Mustafa PAÇAL
AKP kongresinin yarattığı en güçlü algı ve verdiği en önemli mesaj Erdoğan’ın siyasi gücünü daha da tahkim eden bir sonuçla bitmiş olmasıdır.
Bu durumu daha da pekiştiren diğer bir olayda Erdoğan’ın yüksek yargı başkanlarıyla birlikte yapmış olduğu Rize ziyareti olmuştur.
Şimdi bu görünüme birde dokunulmazlıkların kaldırılmasını eklediğimizde tek adam otoritesinin daha da güçlendiği görmekteyiz.
Yani bir taraftan hükümet,meclis üzerinde diğer taraftan yargı ve devletin tüm kurumları ile medya üzerinde açık otoritesini sağlayan bir tek adam siyasi rejimi içinde olduğumuzu biliyoruz.
Tam bir kuvvetler birliği sağlanmış durumda…
Bir bildiğimiz daha dokunulmazlıklar üzerinden muhalefete seçim ve referandum üzerinden tehdit ve şantaj ile ayar vermeyi de ilave etmek lazım.
Bu durum HDP hariç muhalefeti de kontrol etmek ve hatta yönetmeye varan sonuçların ortaya çıkmasına neden oluyor.
Yalnız bu tespitleri yapmanın pek bir marifet olduğunu düşünmemekle beraber tablonun daha net anlaşılmasına katkı olması bakımından tekrarlamakta fayda olduğuna inandığımdan tekrar etmek istedim.
Ancak ben olan bitenin sadece Erdoğan otoritesi üzerinden değerlendirilmesini eksik ve yanıltıcı görüyorum.
Bunca gelişmelerin yeni bir siyasi muhalif tarifi olmalı diye düşünüyorum.
Dokunulmazlıklara karşı Kılıçdaroğlu’nun iki yüzlü siyasi tavrı ile Bahçeli üzerinde Erdoğan’ın sağladığı tahakkümü birlikte değerlendirdiğimiz de,bence “milli güvenlik siyaseti cephesi” olarak özetleyeceğimiz bir farklı durumla karşı karşıya bulunmaktayız.
Bunun siyasi dayanakları kabaca “Türk devletini” içerde “terör örgütlerinden” ve dışarıda ise ABD,AB ve bölge ülkelerinden korumak ve kollamak diye özetleyebiliriz.
Durumu böyle özetlersek Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile Erdoğan’nın aynı hizada birlikte olduğu daha rahat anlaşılıyor.
Buda bir anlamda devleti koruma ve kollama görevini yerine getirmek için yeni bir devletçi,milliyetçi siyasi cephe oluştuğu anlamına geliyor.
Erdoğan ikide bir “yerli ve milli siyaset” vurgusu yaparken bunun Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’yi de kapsadığı bence o zaman da biliyordu.
Diğer yandan ise Kılıçdaroğlu’nun seslendirdiği “cumhuriyetin ayarlarına geri dönülmeli” sözü şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Bunun Kılıçdaroğlu için genel anlamı ise Erdoğan otoritesine karşı muhalefetten ziyade devletin bekası için HDP’ye ve genel olarak Kürtlere karşı muhalefet edilecek anlamı çıkmasında yatıyor olmasıdır.
Çünkü sorun devletin anti-demokratik yanını korumak ve onu bu durumdan çıkarmak isteyenlere karşı “yerli ve milli” bir cephe oluşturmaktır.
O nedenle Erdoğan “AB’ye sen yoluna ben yoluma” dedi.
Bu sözü terörün tanımı ve teröre karşı mücadelede AB ile hukuki ve insani ölçülerin uyumu sorunu nedeniyle söyledi.
Ceberut devlet için eleştiri bile terör propagandası olarak kabul edilince o zaman ne hukuk devleti ve nede insan hakları kalıyor.
Şimdi bu değerlendirmeden sonra tabloya bir daha bakalım.
Artık siyasetin merkezini devletin siyasi ve ideolojik güvenliğini Milli Güvenlik siyasetine göre korumak ve kollamak görevi oluşturuyor.
CHP ve MHP için ne 17-25 Aralık yolsuzluğu,ne hukuk devleti sorunu,ne de ifade ve basın özgürlüğü,ne demokrasi ve insan hakları noktasında Erdoğan’a ve AKP’ye muhalefet etmek değil önemli olan devletin ali menfaatleri için bir ortak cephe oluşturmak daha önemli bir durumda bulunuyor.
Şimdi buna karşı atılacak karşı siyasi bir girişim olmalıdır.
Demokrasi ve özgürlüklerden yana bir ortak çalışma gerçekleştirmek hayati önemdedir.
Bunun en anlamlı ve önemli adımı dokunulmazlıkların kaldırılması kabul eden anayasa değişikliğinin Anayasa mahkemesine taşınması olacaktır.
HDP’nin başlattığı bu girişime özellikle bu değişikliğe “hayır” oyu vermiş olan CHP’li milletvekillerinin destek olması yeni bir muhalefetin ortaya çıkmasın her bakımdan önemli bir siyasi rol oynayacaktır.
Çünkü AYM’ye yapılacak başvurunun sonucunda mahkeme, bu anayasa değişikliğini hem mevcut anayasaya göre ve hem de uluslar arası hukuk ölçülerine göre “ret” edecektir.
Bunu bu değişikliği meclise getirenlerde biliyor.
O yüzden Kılıçdaroğlu ve parti sözcüleri bu değişikliğin AYM’ye götürülmesine destek olacak vekilleri partiden atma tehdidinde bulunuyor.
Bu durum siyaset için yeni bir kırılma noktası ve yeni bir muhalefet cephesi yaratılması açısından oldukça önemli bir çıkış noktası olabilir.
Özgürlükçü demokrasiyi amaçlayan güçlü bir muhalefete çok ihtiyacımız var.
Bunun anlaşılmış olması için yeterince acılar çekildi ve hala çekiliyor.
Devleti sözde değil özde bu topraklarda yaşayan herkesin devleti olmasını isteyen ve her insanımızın her türden özgürlüğü için mücadele eden bir muhalefetten söz ediyorum.
Bakıldığında bu tür siyasi çıkışlara bir olay neden olmuş bu olay neden dokunulmazlıkların kaldırılmasını AYM’ye gönderen bir olay olmasın.
MUSTAFA PAÇAL / HABERDAR
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025