Mustafa PAÇAL
Yeni bir vesayet dönemine girdiğimizin nedenlerine geçen yazımda anlatmaya çalışmıştım. Özetlersem bu seçim sonuçları ile tek adam otoritesi daha da pekişti ve böylece yeni vesayet rejimi daha da güçlenmiş oldu.
Gezi eylemleri, 17 Aralık operasyonu ve seçim süresince tek adam otoritesi yaptığı yasal düzenlemelerle tüm devleti kendi aparatı durumuna getirdi.
Bu süreçte ya “Tayyipçi” olacaksın ya da ne olduğu hâlâ belli olmayan “paralelci” olacaksın.
Bu durum bana Soğuk Savaş dönemindeki siyasi iklimi hatırlatıyor.
O zaman da bir düşman yaratarak onun üzerinden ceberut bir devlet icat etmek ve hak ve özgürlüklerin, hak getirdiği baskıcı bir rejimle tüm değişimi engellemek ve toplumu çeşitli nedenlerle ikiye veya üçe ayırmak gibi...
70’li yıllarda çok yaygın olan bir durumdu bu, solcu-sağcı, Alevi-Sünni, Türkçü-Kürtçü gibi kutuplaşma yaratarak toplumu bunlar arasında tercihe zorlamak bunların bilinenleriydi.
Örneğin devlet için Soğuk Savaş yıllarının güvenlik stratejisini komünizm tehdidi oluşturuyordu. O yıllarda Türk devletinin bekası ve selameti için vatanı milleti komünizm tehdidine karşı korumak ve savunmak her Türk için namus meselesi gibi bir toplumsal algı yaratılmıştı ki, bu milli görevin yaşamın her alanında temsilcileri oldukça kalabalıktı. Bu nedenle devletin tüm güvenlik stratejileri ve taktikleri komünizm tehdidi üzerine yapılırdı.
Gezi eylemleri, 17 Aralık operasyonu ve seçim sürecinin siyasi söylem ve eylemleri ile Soğuk Savaş yılları siyaseti arasında oldukça benzerlikleri var. 90’lı yıllara kadar devam eden Soğuk Savaş yılları ve o döneme has tehdit algıları ve alınan çeşitli önlemler benzerlikler taşıyor.
Gerçi bir “komünizm”, “bölücülük” veya “şeriat” gibi tehdit algıları artık yoksa da işte tam burada bunların yerine “paralel devlet” tehdidini koyarak, hem tek adam otoritesini güçlendirerek bu sözde tehdidin siyasi işlev görmesini sağlamak ve hem de en önemlisi “memlekette paralel devlet tehdidi varken, demokrasinin, özgürlüğün sırası mı beyler” gibi dahice bir gerekçe uydurmak, içinde bulunduğumuz durumun resmini özetler durumda.
Bu siyasi durum bizi yeni anayasa, AB üyeliği ve Kürt sorununun çözümü gibi gerçek gündemi ayırarak içeri kapanmamıza, demokratikleşme sürecinde bugüne kadar olan gelişmelerden dahi geri gitmemize neden olacak diye düşünüyorum.
Bunları sadece ben düşünmüyorum. Uluslararası camianın da ortalama görüşü bu yönde oluşmuş vaziyette; önce AB-Türkiye Ortaklık Komitesi toplantısı iptal edilmesi, arkasından Bağımsız Türkiye Komisyonu üyeleri son yaptıkları değerlendirme, AB ve ABD sözcülerinin son günlerde üst üste açıklamaları bu kaygıyı paylaşıyor.
Diğer yandan ekonomide de sanki Soğuk Savaş yıllarına benzer bir durumda gözüküyor. 2013 yılı büyüme oranı yüzde 4 olarak açıklandı. Bu oran küçümsenecek bir büyüme oranı değil ancak bu ekonomik büyümenin hangi etkenlerden gerçekleştiğine baktığımızda ise doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ithalat ve ihracatın ekonomik büyümeye etkisi yok gibi; ekonomik büyüme iki kalemde, biri özel tüketim harcamaları, diğeri ise kamu yatırımlarından sağlanmış gözüküyor. Soğuk Savaş yıllarında da ekonomi özel tüketim ve kamu yatırımları üzerinden büyüme gösteriyordu.
Bu ekonomik görünümde yine kırılgan olan yan ithalat ve ihracat dengesizliğin yarattığı cari açık, göze çarpıyor. Fed sıkı para programının yanına Avrupa Merkez Bankası’nın tedbirli para politikasını eklediğimizde, küresel ekonomik görünüm, bizim gibi ülkelerin özellikle ihracatının olumsuz etkileneceği yönünde.
Evet, Soğuk Savaş sadece bizde değil, bölgemizde de kol geziyor. 1. Soğuk Savaş dönemi oldukça sakin bitmişti, gürültüsü sonradan çıkmıştı. Bu sefer önce gürültüsü çıktı sonrasına bakacağız...
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025