Mustafa PAÇAL
Erdoğan’ın yaratmak istediği dehşet girdabının, iktidarını sürdürmek için bir seçim siyaseti olarak tercih etmesinin bedelini yaşamın her alanında ödüyoruz ve epeyce bir süre de ödemeye devam edeceğiz gibi gözüküyor.
Erdoğan’ın hamiliğini yaptığı çevrelerin bu durum üzerinde elde ettiği çıkarları devam ettiği için var güçleriyle gerilimin ve kargaşanın tırmandırılmasına devam ettikleri ayrıca biliniyor.
Son olarak Davutoğlu, Van’ın Tuşpa ilçesindeki mitingde yaptığı konuşmada, bakın diyor:
“AK Parti iktidardan indirilirse buralarda terör çeteleri dolaşacak, beyaz toroslar dolaşacak. Biz buraları faili meçhullere bırakmayacağız. Hiç merak etmeyin seksenli doksanlı yıllara dönmeyeceğiz.”
Bunun anlamı “ya oyunuz, ya da canınız” demektir.
Ayrıca terörü tırmandırmak üzerinde yaratılan gerilime “paralel devlet” iddiaları da aynı hızla eşlik ediyor.
Fethullah Gülen Hocaefendi ve diğer kişiler hakkında hazırlanan sözde “paralel devlet” iddianamesinin mahkemece kabul edilmiş olması hukuk devleti, bağımsız yargı hakkında artık söylenecek fazla bir şey olmadığını gösteriyor.
Yalnız açılan bu davanın “hukuk devletinin yokluğu” tartışmalarına katkı sağlamaktan öte, hukuki temeli olmayan bu davaların açılarak Türkiye’de hukuk devleti olmadığına daha fazla katkı sağladığı kadar, bu ve bu tür davaların açılmış olmasının aynı zamanda ekonomi ve özellikle dış yatırımlar üzerinde olumsuz etkiler sağlayacağı ayrıca bilinmelidir.
Diğer bir kaos ve gerilim de Ortadoğu siyasetinden kaynaklanmaya devam ediyor.
Özellikle Suriye siyasetinde yedek kulübesinde bekleyen futbolcu misali bir duruma düşülmesi hem IŞİD’e destek olan ülke durumunda olmamızdan ve hem de bölge siyasetinde başına buyruk bir yol izlememizden kaynaklandığı artık herkesçe kabul ediliyor.
Bu arada Suriye sorununun yarattığı ağır göç durumuna karşı kapsayıcı bir politikamızın olmaması ve sorunun giderek Avrupa düzeyine gelmiş olmasının yarattığı diplomasi trafiği AB ile ilişkilerin normalleşmesinde bazı fırsatları yaratacak gibi gözükse de Türkiye’ye AB’ye aday bir ülke demeye bin şahit gerektiren durumu bu fırsatların değerlendirilmesine olanak tanımıyor.
O zaman geriye Suriye üzerinden gelen göçün önlenmesi için AB’den gelen “taşeronluk” teklifinin pazarlığını yapmak kalıyor.
Öyle ki her yıl ekim ayı ortalarında yayınlanan “ilerleme raporu” bile ya belki gereksiz diye ya da AB adayı olan bir ülkenin demokrasi ve hukuk devleti bakımından içler acısı olan durumunu kendine yakıştırmaması bakımından olsa gerek sürekli erteleniyor.
Diğer yandan AİHM’in “Ermeni soykırımı yoktur” ifadesi için Perinçek davasında vermiş olduğu kararı sevinçle karşılayan çevrelerin hemen akabinde Tahir Elçi “PKK terör örgütü değildir” ifadesi için verilen yakalama kararında farklı tepki vermesi ibretlik bir gelişmesi oluyor.
Ekonominin genel görünümü de bu siyasi ortamla uyum içinde gözüküyor.
Yani ekonominin kırılgan bir görünüme sahip olması ve daha da önemlisi bu durumun da çıkabilecek umutları üzerinde taşımıyor olması sorunu daha ciddi hâle getiriyor.
Ekonomide yüzde 3’lük bir büyümenin bile gerçekleşme şansının risk altında olduğu, cari açığın devam etmesi ve yüzde 9 civarında bir enflasyonun olacağı, yoksulluğun ve işsizliğin daha da artacağı anlamına geldiği bir durumu anlatmaya çalışıyorum.
Sonuçta 1 Kasım seçimlerine sayılı günler kala neresinden bakarsınız bakın bu seçim sonucu Meclis’e daha güçlü bir şekilde girmiş bir HDP ve kurulacak her türlü koalisyon hükümeti Erdoğan’ın otoriter etkisini azaltılıcı bir etki sağlar; bu da özellikle demokratikleşme ve hukuk devleti için daha olumlu adımlar atılmasına neden olabilir.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020