Mustafa PAÇAL
Türkiye’de siyasi rejimin otoriterliğe veya diktatörlüğe doğru gittiği öngörülerinin artık aşıldığı bir noktaya geldiğimizi rahatlıkla söylemeliyiz.
Çünkü ortaya çıkan tüm alametler bunun işaretleriyle dolu bulunuyor.
Daha ne olmasını bekleyeceğiz.
Düşünce ve ifade, basın, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kırıntısı bile kalmayan rejimin adına otoriterlik veya diktatörlük demeyeceğiz de ne diyeceğiz.
Basına, seçilmiş hükümete ve başbakana ve de şimdi meclise vurulmak istenen darbelerin tanımı siyasi literatürde nedir?
Bu siyasi rejimin adı demokrasi dışında her şeydir.
Bir hükümet düşünün ki bir muhalefet partisinin iç işlerine yargı ve idare gücünü kullanarak müdahale ediyor.
AKP hükümetinden bahsediyorum.
MHP’nin iç işlerine mahkeme kararları ve valilik kanalı ile müdahale ederek kongre isteyen delegelerin taleplerinin karşısına dikiliyor.
Yasaklıyor ve geçit vermiyor.
Ne adına tüm bunlar yapılıyor?
Diktatörlük rejimini pekiştirmek için muhalefetsiz bir meclis ve içinde başkanlık sisteminin olduğu bir anayasa için bunlar yapılıyor.
Dokunulmazlıkların kaldırılması adı altında aslen yapılmak istenen HDP’siz yani Kürtlerin ezici çoğunluğunu temsil eden bir partiyi meclisten atmak için yapılıyor bütün bunlar.
Ancak bu amaçlarını ifade ederken meclise gelen fezlekeler arasında sadece HDP’li vekiller yok diğer partilerinde vekilleri var diye konuyu “yenilir yutulur” duruma getirmek istiyorlar.
Doğru, 138 milletvekilinin hepsi HDP’li değil ama “teröristleri meclisten atacağız” dediğiniz zaman işin rengi daha kolay anlaşılıyor.
Yargının talimatla karar verdiği bir ortamda HDP’li vekiller, tam olarak bu yargının önüne atılarak ya mahkum edilecekler veya yasama görevini yerine getirmeyecek duruma düşürülecekler.
Bunun anlamı, ülkede hukuk ve adaletin kalmadığı bir ortamda dokunulmazlıkları kaldırmak demek halkoyu ile seçilmiş bir meclise çoğunluk partisi tarafından darbe yapılması göz yummak demektir.
CHP, AKP’nin bu darbe planına ortak olmamalı bu siyasi katliama göz yummamalıdır. CHP yönetimi bilmelidir ki bu darbeler sadece meclise ve MHP’ye değil kendine karşı da yapılacaktır. CHP için bu dayatmaya karşı durmak ve HDP’ye yapılan bu siyasi darbeye karşı çıkmak demek aynı zamanda kendisine karşı da yapılacak olan darbelere karşı çıkmak demektir.
Çünkü bu durum ülkeyi ’90 yıllarında bile gerisine götürecek siyasi ve toplumsal sorunları içinde barındırıyor.
Dilimizde tüy bitti söylemekten Kürt sorunu hiçbir taraf için terör ve şiddetle ile çözülebilecek bir sorun olmadığı gibi dünyada da bunun bir örneği bulunmuyor.
Son olarak Kolombiya örneğinde görüldüğü Hükümet ve FARC gerilla örgütü arasında 1964'te başlayan silahlı çatışmalarda 220 bin kişi yaşamını yitirdi, 5 milyon kişi yerlerinden yurtlarından oldu.
Son olarak FARC ile hükümet arasındaki barış görüşmeleri Kasım 2012'de Küba'nın başkenti Havana'da başladı.
Üç yıldan fazla süren görüşmelerde, savaş mağdurlarına tazminat ödenmesini de içeren anlaşma imzalanmış "mağdurların hakları, arazi hakları, isyancıların siyasi katılımı ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele" olmak üzere dört ana unsurda uzlaşmaya varılmıştı.
Nihai barış anlaşması en ağır suçları işleyenler dahil herkes için af çıkarılmasını öngörüyor.
Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos geçtiğimiz eylül ayında FARC ile yürütülen barış görüşmelerinde nihai anlaşmanın imzalanması için karara varıldığını ve bunun 6 ay içinde sonuçlanacağını açıkladı.
Böylece olmaz denilen barış kazanılmıştı.
Türkiye içinde bu fırsat yakalandı.
İki yılı aşkın süren görüşmeler barış umudunu artırdı.
Ancak şimdi bu süreç gitti yerine yine 90’lı yılların kabus dolu günleri geri geldi.
Peki,yeniden bu kan revan günlerine dönülmesini kim neden istedi?
Ne olduysa gezi eylemleri,17-25 Aralık’tan sonra ve Erdoğan ve onun AKP’si 7 Haziran seçimlerini kaybettikten sonra oldu.
Açık olan şu 17-25 Aralık yolsuzlukları nedeniyle demokratikleşme ve Kürt sorununun çözüm yolundan çıkan Erdoğan ve AKP, ulus-devletçi Kemalist orduyla Ergenekon ve Balyoz darbe davalarını bitirme üzerinde anlaşma yaparak bu günkü siyasi tablonun ortaya çıkmasında ortaklık kurdular.
Al 17-25’i, ver Ergenekon/Balyozu, al başkanlığı ve kur diktatörlüğü gibi bir denkleme benziyor bu yaşadıklarımız.
Diğer yandan Baransu hakkında verilen AYM kararını da bu denklem üzerinden okumak gerekiyor.
Çünkü Dündar ve Gül davası ile Baransu davası aynı gerekçelere neredeyse sahip davalar.
Nedir o “devletin güvenliğini tehlikeye atacak belgelerin yayınlanması” ancak AYM aynı nitelikte davalar için iki farklı karar vererek söylemeye çalıştığım denklemi gözetmeye çalıştı.
Hukukun,ahlakın ve vicdanın sızladığı zor günlerden geçiyoruz.
Yine de “enseyi karartmamak” lazım…
MUSTAFA PAÇAL / HABERDAR
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025