo daha da iyi anlaşılacaktır.
Ama zor oyunu bozar… Yani, Türkiye Afrin’den istediğini alıp çıkarsa bütün planlar anlamını yitirir ve kaçınılmaz olarak yeni hesaplar yapılır. Nitekim, oradaki mevcut statüko da bir nevi zorla tahakkuk etmiş ve Ankara’nın itirazlarına rağmen oluşmuştu. Tıpkı, şu anda halen YPG’nin denetiminde olan ve genel olarak Fırat’ın doğusu olarak tanımlanan bölgeler gibi. O dönemde IŞİD’le mücadele rüzgârı esiyordu ve YPG bu manivela üzerinden aklının hayalinin alamayacağı bir bölgeyi kuşatmayı başardı. Şimdi bu olağanüstü fırsat döneminin düzeltmesi yapılıyor.
PKK’nın Türkiye için neyi çağrıştırdığı bellidir. Terör, istikrarsızlık, can ve mal emniyeti kaybı ve toplamda da ağır bir yük… Kürtlerin değil ama PKK odaklı bir örgütün Suriye sınırında devletleşmesi ya da otonomlaşması ise bütün bu risklerin katlanması anlamı taşıyor. Silahlı müdahale tek başına yeterli olmayabilir ve ayrıca bugüne kadar yapılan yanlışların bugünkü tabloya yol açtığı gerçektir ama gelinen noktada güç göstermeden kazanım elde etmek de imkansızdır. Veya beklemek aleyhimize oluşan statükoya rıza göstermek demektir ki PKK’yı bilen bir devletin buna müsaade etmesi mümkün değildir.
***
Bölgede nüfuz imkanını ıskaladıktan sonra bugün elde kalan son seçenekle güvenlik arayışındayız. Hiç olmazsa bunu temin etmek mecburiyetimiz vardır. İçeride bitmemiş bir terör problemi devam ederken sınırda aynı nitelikte ve daha hacimli yeni bir problemle yaşamak Türkiye gibi gelişme ihtiyacı olan bir ülke için asla taşınamaz.
Şimdiden sonra hem operasyonun seyrinde hem de beraberinde yaşanacak diplomatik ve siyasi süreçlerde soğukkanlılığı koruyarak, hamasetin payını düşürerek kalıcı çözüme ve bir daha tekrarlanmamasını temin edecek titizlikte soruna eğilmemiz gerekiyor.
Tekrar tekrar aynı yolu yürümemek için Afrin harekatını kalıcı siyasi sonuç elde edecek kalitede tamamlamak en uygun yol olacaktır. Bunun için de askeri makineyle birlikte diplomatik makineler aynı tempoda çalışmalıdır.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025